“Bugün Dininizi Kemale Erdirdim” Ayet-i Kerimesi

Fahr-i enam “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” Arafat dağında, Kusva adlı devesine binmiş hâlde dururken, meal-i şerifi “Bugün dininizi ikmal ettim. Size verdiğim nimetleri tamamladım. Din olarak size İslam dinini beğendim” olan, Mâide sûresi, 3. âyet-i kerimesi nazil oldu. Sahabe-i güzin “Rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” sevindiler. Fakat, hazret-i Ebû Bekr-i Sıddık ağladı. Dediler ki ya Eba…

Cafer-i Sadık ile Rafızinin Münazarası

Haberde gelmiştir ki; Kufe’de bir rafizi var idi. Adı Abdülmecid bin Abdülgaffar idi. Cafer-i Sâdık “kuddise sirruh” hazretlerinin huzuruna vardı. Dedi ki Esselamü aleyke ya Resûlullahın torunu. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinden sonra en üstün olan kimdir. Cafer-i Sâdık buyurdu ki: Ebû Bekr-i Sıddık’tır “radıyallahü teâlâ anh”. Rafizi:  Böyle olduğunu nereden biliyorsun. Cafer-i…

Bilal-i Habeşi’nin Kölelikten Kurtulması

Hazret-i Bilal-i Habeşi “radıyallahü teâlâ anh” bir kâfirin kölesi idi. Lakin hazret-i Fahr-i âlemin mübarek ayağının toprağına yüz sürüp; kalpten müslüman olmuştu. Bir büyük kilise vardı. İçindeki putlara hizmet için, kâfirler bir köylü tayin etmişlerdi. Bir gün hazret-i Bilal, o kiliseyi tenha buldu. İçeri girip, putların yüzlerini kirletti. Acele ile dışarı çıkarken o hizmetçi köylü,…

“Ben İlmin Şehriyim Ali Kapısıdır” Hadis-i Şerifi

Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin kitabında diyor ki; Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki “Ben ilmin şehriyim. Ali kapısıdır.” Hariciler bu hadis-i şerif için, Ali “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerine hased ettiler. Hatta haricilerin büyüklerinden 10 kimse, dediler, biz hazret-i Ali’den “kerremallahü vecheh” hepimiz birer mesele soralım. Eğer her birimize ayrı ayrı cevap verirse,…

Peygamberimizin Hazreti Ali’ye Buyurdukları Nelerdir?

Sual: Peygamber efendimizin “aleyhisselam” Hazreti Ali’ye “radiyallahu anh” evlendiği sırada vasiyetleri nelerdir? Cevap: Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin kitabında diyor ki; Hazret-i Fâtıma-tüz-zehra’yı “radıyallahü teâlâ anha” hazret-i Ali’ye “radıyallahü teâlâ anh” tezvic ettiklerinde buyurdukları vasiyetleri beyanındadır. Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki: Ya Ali! Gelini kendi evine…

Hazreti Ali’nin Diğer İsimleri Nelerdir?

Sual: Hazreti Ali’nin “radiyallahu anh” diğer isimleri nelerdir? Cevap: Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin kitabında diyor ki; Hazret-i imam-ı Ali’nin “kerremallahü vecheh ve radıyallahü teâlâ anh” birkaç adı var idi. Bir ismi Ebul Hasan, bir ismi Ebul Hüseyin ve biri Haydar [aslan] ve biri Kerrar [muharebede düşmana tekrar tekrar hamle eden], biri Emir-ün nahl ve biri…

Hazreti Ali’nin Doğumu Nasıl Oldu?

Sual: Hazreti Ali’nin “radiyallahu anh” doğumları nasıl oldu? Cevap: Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin kitabında diyor ki; Doğumları Mekke-i mükerremede vaki olmuştur. [Hicretten 23 sene evvel tevellüd etmiştir.] Fil vak’asından 30, İskenderden 911 sene ve Perviz’in padişahlığından 8 sene geçmiş idi. Validesi Fâtıma hatun binti Esed bin Haşim, bir gece rüyada gördü ki evi nur ile…

Hazreti Osman’a Niçin Zinnureyn Denilmiştir?

Sual: Hazreti Osman’a “radiyallahu anh” niçin “zinnureyn” denilmiştir. Cevap: Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin kitabında diyor ki; Malumdur ki Allahü teâlâ hazretleri Musa “alâ nebiyina ve aleyhisselâm” hazretlerine 2 nur vermişti. Biri Tevrat nuru. Biri Yed-i Beyda nuru. Osman “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerine de 2 nur vermişti. O sebeple Zinnureyn derler. Bir kavl de şudur ki…

Hazreti Osman’ın Hayası Nasıldı?

Sual: Hazreti Osman’ın “radiyallahu anh” hayası nasıldı? Cevap: Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin kitabında diyor ki; Numan bin Beşir’den “radıyallahü teâlâ anh” doğru rivayet ile gelmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (İçinizde haya bakımından en sadıkınız, Osman bin Affan’dır.) Bu haber zahir delildir ki hiç kimsenin haya ve hicabı bu ümmette Osman…

Hazreti Osman Nasıl Müslüman Oldu?

Sual: Hazreti Osman “radiyallahu anh” nasıl müslüman oldu? Cevap: Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin kitabında diyor ki; Hazret-i Osman “radıyallahü teâlâ anh” rivayet eder. İslama gelmezden evvel bir gün, Kureyşin ileri gelenleri ile oturmuştum. Bir kimse haber verdi ki hazret-i Muhammed Mustafa “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” kerimesi Rukaye’yi Utbe’ye vermiş. Bu haberden bana hayli üzüntü…