Sual: Ramazanda yatsıyı cemaatle kıldık. Terâvih kılmadık. Vitri cemaatle kılabilir miyiz?

Cevap: Kılamazsınız. Vitr namazı, yalnız Ramazanda cemaat ile kılınır. Ramazanda yatsının farzını cemaat ile kılmayanlar, toplanıp da terâvihi ve vitri cemaat ile kılamazlar. Çünki terâvih, yatsının cemaati ile kılınır. Yatsının farzını ve terâvihi cemaatle kılanlar, vitri de cemaatle kılar. Farzı yalnız veya başka bir cemaatle veya bu cemaatle kılıp terâvihi kılmayan da vitri bu cemaatle kılabilir. Ama meselâ farzı tek başına veya ayrı ayrı cemaatlerde kılanlar bir araya gelip terâvihi cemaatle kılamadıkları gibi, vitri de kılamazlar. (İbn Âbidîn, Teravih namazı bahsi sonu.)

 

Sual: Ramazan ayında yatsıda mesbuk olan kimse, teravihe yetişebilmek için yatsının son sünnetini terkedebilir mi?

Cevap: Yatsı namazının son sünnetini kılmamış olan bir kimsenin, terâvih kılan kimseye, yatsının sünneti niyyeti ile iktidâ etmesi (uyması) câizdir. (Hindiyye)

 

Sual: Afganistanlı bir arkadaşım var. Afganistan’da teravih tesbihlerini sadece bir kişi okuyor, cemaat de susup dinliyormuş. Malumı âliniz Türkiye’de ise bütün cemaat hep beraber bu tesbihleri okuyor. Bunlardan hangisi doğrudur? Hep beraber okumak bid’at mi oluyor?

Cevap: Tervihalar arasında biraz durmak müstehabdır. Teravih namazından önce ve tervihalar arasında zikr, salavat, dua, Kur’an-ı kerim okumak ve namaz kılmak caizdir. Bunlar bidat değildir. Ancak bu zikirleri, salavatları, hele namaz sonundaki duayı yüksek sesle yapmak doğru değildir. Berika’da “Mescidde yüksek sesle zikir men olunmuştur. Hutbe, teşrik tekbiri, ezan gibi sünnetle sabit olanlar müstesnadır diyor. Tervihalar arasındaki salavatları cemaatin bir ağızdan yüksek sesle söylemesi, teşrik tekbirlerine kıyas edilebilir ise de, yapmamak iyidir. Müezzin söylemeli, cemaat içinden tekrar etmeli veya dinlemelidir. Cehrî zikr, hele câmide doğru değildir. İbn Abidin, imamla beraber cemaatin yüksek sesle dua etmesinin memnu olduğunu söylüyor. İmam öğretmek niyetiyle yüksek sesle dua eder, cemaat dinleyip sessizce âmin der. Veya cemaat sessizce tekrar eder veya hepsi birden sessizce dua edeler. Hep bir ağızdan dua Hristiyanlara müşabehet olur.

 

Sual: Terâvih namazını kılarken, kazâ namazına niyet edip kazâ namazı kılınabilir mi? Kazâ namazı borcu olanın terâvihi sahih olur mu? Ya da evvâbîn, teheccüd gibi namazları sahih midir?

Cevap: Özür ile terk edilmiş birkaç vakit kazâ edilmeden, terâvih, teheccüd, evvâbîn gibi nâfile namazları kılmak câizdir. Kasden terkedilmiş kazâ namazı borcu olanın, terâvih, teheccüd gibi nâfile namazları sahih olur ise de, sevab alamaz. Çünki farzlar tamamlanmadan, nâfilelelere sevab verilmemesi, dinde umumî kaidedir. Kazâsı olan kişi, Ramazan gecesi terâvihe niyet ederek 20 rek’at kazâ kılarsa, inşallah terâvih sevabı da alır. Câmiye gitmemesi fitneye veya dedikoduya sebep olacaksa, câmiye gider; imama uyar; namazı sahihtir; hatta fitneyi önlemek veya emr-i maruf yapmak niyetinden dolayı sevab bile kazanır. Yahud Şâfiî mezhebine göre abdest ve guslü varsa, bu mezhebi taklid ederek imam terâvih kıldırırken, kendisi kazâlarına niyet eder. Çünki bu mezhebde imam ile muktedinin (imama uyanın) farklı namazlar kılması câizdir.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında cemaat istese de imam farz namaz kıldırırken kıraati ve tesbihleri sünnetten fazla okuması mekruhdur, diyor. Bu hüküm sadece farz namazlar için mi câridir, yoksa sünnet kıldırırken de mekruh olur mu? Meselâ bazı câmilerde terâvih namazı hatimle kılınıyor. Bu mekruh mudur?

Cevap: İmam cemaate göredir. Cemaat buna râzı ise mekruh olmaz diyen âlimler vardır. Hatim ile teravih kılmak sünnet-i kifâyedir. (İbni Abidin)

 

Sual: Kazâ namazı olan kişi terâvih namazında nasıl niyet eder?

Cevap: Yalnız kılıyorsa bir günün kazâsını kılar. Hepsi 20 rek’attir. İnşallah terâvih sevabı da alır. Cemaatle kılıyorsa, Şâfiî mezhebini taklid ederek imam iki kılıyorsa sabah, dört kılıyorsa öğle, ikindi ve yatsı kazâsına niyet eder. Çünki bu mezhebde imam ile cemaatin aynı namazı kılması şart değildir. Bu da mümkün değilse, cemaate gitmemek fitne uyandıracaksa veya gençlere emr-i maruf yapmak gibi maksatlarla câmiye gelip imama uyulur. Namazı sahih olur. İnşallah teravih sevabını da alır.

 

Sual: Teravihi dört rek’at kıldıran imama, üçüncü rekatte uyan kimse, iki rek’at mi kılar; dörde mi tamamlar?

Cevap: Dörde tamamlar. Sahih olan budur. Nitekim nâfile bir namazın ilk iki rek’atinde, bir imama uymuş olan kimse, imam son iki rek’ate girmeden önce konuşsa, bu kimsenin, ilk iki rek’atten başka rek’atleri kazâ etmesi gerekmez. Bu İmâmeyn’e göredir. Bu kimse, şayet imam son iki rek’ate kalktığı zaman konuşmuş olsa, bu kimse dört rek’at kazâ eder. [Hindiyye, Nevâfil bahsi] Şu halde, üçüncü rek’atte konuşan kimsenin sadece bu namazı değil; önce tam kıldığı iki rek’atlik nâfile de bozulmuş oluyor. Demek ki dört rek’atlik nâfilelerde her çift rek’atin müstakil bir namaz sayılması, bütün hükümlerde muttarid (şaşmaz) bir kaide değildir.

Başladığı nâfileyi özürsüz bozan kimse, bunu iade eder. Dört rek’atli nâfileye niyet eden kimse, o namazı ilk iki rek’at esnâsında veya ikinci şefi’de (çiftte) bozarsa, Halebî ve başkalarının tercihlerine göre iki rek’at olarak kazâ eder. Yani iki rek’atin teşehhüdünü yapmışsa, iki rek’at kaza eder. Aksi takdirde bütün namaz ittifakla bozulur. Kâideye göre her çift rek’at bir namazdır. Ancak imama uymak ve nezir [adak] gibi bir ârıza olursa iş değişir. İmama uymak ârızası, dört rek’at namaz kılması gereken bir kimseye nâfile kılanın uymasıdır. Meselâ bir kimse, öğlenin farzını yalnız başına kıldıktan sonra, öğlenin farzını kılan imama uyar da, sonra namazını bozarsa, bunu dört rek’at olarak kazâ eder. Bu hususta namazın başında veya son oturuşta uyması fark etmez. Çünkü imamın namazını iltizam etmiştir. O da dört rek’attir.

 

Sual: Bir kimse yatsı namazını kaçırdığı için yalnız kılsa, cemaat teravihe başlasa, son sünneti kılmadan teravihe uyabilir mi?

Cevap: Yatsı namazının son sünnetini kılmamış olan bir kimsenin, teravih kılan kimseye, yatsının sünneti niyeti ile iktidâ etmesi caizdir. [Hindiyye]

 

Sual: Teravih namazının her 4 rek’atinde tekrar niyet etmek şart mıdır?

Cevap: Şart değildir, ama iyi olur.

 

Sual: Teravih namazı 8 rek’at kılınabilir mi?

Cevap: Olur. Ancak sevabı eksik kalır. Terâvihin 20 rek’at olduğunda icma vardır.

 

Sual: Terâvih kılarken 1. rek’atte Bakara suresinden bir âyet, 2. rek’atte Kadir suresini okumak doğru mudur?

Cevap: Okunabilir. Buna dair tahdidler farzlar içindir; nâfilelerde zararı yoktur.

 

Sual: Kadir gecesinde teravih kılarken, izdihamdan dolayı saflar bozuldu. Bazı saflar beş-on kişilik ve ayrı kuruldu. Yatsı ve teravih sahih midir?

Cevap: Saf namazın şartı değildir. Nihayet intizamsız safta özürsüz duran mekruh işlemiş olur.

 

Sual: Teravih namazını 20 rek’at hiç selâm vermeden kılmanın mahzuru var mıdır?

Cevap: Nâfile namazlar, 2 veya 4 rek’at olarak kılınır. Teravih de böyledir. 20 rek’ati tek selâmla kılmak sahih ise de, mekruhtur.

 

Sual: Teravih ile vitr arasındaki duayı yüksek sesle yapmak münasip midir?

Cevap: Duaların ve zikrin sessiz olması efdaldir. Cemaatle namazdan sonra edilecek duaları da sessiz yapmak icab eder. Vaiz, imam, cemaate öğretmek için, mesnun (okunması sünnet) olan duaları, sesle okuyup, cemaatin de bunu sessiz tekrar etmesi caizdir. Cemaat öğrenince, imam da sessiz okur. Sesle okuması bid’at olur. Zira Kur’an-ı kerim, sessiz zikr ve duayı emreder. İbni Âbidin hazretleri, alâkalı âyet-i kerimede geçen, “Allah, haddi tecavüz edenleri sevmez” meâlindeki ibareyi, sesli dua edenler olarak tefsir buyurmaktadır. Şu halde, teravih ile vitr arasında okunması müstehab olan duayı, imam da, cemaat de sessiz okumalı; eğer cemaat bilmiyorsa, imam hafif sesle okumalı, cemaat de sessizce tekrar etmelidir.

 

Sual: Kaza namazları kılan bir Hanefi, cemaatle teravih namazlarında mezheb taklid edebilir mi?

Cevap: Kazası varsa, nafile kılması münasip olmayacağından, Şâfiî mezhebini takliden imama uyar. İmam 4 rek’at kıldırıyorsa 4 rek’atlik namazların kazasına niyet eder; 2 rek’at kıldırıyorsa sabah namazlarının kazasına niyet eder. Zira bu mezhebde imam ile muktedinin aynı namazı kılması şart değildir. Bunun için abdest ve sair hususlarda şart ve müfsidlerde Şâfiî mezhebine riayet etmesi lâzımdır.

 

Sual: Cemaatle vitir kılınırken, imam kunutu unutup rükûya gitti. Cemaat eğilmedi. İmam tekrar kalkıp kunut okuyup rükû yaptı. Sonra da sehv secdesi yaptı. Namaz tamam mıdır?

Cevap: Kunutu unuttuğu rükûda hatırlanırsa, geri dönüp okumaz; secde-i sehv yapar. Okursa, tekrar rükû yapmaz; yine secde-i sehv yapar. Geri dönüp kunutu okuyup tekrar rükûyu yaparsa, bir kavle göre namaz bozulur; bir kavle göre kasıt varsa isâettir [küçük günahtır], namaz sahihtir. Hak olan da budur. (İbni Abidin)

 

Sual: Teravih kılarken imam arada oturmadan üç rek’at kılıp selam verdi. Namaz sahih midir?

Cevap: Namaz fâsid olmuştur. Dört, altı gibi çift rek’atli bir namaz kılmış olsaydı, arada oturmaması namazın sıhhatine tesir etmezdi. (Hindiyye)

 

Sual: Terâvih namazında ilk oturuşta salli barikten sonra sehven rabbena dualarını da okuyup 3. Rek’ata kalkana ne lâzım gelir?

Cevap: Nafile namazların ilk oturuşunda dua okumak caizdir.

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler