Sual: Yalnızken çıplak yıkanmak günah mıdır?

Cevap: Bazı âlimlere göre yalnızken de avret yerini örtmek gerekir. Bazılarına göre gerekmez. Bazılarına göre ise küçük banyo veya duşakabin gibi dar yerlerde gerekmez. Bunun ölçüsü iki kollarını açtıkları zaman banyonun, duşakabinin iki duvarına değiyorsa orası küçüktür. Bu fetvalar Kınye’de ve İbni Abidinde geçiyor. Hindiye’de ise pekçok kitaptan alarak çıplak kalınan odanın 5 arşın veya 10 arşın olması halinde çıplak bulunmanın mahzuru olmadığı yazılıdır. İki kol meselesi bu mesafeyi bulmak içindir. Bazı âlimlere göre yıkanılan yer böyle küçük olmasa da çıplak yıkanmak câizdir.

 

Sual: Bir haftalık uzamış tırnak gusle mani midir?

Cevap: Hayır. Fazlası mekruhtur.

 

Sual: Abdest alırken ayakları üç defa yıkamak sünnettir. Bunun için, üç defa musluğu kapatıp tekrar açmalı veya üç defa ayağı çekip tekrar musluğun altına mı sokmalıdır?

Cevap: Bir kimse akar suda bulunursa üç defa dökünmek, tertip ve abdest, hiç beklemeden ve hareket etmeden hâsıl olur. Tertip birkaç sâniyede hâsıl olur. Ama durgun suda bulunursa mutlaka hareket (kıpırdama) veya yer değiştirmek lâzım gelir. (İbn Âbidîn, Guslün sünnetleri bahsinin başı) Dolayısıyla gusl veya abdest alırken üç defa yıkanması gereken uzun, uzun musluğun altında üç defa yıkanacak müddet durursa, üç defa yıkama sünneti hâsıl olur.

 

Sual: Peygamberimiz bizzat kendisi cenaze yıkamışmıdır ve bu iş tavsiye edilir mi?

Cevap: Peygamber efendimizin ölü gaslettiğine dair bir haber bilmiyorum. Ama Resulullah aleyhissalatü vesselâm buyurdular ki: “Ölülerinizi güvendiğiniz kimseler yıkasın.” Yine Resulullah aleyhissalatü vesselâm buyurdular ki:  “Kim bir ölüyü yıkar, kefenler, kefenini güzel kokulu maddelerle kokulandırır, taşır ve namazını kılar, cenazeyle ilgili olarak gördüğü (kötü alâmetleri) kimseye anlatmazsa, (bu yaptığına mükâfat olarak) günahlarından temizlenir ve annesinden doğduğu gün gibi (tertemiz) olur.” Bu bakımdan ölü yıkamak farz-ı kifâyedir ve sevaplı bir iştir.

 

Sual: İhtilam olan, gece uyanıp farketse, sabah namazı vaktine kadar guslü geciktirmesinde bir mahzuru olur mu?

Cevap: Cünübün gusletmesi namaz vaktinin sonuna doğru gusledip  o vaktin farzını kılacak kadar zaman kalınca farz olur. Binaenaleyh gusl bu vakte kadar geciktirilebilir. Hazret-i Peygamber’in guslü geciktirdiği vâkidir.

 

Sual: Yılan ve kertenkele necis midir, düştüğü sıvıyı necis eder mi?

Cevap: Domuz dışında hiçbir hayvanın kendisi necis değildir. Bunlardan bazısının dışkısı, bazısının salyası necistir. Akıcı kanı olmayan yılan ve kertenkele suda ölünce su necis olmaz. Su dışında ölüp suya düşseler yine necis olmaz.

 

Sual: Guslederken acaba ağzıma 3 kere su verip boğazıma kadar gargara ettim mi diye şüpheye düşüyorum. Ağza veya burna 3 kere değil de, 2 kere veya 4 kere su çekip yıkasak da gusül olur mu?

Cevap: Ağza ve burna bir defa su vermekle farz yerine gelir. Üç defa olması sünnettir. Burnun yukarısına kadar suyu ulaştırmak müstehabdır. Gargara da böyledir. Sünneti terketmek gusle zarar vermez. Nasılsa zararı yok diye düşünün ve ehemmiyet vermeyin. Abdest uzuvlarını üç defa yıkamamak mekruh değildir. Yalnız, böyle basit bir şeyi mesele yapan kimse, bu meseleyi halletse bile, kendisine mutlaka başka bir mesele bulur. Bunun kökten önüne geçmek lazımdır.

 

Sual: Boy abdesti alınması gereken bir halde sakal tıraşı olmak ya da başka yerlerindeki kılları kesmenin hükmü nedir? Kılları kestikten sonra abdest almanın bir mahzuru var mıdır?

Cevap: Cünüp iken tıraş olmak, vücut kıllarını kesmek, saç tıraşı olmak, tırnak kesmek mekruhtur. Cünüp değilken kestikten sonra abdest almak müstehabdır.

 

Sual: Kadınlar boy abdesti alırken kulaklarındaki deliklere su ulaştırması gerekir mi?

Cevap: Erkek veya kadın guslederken kulağın üstü ve arkası ıslanmalıdır. İçine su vermek gerekmez. Parmağı ile deliğin ağzını ıslatmak sünnettir.

 

Sual: Hanefî mezhebinde gusül alırken burnu yıkama esnasında genize kadar su çekilmesi gerektiği, aksi takdirde guslün sahih olmayacağı belirtiliyor. Hanefî ve diğer mezhebler bakımından suyu genize kadar çekmek gerekiyor mu?

Cevap: Guslde ağzı yıkamak farzdır. Gargara yapmak oruçlu değil ise sünnettir. Burnu üst kemiğe kadar yıkamak farzdır. Suyu genize kadar ulaştırmak sünnettir. Gusl ve abdestte ağzın ve burnun içini yıkamak Mâlikîde farz değil, sünnettir.

 

Sual: Hep sarı renk akıntı gören bir kadın, ihtilâm olduğunu hatırlamadan kalktığında, böyle her günki sarı renkli akıntıyı iç çamaşırında görse gusül etmesi gerekir mi? İhtilâm olduğunu hatırlarsa ne yapmalıdır?

Cevap: Kadının menisi sarıdır. İhtilâm olduğunu, yani rüyada şehvetlendiğini hatırlamasa bile, meni görünce gusleder. İhtilâm olduğunu hatırlıyorsa, bu gördüğü ıslaklık meni mi, mezi mi diye şüphe etse, gusleder. Erkeğin menisi katıdır, beyazdır, hamur veya armut gibi kokar. Mezi ise renksiz, yumuşak ve kokusuzdur.

 

Sual: İlmihalde “Meni sıcaktan incelerek mezi haline dönüşür” deniliyor. Bir kadında sarı renkli akıntı beyaza döner mi? Bu şekilde inceldiğinde nasıl ayırt edilir?

Cevap: Bu hüküm erkek içindir. Sarı renk beyaza dönmez.

 

Sual: Rüyada ihtilâmdan korunmak için okunacak bir dua, tesbih ya da âyet-i kerime var mıdır?

Cevap: Erkeğin ihtilâmdan kurtulması için, yatarken ılık duş alması, ana rahmindeki cenin gibi büzülerek yatması, haftada bir veya iki kere istimnâ yapması tavsiye edilir. İhtilâm tabiî bir ihtiyaçtır. Vücuda teşekkül eden erkeklik cevherinin tabiî bir yolla dışarı atılması demektir. İhtilâm olmazsa, hastalık zuhur eder. Çok sık oluyorsa, evlenme imkânı yoksa, yukarıdaki tedbirler de işe yaramazsa, tedavi olmalıdır. Vesveseye de itibar etmemelidir.

 

Sual: Gece uykuda farkında olmadan istimnâ yapınca, eğer meni gelmezse, gusl gerekir mi?

Cevap: Farkında olmadan istimnâ olmaz. İstimnâ, mastürbasyon (elle tatmin) demektir. İstimnâ yapınca gusl gerekir. İhtilâm olmuşsa, yani rüyada zevk duymuşsa, yine gusl gerekir.

 

Sual: Günlük sarı akıntıları meniden ayırmak için şöyle denilebilir mi: “Meni vediye benzer ve vedi gibi çok gelir”

Cevap: Kadının menisi pek dışarı çıkmaz. Sadece erkeğin penisinin üzerinde izi görülebilir.

 

Sual: Abdesti bozan sebep, guslü gerektiren bir şey olmuş olsa o arada namazı bozacak bir iş yapmasa hemen gusül yapıp da namazın geri kalanını tamamlayabilir mi?

Cevap: Guslü gerektiren hades, binaya manidir.

 

Sual: Kadınların burna hızma, göze renkli lens veya dişe renkli taş takmaları, ziynete girer mi? Gusle mani olur mu? Hanımların sünnet niyetiyle, dışarıya çıkarken sürme sürmeleri uygun mudur?

Cevap: Yabancı erkeklere göstermelerine din kaideleri izin vermemektedir. Sürme de böyledir. Bunlar altına su geçiriyorsa gusle mâni değildir.

 

Sual: Gusl abdesti aldıktan sonra tekrar meni gelirse yeniden abdest almak gerekir mi?

Cevap: Guslden önce bevledilmişse (idrar yapılmışsa), sonradan meni gelmesi Hanefî’de guslü gerektirmez. Etmemişse, gerekir. Şâfiî’de bevletse bile gerekir. Mâlikî’de bevletmese de gerekmez.

 

Sual: Hanefî mezhebinde 23 metrekare olan büyük havuza ve Şâfiî mezhebinde 220 kg olan havuza necis bir şey düşmüş ise böyle sudan abdest ve gusül alınabilir mi? Velev ki su durgun olsun?

Cevap: Necaset görülmeyen, yani suyun üç vasfından birinin değiştiği hissedilmeyen kısmından alınır.

 

Sual: Yeni evliyim, eşim aklıma gelince şehvetleniyorum ve jel kıvamında bir sıvı geliyor. Bununla namaz kılınabilir mi?

Cevap: Şehvetlenildiği zaman gelen bu sıvıya mezi denir. Şeffaf ve kokusuzdur. Abdesti bozar, ama guslü gerektirmez. Necistir, fakat hiçbir zaman namaza mâni olacak mikdarda (bir dirhem) gelmez.

 

Sual: Gusl abdesti ile namaz kılan bir kimse, namazda kahkaha ile gülse, gusl abdesti de bozulmamış olacağından namazı da bozulmaz denilebilir mi?

Cevap: Gusl ile namaz kılan, gülerse, abdesti bozulur, guslü bozulmaz. Abdest alması gerekir.

 

Sual: Menî Şâfiî mezhebinde de necis midir?

Cevap: Menî Şâfiî mezhebinde necis değil temizdir. Menînin gelmesi de guslü icab ettirse bile, abdesti bozmaz (Mizânü’l-Kübrâ-Tahâret bahsi). Abdesti başka bir sebeple bozulmadıysa, guslederken abdest alamasa da olur. Ama gusl etmeden namaz kılamaz.

 

Sual: Abdest ve gusülde lüzûmundan fazla su kullanmak isrâftır. Sekiz rıtl [3,5 kg] su ile sünnete uygun gusl edilebilir. Resûlullah aleyhisselâm bir müd [iki rıtl, 875 gr.] su ile abdest alır, bir sâ’ [4,2 kg] su ile gusl ederdi. Şu halde bu mikdardan fazla su kullanmak isrâf olur mu?

Cevap: Bu mikdarlar abdest ve guslde sünnet olan mikdarı ve alt limitleri bildiriyor. Bu mikdardan az kullanılırsa, abdest ve gusl tam olmaz. Bundan fazla kullanmak eğer ihtiyaç için ise mekruh olmaz. Nitekim Nimet-i İslâm’da der ki: Abdest ve gerekse gusl için dinimizin bildirmiş olduğu bir mikdar su yok ise de, herkesin kendi bünyesine göre lâzım olan sudan fazla su sarfetmesi ve her uzvunu üç defadan fazla yıkamak mekruhtur.

 

Sual: Hatibin hutbe okurken taharet üzere bulunmasının hükmü nedir?

Cevap: Cünüb iken bile hutbe okumak sahih, ama mekruhtur. (İbni Abidin)

 

Sual: Bir kimsenin eline hamur bulaşsa ve bu hamur da kurusa, o kimse de bu durumda abdest almış olsa, durumu ne olur?

Cevap: Hamurun gusle ve abdeste mâni olup olmadığı hususu ihtilaflıdır. Dürrü’l-Muhtar, mâni olduğunu; Nehr, affedildiğini söylüyor. Münye’de ise mâni olduğu kavli tercih edilmiştir. Çünki hamurda bir kayganlık ve sertlik vardır ki, suyun işlemesine mâni olur. (İbni Abidin)

 

Sual: Bir ilmihalde “İhtilâm olan kimse, uyanınca, yatakta, elbise veya bacağında yaşlık görse, bunun mezi olduğunu anlarsa veya uyanık iken mezi aksa gusl lâzım olmaz” diyor. Halebi-i Sağîr’de ise “Bir kimse uykudan uyanınca üzerinde gördüğü yaşlığın meni veya mezi olduğunu yakînen bilse veya mezi veya meni olduğunda şüphe etse üç halde de gusl lâzım olur” diyor. Mezi guslü icab ettirir mi?

 

Cevap: Halebî’deki ifade ihtilâm olduğunu hatırlayan; ilmihaldeki birinci ifade bunu hatırlamayan kimse içindir. Bir kimse ihtilâm olduğunu hatırlıyorsa, gördüğü şeyin menî veya mezî olduğunu bilirse gusleder. Çünki menî bazen incelerek mezî gibi gözükür. Vedi olduğunu bilirse gusletmez. Menî-mezî, menî-vedî, mezî-vedî, menî-mezî-vedî şüphesinde gusledir.İhtilâm olduğunu hatırlamıyorsa, gördüğü şeyin menî olduğunu kati bilirse gusleder. Mezî veya vedî olduğunu kati bilirse gusletmez. Menî-mezî, menî-vedî, mezî-vedî, menî-mezî-vedî olduğunda şüphe ederse İmam Ebu Hanife ve Muhammed’e göre ihtiyaten gusleder; İmam Ebu Yusuf’a göre gusletmesi gerekmez. (İbni Abidin)

 

GÖRÜLEN ŞEY      İHTİLÂMI HATIRLIYOR             İHTİLÂMI HATIRLAMIYOR

Meni   Gusleder        Gusleder

Mezi   Gusleder        Gusletmez

Vedi   Gusletmez     Gusletmez

Meni-Mezi    Gusleder        İhtiyaten gusleder (Ebu Hanife ve Muhammed); Gusletmez (Ebu Yusuf)

Meni-Vedi    Gusleder        İhtiyaten gusleder (Ebu Hanife ve Muhammed); Gusletmez (Ebu Yusuf)

Mezi-Vedi     Gusleder        İhtiyaten gusleder (Ebu Hanife ve Muhammed); Gusletmez (Ebu Yusuf)

Meni-Mezi-Vedi      Gusleder        İhtiyaten gusleder (Ebu Hanife ve Muhammed); Gusletmez (Ebu Yusuf)

 

Sual: Guslde 3 kereden fazla su dökmenin mahzuru var mıdır?

Cevap: Guslün şartı veya sünneti niyetiyle değil de, temizlenmek için dökerse mahzuru yoktur. Vesvese edilmez.

 

Sual: Tedavi imkânı olup da tedavi olmayanın abdest ve guslde özürlü olması câiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Gusl abdestinde havlu ile delk yaparken havlunun ıslak veya kuru olması arasında fark var mıdır?

Cevap: Beden ıslak olduktan sonra havlunun ıslak veya kuru olması farketmez.

 

Sual: Abdestte gözdeki çapakları da temizlemek farz mıdır?

Cevap: Göz kenarlarındakileri temizleyip altına suyu ulaştırmak lâzımdır. Gözün içindekileri temizlemek şart değildir. Zira abdest ve guslde gözün içini yıkamak farz değildir.

 

Sual: Su dolu kovanın içine necaset düşse ne yapmak gerekir?

Cevap: Bu necaset, suyun üç sıfatından (renk, koku, tat) birini değiştirmese bile, o su necis olur. İçilmez, temizlikte kullanılmaz. Bu kovaya müstamel su (abdest veya guslde kullanılmış su) karışırsa, necis olmaz. Zira müstamel su, necis değildir. Ancak içindeki su kadar karışırsa, mukayyed su olur. Bununla abdest ve gusl alınamaz. İçindeki müstamel su kadar taşırılırsa, kovada kalan su ile abdest ve gusl alınır.

 

Sual: Bir kimsenin ayağı alçıya alınsa, bu kişi alçıya alınan ayağını gusül abdesti alırken mesh etse, bu hal mesela iki ay devam etse, ayağından alçı çıkarıldığı zaman hemen gusül abdesti almak mecburiyetinde midir?

Cevap: Sadece ayağını yıkar.

 

Sual: Abdest veya guslederse hasta olmaktan korkan kimsenin de teyemmüm etmesi câiz olur mu?

Cevap: Su bulamayandan başka, hastanın ve çok yaşlının teyemmüm etmesi câizdir. Sağlam kimsenin, abdest alırsa, hasta olacağından korkmasının teyemmüm için özür olup olmaması hususunda iki kavil vardır. Bir kısım âlime göre câiz olmaz. Oruç tutunca, hasta olacağından korkarsa, orucu kazâya bırakması câiz olur diyen âlimler, hasta olmaktan korkanın teyemmüm etmesi câiz olur dediler. Zarar vermek, kendinin çok zannetmesi veya müslüman, âdil ve mütehassıs bir tabibin haber vermesi ile anlaşılır. Âdil bulunmazsa, fıskı zâhir (açık) olmayan Müslüman tabibin sözü de kabul edilir. Müslüman tabib yoksa, kendi kanaatine göre hareket eder. (Tahtâvî-Merâkı’l-Felâh hâşiyesi).

 

Sual: Cünüb kimsenin, abdest alacak kadar suyu varsa nasıl hareket eder?

Cevap: Abdest ve gusl için bir teyemmüm eder. Böylece cünüblük ve abdestsizlikten kurtulur. Teyemmümden sonra, abdesti bozulursa, abdestsizlikten kurtulmak için, o su ile sonra abdest alır.

 

Sual: Cuma günü için gusletmek sünnet olduğuna göre, bir kimse Cuma günü cünüb olsa, ikisine bir gusl kâfi gelir mi?

Cevap: Gelir. Cuma günü gusletmenin hikmeti, hem müminlerin bayramı olan Cuma gününe hürmet, hem de büyük cemaatle kılınan Cuma namazında cemaati rahatsız etmemektir. Cuma günü, hatta perşembeyi cumaya bağlayan gece yıkanılsa, sünnet yerine gelir. (İbni Abidin)

 

Sual: Cünüb kimsenin gusletmeden tekrar cima etmesi caiz midir?

Cevap: Her ne vesileyle (cima, ihtilam) olursa olsun, cünübün yıkanmadan tekrar cima etmesi caizdir. Guslettikten sonra yapması müstehabdır. Bu mümkün olmazsa, zekerini yıkayıp, tekrar cima edebilir.

 

Sual: Gusl abdesti alırken hangi dualar okunur?

Cevap: Avret mahalli kapalı olsa bile, gusl abdesti için herhangi bir dua bildirilmedi.

 

Sual: Bir kimse suyu acı, tuzlu, sodalı bir gölde yahud kar sularını eritip abdest ve gusül alabilir mi?

Cevap: Evet. Bunlar, deniz suyu gibi mutlak sudur. Abdest ve gusle elverişlidir.

 

Sual: Cünüb iken tırnak kesmek veya kan aldırmanın hükmü nedir?

Cevap: Cünüb iken traş olmak, tırnak kesmek, kan aldırmak mekruhtur. Bunun sebebi, vücudun bir uzvunu gusülsüz olarak vücuddan ayırmaktır. Nitekim “Kesilen her kıl, neden beni zayi ettin diye soracaktır” mealinde gusletmeden kasık tıraşı olmayı men eden hadîs-i şerif vardır. Fukaha, tırnak ve saçı da buna kıyas etmiştir. (Şir’atü’l-İslâm)

 

Sual: Cima sebebiyle cünüp olup, ardından âdeti başlayan kadının gusletmesi gerekir mi?

Cevap: Gerekmez. Gusl, o vaktin namazını kılacak kadar zaman kalınca farz olur.

 

Sual: Gusl abdesti alan kimse, bir yerini yıkamadığını fark etse ne yapar?

Cevap: Hemen o yeri yıkar. Abdestini bozacak bir şey yapmamışsa, namaz abdesti de var sayılır.

 

Sual: İbadetlere niyet ederken, içinden bir niyet cümlesi geçirmek şart mıdır? Mesela, gusl etmek için hamama giren bir kimse, içinden hiç cümle geçirmeden, gusl etmeye başlasa olur mu?

Cevap: Niyet cümlesi diye bir şey yoktur. Lisan, harf, kelime, cümle, insanın düşüncesinin, niyetinin, kararının dışa vurulmuş hâlidir. Kalbden ne yapacağını bilip, karar vermek niyet demektir. O anda birisi ne yapıyorsun diye sorsa, düşünmeden bu kararını söyleyebiliyorsa, niyet etmiş demektir. Evet, sahihtir. Hanefî mezhebinde ihrama girmek dışında hiçbir ibadette dil ile niyet sünnet değildir. Hatta sadece dil ile niyet için bid’at diyen âlimler vardır. Şâfiî mezhebinde ihrama kıyasen, abdest ve guslde niyeti dil ile söylemek sünnettir.

 

Sual: Güneş enerjisi ile gusl ve abdest caiz midir?

Cevap: Güneşte ısınmış su ile abdest almak mekruhtur. Ancak bu açıkta kalmış ve güneşte ısınmış ise böyledir. Güneş enerjisi ile ısınmış su, abdest ve guslde kullanılabilir.

 

Sual: Kadının doktora gidip jinekolojik muayene olduktan sonra, gusül abdesti alması lâzım mıdır?

Cevap: Lezzet almamışsa gerekmez.

 

Sual: Zekâ özürlü bir çocuk, cünüp olursa, gusül abdesti alması farz mıdır?

Cevap: Gusl, namaz içindir; cünüplük için değildir. Kendisine namaz farz olmayana, gusl de farz olmaz. Kadınlarla temasta bulunmayan, ihtilâm da olmayan yaşlı erkek ve hayızdan kesilmiş dul kadın da gusl ile mükellef değildir.

 

Sual: Sabah namazının vakti çıkmak üzere ise, cünüp kimse nasıl hareket etmelidir?

Cevap: Teyemmüm edilip, sabahın farzı kılınır. Sonra gusl abdesti alınır ve sabah namazı iade edilir. İmam Züfer’in kavlidir.

 

Sual: Banyo yaparken konuşmak câiz midir?

Cevap: Evet. Helâda def-i hâcet ederken konuşmak mekruhtur. Abdest alırken konuşmak ise edebe aykırıdır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında şöyle deniyor: “Cünüb kimsenin vücûd yüzeyinin yarıdan fazlası yara veya çiçek, kızıl gibi ise, teyemmüm eder. Derisinin çoğu sağlam ise ve yaralı kısımları ıslatmadan yıkanması mümkün ise, su ile gusl edip, yaraların üzerini mesh eder. Yaralı kısımları ıslatmadan yıkanamazsa, yine teyemmüm eder”. “Başında ağrı olup mesh edemeyen, abdest için; yıkanamayan da, gusl için teyemmüm edebilir denildi ise de, her ikisinin de sâkıt olacağını bildiren fetvâ daha evvel verilmiş olduğundan, bu sözle amel olunmaz.” Bu iki ifade arasında tenakuz (çelişki) yok mudur? Yıkanamayan, gusl için teyemmüm eder mi, sâkıt mı olur?

Cevap: Yardımcı ile de yıkanamayandan gusl de, teyemmüm de sâkıt olur. Az da olsa yıkanabilen teyemmüm eder.

 

Sual: Ayağımda şeker hastalığından dolayı yara vardır. Doktor su değdirmememi söyledi. Nasıl gusl abdesti alabilirim?

Cevap: Yıkanması farz olan uzuvda bulunan yaraya su zarar verirse, mesheder. Mesh de zarar verirse, üstüne bez sarıp mesheder. Bu da mümkün değilse, orayı yıkamaz. Eğer uzuvlarının yarısı veya yarıdan fazlası böyle ise, teyemmüm eder.

 

Sual: Yemekten sonra ağız yıkanırken, ağızın dışını yıkayıp, iç kısmına alınan su müsta’mel midir? Yutulsa câiz midir? Böylece sünnet sevabı hâsıl olur mu?

Cevap: Abdest ve guslde kullanılan, yahud kurbet olarak, meselâ yemekten önce veya sonra sünnet niyetiyle ellerini yıkamakta kullanlan su müsta’mel olur. Nitekim cünüp bir kimsenin, ağzını yıkamadan su içmesi hâlinde, bu su ağzını yıkamış olduğundan müsta’mel su olur. Bunu içmek veya bununla hamur yoğurmak tenzihen mekruhtur. Bazı âlimler, başka uzva, yere, elbiseye düştükten sonra müsta’mel olur dedi. Bu bakımdan sünnet niyetiyle ağzı yıkadıktan sonra, bu suyu yutmamalı; tükürmelidir. (İbni Abidin, Nimet-i İslâm)

 

Sual: Akapuntur tedavisi sebebiyle kulaklardaki iğneleri tutması için 7 gün yapışkan kâğıt kalan kimsenin guslü sahih midir?

Cevap: Tedavi maksadıyla konulmuşsa, üzeri meshedilir.

 

Sual: Gusl abdestine başlarken, namaz abdesti alan kimse, tekrar ağzını ve burnunu yıkar mı?

Cevap: Gusle namaz abdesti ile başlamışsa, ağzı ve burnu tekrar yıkaması gerekmez.

 

Sual: Gusl abdesti aldıktan sonra kuru bir yer kaldığını farkedip hemen yıkamasak ve başka birşey ile meşgul olup yıkamayı geciktirsek daha sonra yıkasak caiz olur mu?

Cevap: Kasdî geciktirmek Hanefî’de guslü bozmaz; Mâlikî’de bozar.

 

Sual: Gusl abdesti alırken terlik içinde kalan su müstamel su mudur?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Meni şehvetsiz geldiğinde gusül farz olur mu?

Cevap: Ağır kaldırmak, düşmek gibi sebeple gelen meniden dolayı gusl farz olmaz. Yerinden şehvet ile ayrıldığı halde, (zekeri eliyle tutup mani olmak gibi) sonradan şehvetsiz çıkan meni için İmam Ebu Yusuf’a göre gusl farz olmaz. Bu zayıf kaville ancak ihtiyaç hâlinde amel edilebilir.

 

Sual: Gusl sebebiyle, başka mezhebi taklid edenin, namaz, seferîlik gibi hususlarda taklid etmesinin lâzım olmadığı, bunlarda kendi mezhebine tâbi olması gerektiğine dair ifade nasıl değerlendirilmelidir?

Cevap: Gusl ve abdesti müstakil bir ibâdet sayan Şâfiî mezhebinde Râfiî gibi bazı âlimler böyle söylemiştir (Tuhfetü’l-Muhtaç). Ama Hanefî’de gusl ve abdest müstakil bir ibadet değil, namazın şartlarıdır ve hepsi bir bütündür. Şu halde, gusl veya abdest sebebiyle başka bir mezhebi taklide den Hanefî, bu ikisinin ve namazın şart ve müfsidleri hususunda o mezhebe uyacaktır.

 

Sual: Ayakta gusül abdest almak caiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Tırnak mantarı için doktorun yazdığı ilaç, altına su geçirmiyor. Bu ilacı devamlı kullanmak caiz olur mu?

Cevap: Caizdir. Zaruretler memnuları mübah kılar. Üstü yıkanır.

 

Sual: Hayızı biten kadın bittiği anda gusül almak zorunda mıdır, yoksa namaz vaktine kadar tehir edebilir mi?

Cevap: Hayır. Gusl namaz içindir. Namaz kılacağı zamana kadar tehir edebilir. Ancak belli hallerde gusletmeden kocasına yakın olamaz.

 

Sual: Sıla-ı rahm için gittiği yerde cünüp olan, utancından dolayı gusletmeyip teyemmüm etse câiz olur mu?

Cevap: Gusletmek lâzımdır. Utanacağı yerde cünüp olmamalıdır. Veya hamama gitmelidir. Misafir kaldığı evde, elinde olmadan cünüp olsa, evinde genç kızı veya gelini bulunsa, töhmet altında kalmaktan korksa, gusledemese, o zaman abdestli imiş gibi yatıp kalkarak namazı kılar görünür. Gusledince bunları kaza eder.

 

Sual: Hastalık sebebiyle dişlerinin hepsini söktüren, takılıp çıkartılan diş yerine, çeneye çakılan diş yaptırsa, ne lâzım gelir?

Cevap: Altına su geçirmediği için kaplama ve dolgu diş hükmündedir.

 

Sual: Gusl abdesti aldıktan sonra, banyodan çıkarken, ayağını yıkayıp yıkamadığı hakkında şüphe eden ihtiyaten su tutup yıkasa olur mu?

Cevap: Mahzuru yoktur.

 

Sual: El ile istimnâ yapıp meni gelmezse gusl gerekir mi?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Doktorun muayene sebebiyle dübüre parmak sokması orucu bozar mı? Gusül gerektirir mi?

Cevap: Parmağı ıslaksa veya ilaç sürülmüşse, oruç bozulur. Gusl gerekmez.

 

Sual: Ayak tırnakları arasında çoraptan kaynaklanan kirler oluyor. Bunlar gusl ve abdeste mani midir?

Cevap: Olmaz, zira altına su geçer. Tabii tırnak kiri bile gusle ve abdeste mâni değildir.

 

Sual: Bir kişi havuza dalıp çıksa, saçına eli ile mesh edip hemen namaza geçse caiz midir?

Cevap: Câizdir. Havuz temizdir; abdest ve gusle elverişlidir. Klor, buna mâni değildir. Hanefî’de abdest ve guslde niyet şart olmadığından, suya dalmak da mesh yerine geçtiğinden hiç bir niyeti olmadan suya dalıp çıksa, abdest ve guslü tamdır.

 

Sual: Burun boşluğunda katı sümük var ise gusle engel midir?

Cevap: Altını yıkamalıdır.

 

Sual: Dişteki kireçlenmeler gusle mâni midir?

Cevap: Kendiliğinden teşekkül ettiği için gusle zararı yoktur.

 

Sual: Bir gün önce gusledip daha sonra cami ve türbe ziyareti yaptıktan sonra, guslün eksik olduğuna dair şüpheye düşülürse, yapılan ziyaretler yahut okunan sureler sahih sayılır mı?

Cevap: Şüphe ile amel edilmez. Zira şek ile yakîn zâil olmaz. Türbe ziyareti için zaten gusl lâzım değildir. Sevap, niyete bakar. Niyet hâlis ise, ibadet sahih olmasa da sevap alınır. Ancak farz ve vâcibleri kazâ da gerekir.

 

Sual: Burnu tıkanık kişinin guslü sahih midir?

Cevap: Burun tıkanıklığı gusle mani değildir. Su verebildiği kadar verilir.

 

Sual: Cünüp olup gusletme imkânı bulamayan genci, babası zorla câmiye götürse, o da utandığı için bir şey demese, ne lâzım gelir?

Cevap: Cünübün câmiye girmesi câiz değildir. Babanın zorla götürmesi ikrah yerine geçmez. Hükümet, mesela polis zorla götürse, caiz olurdu.

 

Sual: Makata ya da ferce fitil sokulsa, abdest bozulur mu? Gusül gerekir mi?

Cevap: Tamamı içeri girip, sonra kendiliğinden çıkarsa veya elle çıkarılırsa abdest ve oruç bozulur.

 

Sual: Meni gelmesi engellense, üstünden az bir zaman geçip, tuvalete gittiğinde zekerde yapışkan ve uzayan bir sıvı görse ne lâzım gelir?

Cevap: Meninin gelişi bir şekilde engellenirse, sonradan zeker inip kendisi gelirse, yine gusül abdesti almak lâzımdır. Yapışkan ve uzayan sıvı, mezidir. Meziden dolayı abdest almak gerekir; gusül gerekmez.

 

Sual: Küçük abdeste çıkıp guslederken guslün ortasında meni gelse, ne lâzım gelir?

Cevap: Bu meni abdesti bozar ise de, guslü bozmaz. Yeniden namaz abdesti almak icap eder.

 

Sual: Guslederken abdesti bozan bir şey hâsıl olsa, mesela idrar veya mezi aksa, ne lazım gelir?

Cevap: Gusle devam edilir. Yeniden namaz abdesti alınır.

 

Sual: Denize girip çıkmakla gusül abdesti alınmış sayılır mı?

Cevap: Evet. Çünki Hanefî mezhebinde gusle niyet sünnettir; farz değildir.

 

Sual: İlmihalde “Küçük havuza, mâyi [sıvı] hâlinde bir temiz cisim karışınca, bu sıvının üç sıfatı da suya benzemiyorsa, karışımın iki sıfatı bozulursa, mukayyed su olur.” Buna göre Aşırı sıvı klor yüklenmiş çeşme suyu ile abdest ve gusl nasıl caiz olur?  Zira suyun üç sıfatı da değişiyor.

Cevap: O küçük havuz içindir. Klor, çok büyük miktardaki suya katılıyor. Renginde de bir değişiklik yok. O beyazlık suyun köpürmesinden kaynaklanıyor. Su durulunca şeffaflaşıyor.

 

Sual: Tahâret alırken yanlışlıkla parmağın ucu fercin iç kısmına değse, bu esnâda çok az gayrı ihtiyarî bir şehvet hissi hâsıl olsa gusl farz olur mu?

Cevap: Olmaz.

 

Sual: Hazret-i Aişe’nin sahabeye gusl gibi mahrem bir meseleyi rivayet etmesini nasıl değerlendirmek lazımdır?

Cevap: Hazret-i Aişe müminlerin annesidir. Hazret-i Peygamberin hususi hayatına dair pek çok mesele onun vasıtasıyla öğrenilmiştir. “Dininizin üçte birini Hümeyradan alınız” hadis-i şerifi ile medhedilmiştir. Dini bilgileri öğrenmek ve öğretmekte utanma olmaz.

 

Sual: Dişleri problemli ve görünüşü kötü olan birisinin, zikronyum yaptırması caiz midir? (Dişin üstüne dişe yakın element olarak dişin üstüne yapıştırılmaktadır.)

Cevap: Zaruret olunca yaptırılabilir. Ağzın içi ıslanmadığı için gusl abdesti alırken ağzın içinin yıkanmasını aramayan Mâlikî veya Şâfiî mezhebi taklit edilir.

 

Sual: Protez saç takmak caiz midir? Abdest ve gusle mâni midir?

Cevap: Caizdir. Ancak altına su geçmiyorsa, zaruret olmadığı için abdest ve gusle mânidir.

 

Sual: Tüp bebekte, embriyonun transfer edildikten sonra gusul icab eder mi?

Cevap: Hayır. Guslün farz olması, cinsî münasebetten veya inzalden sonrası içindir.

 

Sual: Cünüp olan bir kadın gusül abdesti almadan hayız olursa , guslü hayız bitimine kadar erteleyebilir mi?

Cevap: Hayızlı kadının gusl alması kıymetsizdir. Hayızdan temizlenince alır.

 

Sual: Bir kimse gusl abdesti alırken abdest almasa, bu aldığı gusl ile namaz kılabilir mi?

Cevap: Abdesti bozan bir hal vuku bulmadıkça kılabilir. Gusül, zaten abdest demektir.

 

Sual: Dövme yaptırmış birisi nasıl hareket eder?

Cevap: Dövme yaptırmak caiz değildir. Yapılmışsa tövbe eder; sildirmesi lâzım gelmez. Abdest ve gusle mani değildir.

 

Sual: Kulağında iltihab olan kimse, kulağına vazelinli pamuk tıkasa, abdesti nasıl alır?

Cevap: Kulağın içini yıkamak lâzım değildir.

 

Sual: Mürted tevbe edip Müslüman olunca yeniden gusletmesi lazım mıdır?

Cevap: Yeni Müslüman olan kimse, daha evvelden cünüb değil ise, gusletmesi müstehabdır. Bazı âlimler bu kişiye gusl gerekmediğini söyler. Zira şeriatla muhatab olmadığı için, cünüb de sayılmaz. Sahih kavil, cünüb kimse, Müslüman olunca, gusletmesinin lazım olduğudur. Değilse müstehab olduğudur. Mürted, tevbe edince, evvelden cünüb ise, mutlaka gusleder. Mürted iken cünüb olmuş ise, yukarıda yeni Müslüman olan gibidir. (Mebsut-i Serahsi)

 

Sual: Dövme yaptırmış birisi nasıl hareket eder?

Cevap: Dövme yaptırmak caiz değildir. Yapılmışsa tövbe eder; sildirmesi lâzım gelmez. Abdest ve gusle mani değildir.

 

Sual: Cuma günü sünnet olduğu için gusleden kimsenin sonradan abdesti bozulup yeniden abdest alsa, cumaya bu abdestle gitse, Cuma günü gusletme sünnetinden mahrum kalır mı?

Cevap: İmam Ebu Yusuf’a göre kalır; yeniden guslederse bu sevabı alır. Hasan bin Ziyad’a göre, maksat o gün temiz olmaktır. Sünnet yerine gelir. (Mebsut-i Serahsi)

 

Sual: Tırnaklarına kaynak yapan kadının, bunu bir ay çıkarması mümkün olmasa, abdest ve guslü sahih olur mu?

Cevap: Bu iş zaruri ise, mazeret olur. Yaraya mesh hükmüne tâbidir. Sahihtir.

 

Sual: Oruçluyken gusl abdesti alan biri istinşak yapmasa olur mu?

Cevap: Oruçlu iken gusül abdesti alındığında mazmaza ve istinşakta mübalağa yapmamak lazımdır; aksi takdirde boğaza su kaçarsa oruç bozulabilir. Abdest de böyledir.

 

Sual: Apış arasına sürülen krem gusle mani olur mu?

Cevap: Krem altına su geçirir. Gusl ve abdeste mani olmaz.

 

Sual: Bir kimse ihtilam olduğunda ailesinden çekinerek banyo yapmasa, ya da misafirlikteyken utanıp yapmasa, sabah namazını kazaya bıraksa günaha girer mi?

Cevap: Misafirlikte evin karısı kızı varsa ve töhmet altında kalacaksa, o zaman gusl etmez, teyemmüm eder. Sonra gusl ettiği zaman, teyemmüm ile kıldığı namazları kaza eder.

 

Sual: Gusül aldığımız kovanın içindeki suya az miktarda sabun karışsa bu suyla gusül olur mu?

Cevap: Olur.

 

Sual: Gusül abdestinde bütün vücudunu yıkadıktan sonra havluyla vücudunu ovalasa delk (ovuşturma) sünneti yerine gelmiş olur mu?

Cevap: Olur

 

Sual: Bir kadının normal âdeti 7 gün olsa ve 4. günü kan görmese, hemen gusledip namaz kılması mı gerekir? Daha önce 4.ve 5.günde kanama olmayıp 6.ve 7. günde kanama olduğu olmuş.

Cevap: Evet. Gusledip namazlarını kılar. 3 günden önce kesilmelerde sadece abdest alıp kılar. 3 günden sonraki kesilmelerde gusledip kılar.

 

Sual: Guslde yıkandıktan sonra ıslak sırtını bornoz ile oğuşturmak delk yerine geçer mi?

Cevap: Sadece sırtını değil, bütün vücudunu oğuştursa delk yerine geçer.

 

Sual: Gusl abdesti esnasında burna su verdiği anda burnu kanayan ne yapar?

Cevap: Kanama gusle mani değildir; abdesti bozar.

 

Sual: Bir Şâfiî, ağzını ve burnunu yıkadıktan sonra gusle niyet ederek denize atlasa tertib farzı yerine gelmiş, gusledilmiş olur mu? Yani tertib deyince azaların sırayla yıkanması anlaşılıyor, tüm azalar aynı anda ıslanınca da tertib yine yerine geliyor mu?

Cevap: Tüm âzâlar aynı anda ıslanınca tertib yerine gelmiş oluyor.

 

Sual: Yolda otobüste bir kişi ihtilam olsa, vasıtanın durduğu duraklarda su olsa, ama gusül alma imkânı bulunmasa, vasıta beklemeyecek ve namaz vakti çıkacak olsa ne lâzım gelir?

Cevap: Teyemmüm ile kılıp sonra namazı kazâ eder.

 

Sual: Bir kimse istimnâ yapıp boşalmasa gusül gerekir mi?

Cevap: Gerekmez ama buna istimna denmez, şehvetlenme denir.

 

Sual: Gusülde makat yıkanır mı?

Cevap: İçi yıkanmaz.

 

Sual: Bir kişi gusül almadan evvel dişlerini iki defa fırçalasa gusül abdesti aldıktan belli bir müddet sonra ağzında çok küçük bir yemek kırıntısının dişlerinde kaldığını fark etse bu kişinin gusül abdesti sahih midir?

Cevap: Yemek kalıntısı gusle mani değildir. Ancak lokum ve hamur gibi ağzın içine yapışıp da altına su geçirmezse, gusül abdesti sahih olmaz. Bunun kazıyıp tekrar orayı yıkamak lazımdır.

 

Sual: Perma yaptırırken ya da su yolu denilen şekilde saç yapılırken kullanılan ilaç gusle mani olur mu?

Cevap: Altına su geçiyorsa gusle mâni değildir.

 

Sual: Kadına arkadan yaklaşılsa, inzal olunmasa gusül gerekir mi?

Cevap: Evet. (Reddülmuhtar)

 

Sual: Cünüp iken vücuttan kopan tüyleri, kılları yıkamak gerekir mi?

Cevap: Cünüp iken vücuttan zaruretsiz tüy, tırnak koparmak, traş olmak mekruhtur; koparılmışsa yapacak bir şey yoktur.

 

Sual: Deniz suyu tuzlu olduğuna göre, suyun da koku, tad ve renk gibi üç vasfının bozulmuş olmaması lazım geldiğine göre, denize girince gusül nasıl alınmış oluyor?

Cevap: Deniz suyu temizdir ve temizleyicidir. Buna dair hadis-i şerif vardır. Maden suları da böyledir. Sizin bahsettiğiniz necaset ve sair madde karışmış sular içindir.

 

Sual: Vücudunun bir kısmı bandajlı olan biri, gusül abdestini nasıl alır?

Cevap: Üstünü yıkar. Zarar verirse mesh eder. Bu da zarar verirse oraya hiç dokunmaz.

 

Sual: Cuma günü gusül almak cünüp olmayan için de sevap mıdır?

Cevap: Her ne kadar Cuma namazı için camide toplandığında kötü koku teşekkül etmemesi için tavsiye edilmiş ise de, kadın erkek cünüp olsun olmasın Cumaya hürmet niyeti ile guslederse, hadis-i şerifteki sevaba kavuşur.

 

Sual: Lavman guslü bozar mı?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Cünüpken, ölüye ihlas ve fatiha okunabilir mi? Mezarlık ziyaret edilebilir mi?

Cevap: Cünübün Kur’an okuması caiz değildir. Tesbih çekebilir. Mezarlık ve türbe ziyareti caizdir.

 

Sual: Bacaktaki kılda meni artığı kalsa gusül sahih midir?

Cevap: Altına su geçmeyeceği için orası yıkanmalıdır.

 

Sual: Bir İlmihalde: “İdrarını yaparken, tenasül organı uyanık olduğu halde meni gelse, yıkanması gerekir. Organ uyanık olmayınca; gusletmek gerekmez, çünkü uyanıklık şehvetin bulunmasına delildir.” Büyük abdesti yaparken ıkınmadan dolayı çoğu zaman meni geliyor. Nasıl hareket etmelidir?

Cevap: İdrar yaparken meni gelmesi mümkün değildir. O gelen vedidir. Meniye benzer. Abdesti bozar; gusül icab ettirmez.

 

Sual: Gusl ederken dişinin arasında katı bir cisim olan bunu çıkarmaya muvaffak olamasa gusl sahih midir?

Cevap: Cisme göre değişir. Elma, et kırıntısı gibi altına su geçerse mesele yoktur. Hamur gibi yapışıp altına su geçmezse gusül sahih olmaz.

 

Sual: Guslden önce bedeni temizlemenin ölçüsü nedir?

Cevap: Vücuttaki necaset temizlenir.

 

Sual: Kulak zarım delik ve tıpa takmam gerekiyor. Kulağımda tıpa varken gusül abdestim sahih olur mu?

Cevap: Kulağın içi gusülde yıkanmaz. Dışında ise, tıpayı çıkarmak zarar verecekse çıkarılmaz, üstü yıkanır; bu da olmazsa üstü su ile mesh edilir. Bu da olmazsa, hiç yıkanmaz.

 

Sual: Guslederken kulaktaki deliklere küpe takmak şart mıdır; elle temas kâfi midir?
Cevap: Kapalı küpe deliğini yıkamak lazım değildir. Küpe deliğinde küpe yoksa ve delik açıksa kulağı ıslatırken delik ıslanırsa yetişir. Islanmazsa deliği parmakla ıslatmalıdır. Bütün bunlarda ıslandığını çok zannetmek yetişir; vesveseye hacet yoktur.

 

Sual: Bir akrabamızın evine birkaç günlüğüne yatılı misafirliğe geldiğimizde, gusül abdesti almamız icab etse, ne yapmamız gerekir? Böyle bir durumda teyemmüm caiz olur mu?
Cevap: Helada gusül abdesti alınabilir. Dedikodu olacaksa, mesela evde genç kız varsa, teyemmüm eder. Sonra bununla kıldığı namazları kaza eder.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler