Sual: Müslümanlar kaç kısımdır? Kimler Cennete gidecektir?

Cevap: Her canlıyı yaratan, her varlığı her an varlıkta durduran, bütün insanlara acıyarak faydalı şeyleri yaratıp gönderen Allahü teâlâ çok merhametlidir. Tövbe ederek ahirete giden müminleri affedecektir. Tövbe etmeden ölen müminlerden dilediğini affedecek ve cennetine kavuşturacaktır.

Allahü teâlânın emirlerine farz, yasak ettiği şeylere ise haram denir. Peygamberin emirlerine sünnet, yasaklarına ise mekruh denir. Bunların dördüne birden ahkâm-ı islâmiye denir. Müslüman olmak için ahkâm-ı islâmiyeyi yani dinin emirlerini beğenmek, kabul etmek şarttır. Ahkâm-ı islâmiyeden birisini, mesela bir sünneti beğenmeyen Müslümanlıktan çıkar.

Kalbinde iman olduğu halde nefsine uyarak dinin emirlerine uymayan kimseye fâsık denir. İmanı olmayanlar Cehennemde sonsuz azap görecektir. Tövbe etmeyen ve affa kavuşmayan fâsıklar da cehennemde azap görecektir fakat kalbindeki iman sebebiyle azapları bittikten sonra cennete kavuşacaklardır. İmanı olup ahkâm-ı islamiyeye uyan Müslümana ise sâlih kul denir. Salih müminler cennette yüksek derecelere kavuşacaklardır.

İslamiyet dünya ve ahiret saadetine sebep olan çok büyük bir nimettir. Bu nimetten yüz çevirip düşmanlık edenler, bunun cezasını görecektir. Dağda, çölde yaşayıp islamiyeti işitmeyen bir kimse kâfir yahut fâsık olmaz. Bu kimse de öldükten sonra diriltilip hak sahipleriyle hesaplaştırılacak fakat daha sonra Cennete ya da Cehenneme girmeyip hayvanlar gibi toprak olacaktır.

İmandan sonra bir Müslüman için en mühim emir, her gün beş vakit namaz kılmaktır. Namaz kılmak, kalpte iman bulunduğuna alâmettir. Namaz kılmaya önem vermeyen, namaz vakti geçerken üzülmeyen bir kimse Müslüman olamaz. Namazı Alahü teâlânın emri olarak kabul ettiği halde, nefsine uyarak gafletle terkeden kimse günahkâr olur. Bir an önce kılmadığı namazlar için tövbe etmesi ve bunların kazalarını kılarak bu büyük günahtan kurtulması gerekir.

Tahrif edilmiş (bozulmuş) bir semâvî dine inanan gayrimüslimlere Ehl-i kitap denir. Bir mahlukta ulûhiyet (ilâh olma) sıfatı bulunduğuna inanlara müşrik denir.

Muhammed aleyhisselâmın bazı sözlerini yanlış anlayan ve anlatan Müslümana bid’at sahibi denir. Şia ve Vehhabiler böyledir. Bunlardan Muhammed aleyhisselâmın sözlerini inkar edenleri Müslümanlıktan çıkarlar.

Muhammed aleyhisselâmın sözlerini hiç değiştirmeden inanan hakiki Müslümanlara ise Ehl-i sünnet denir. Ehl-i sünnet Müslümanların reis İmâm-ı a’zam Ebu Hanîfe Numan bin Sâbit’tir. Ehl-i sünnet Müslümanlar amellerde yani ibadet yapmakta dört mezhebe ayrılmıştır; Hanefî, Şafiî, Mâlikî, Hanbelî. Bu dört mezhepte olan Müslümanlar birbirlerini kardeş bilirler. Birbirlerinin arkasında namaz kılarlar. Bugün Müslümanların çoğu ehl-i sünnet itikadındadır. Fakat ne yazık ki bidat inanışta olan Şia ve Vehhabîler dinin aslına uymayan yanlış inanışlarını Müslümanlar arasında yayarak İslâmiyeti içerden yıkmaktadır.

 

Benzer Suallerin Cevaplarını Okumak İçin Tıklayınız.

 

 

 

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler