Sual: Annem kalp krizi geçirdi. Kolunda serum yatıyor. Şuuru yerindedir. Abdest alması çok zordur. Teyemmüm nasıl eder?

Cevap: Bir mermer parçası ellerine, kollarına ve yüzüne sürülür. (Nimet-i İslâm.)

 

Sual: Cenaze namazi başlanırken abdesti olmayan kimsenin, cenaze namazına yetişmek için hemen teyemmum ederek namaz kılması caiz midir?

Cevap: Cenaze ve bayram namazında, kaçırıldığı takdirde bedeli olmadığı için, kaçırmaktan korkan teyemmüm ederek uyabilir.

 

Sual: Bel ameliyatı sebebiyle ayaklarını yıkayamayan hasta, abdest aldıracak kimse bulunsa bile teyemmüm edebilir mi?

Cevap: Tabibin tavsiyesi veya kendi tecrübesi ile hasta olacağını veya hastalığının, ağrısının artacağını anlayan hasta, su bulunsa bile teyemmüm eder. Halebî’de, mesh bahsi sonunda diyor ki, (Bir veyâ iki elinde çatlak, ekzama veya başka yara olup, bunları ıslatmak zarar verirse, bu kimse abdest alamaz. Bu sebepten abdest alamayan kimseye, hatır ile veya para ile başkasının abdest aldırması, İmam-ı A’zama göre müstehabdır. Başkasından yardım istemeden teyemmüm edip kılarsa, namazı kabul olur. Yardımcı veya para bulamazsa, teyemmüm etmesi, İmâmeyn’e göre de câiz olur. İbni Abidin teyemmüm bahsinde diyor ki: Hasta kendine abdest aldıracak kimse bulamazsa teyemmüm eder. Şayet bulursa velev ecr-i misli ile olsun -bu ücreti verebildiği takdirde zâhir mezhebe göre teyemmüm edemez…. Abdest aldıracak kimse hakkında el-Bahr’da hulâsatan şöyle denilmiştir: «Kölesi, çocuğu ve çırağı gibi kendisine itaat mecbur biri bulunursa bilittifak teyemmüm edemez. Başkasını bulursa ve bulduğu kimse yardım istediği zaman edecek gibilerdense velev karısı olsun, zâhir mezhebe göre yine bilittifak teyemmüm edemez. Bazıları (Halebî kasdediliyor): (İmam A’zam’ın kavline göre teyemmüm eder, İmameyn’in kavline göre edemez. Nasıl ki kıbleye karşı duramayan veya pis yatağından başka tarafa dönemeyen bir hasta kendini döndürecek birini bulursa İmam A’zam’la İmameyn orasında aynı hilâf mevcuttur. Çünkü İmam A’zam’a göre bir mükellef başkasının kudreti ile kâdir sayılamaz) demişlerdir.» Yardımcıdan kasıt kölesi, ücretli hizmetkârı veya istendiği zaman yardım eden zevcesi, arkadaşı gibi kimselerdir. Zevce veya arkadaşın yardım etmesi ihtiyarî, köle ve hizmetkârın mecburîdir. Bu yazılanlardan anlaşılan, abdest aldıracak kimsesi bulunan müslüman teyemmüm edemez. Âlimlerin meylettiği görüş budur. Ama teyemmüm ederse de İmamı Azam’a göre caiz olur.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında “Birlikte yapılamayan şeyler otuzdört tanedir. Başında ağrı olup mesh edemeyen, abdest için; yıkanamayan da, gusl için teyemmüm edebilir denildi ise de, her ikisinin de sâkıt olacağını bildiren fetvâ daha evvel verilmiş olduğundan, bu sözle amel olunmaz” deniyor. Ne sâkıt oluyor?

Cevap: Mesh ve gusl sâkıt olur (düşer).

 

Sual: Hanefî mezhebindeyim. İhtiyaç halinde mukimken Hanbelî mezhebini, seferde iken Mâlikî mezhebini taklid ederek namazlarımı cem ediyorum. Her iki mezhebi de ihtiyaç halinde taklid eden bir kimse, su olmadığı zaman, öğle namazını teyemmümle kılmış olsa, ikindiyi de cem ederek kılmak için yeni bir teyemmüm yapacak mı? Velev ki teyemmüm gusül için veya abdest için alınmış olsun. İki namazı bir teyemmümle cem edip kılmak caiz olur mu?

Cevap: Teyemmüm Mâlikî mezhebinde vakit çıkınca bozulur.

 

Sual: Sadece iki eli veya sadece iki ayağı olan bir kimse sağlam olan uzuvlarıyla abdest alsa veya buna kadir olduğu halde bu iş meşakkatli olsa ve teyemmüm yapsa her iki halde de aldığı abdest sahih olur mu?

Cevap: Abdest uzuvlarının hepsinin yarıdan fazlası veya dört abdest uzvundan ikisi sağlam ise, abdest alır. Değilse teyemmüm eder. Hastanın ve ihtiyarın halsizlik sebebiyle abdest alamaması, teyemmüm için özür olur.

 

Sual: Bir adam, teyemmümün, bileğe kadar yapılacağını, vitrin de bir rek’at olarak kılınacağını bilse (ve bir müddet de öyle, yapsa); sonra da teyemmümün dirseğe kadar yapılacağını, vitrin de üç rek’at olarak kılınacağını öğrense, bu şekilde, önce kılmış olduğu namazları iade eder mi?

Cevap: Etmez. Fakat bu kimse bunu bilgisizliğinden ve hiç bir kimseye sorup öğrenmeden yapar, sonra da sorduğunda kendisine vitrin üç rek’at kılınması emredilirse, bu halde, önce kılmış bulunduğu vitirleri kazâ eder.(Fetava-yı Hindiye, Kaza namazları babı)

 

Sual: Teyemmüm ve iki namazı cem etme imkânı olmayan kimse, Hanbelî mezhebini taklid ederek teyemmümsüz olarak namazını kılabilir mi?

Cevap: Teyemmüm imkânı bulamayan namazı terk eder. Sonra kazâ eder. İhtiyaç olmadığı için mezheb taklidine gerek yoktur. Çünki mezheb bunu özür saymıştır. Ederse de zararı olmaz; namaz borcu düşer. Burada abdest ve namazda Hanbelî mezhebine riayet eder.

 

Sual: Yaşı yüze gelmiş çok yaşlı bir teyze var. Hep yatıyor, doğrulamıyor, çok zor yürüyebiliyor. Ama aklı başındadır. Bu teyzenin başı ile ima ederek namazını kılması gerekir mi? Bazıları artık çok yaşlı olduğu için namaz kılmasa da ondan hesap sorulmaz diyorlar. Bu teyzeye torunları bakıyor. Namaz kılması gerekiyorsa, abdest mi, teyemmüm mü aldırmaları gerekir? Eğer teyemmüm etmesi gerekiyorsa nasıl edecektir? Teyemmüm edeceği taşın en az ne kadar büyüklükte olması gerekir?

Cevap: Aklı başında ise namaz kılması şarttır. Birisi abdest aldırır veya kendisi teyemmüm eder yahud bir başkası teyemmüm ettirir. İma ile kılar. Başını rükü için biraz, secde için daha çok eğer. Kendisi yapamıyorsa, birisi taşı yüzüne ve kollarına sürerek teyemmüm yaptırır. Buna da imkân yoksa namaz kılması sâkıt olur. Dilerse abdestsiz olarak kılar. Hanbelî mezhebinde böyle bir namaz câizdir. Her elin en az üç parmağının teyemmüm edilecek şeye değmesi gerekir. İma da edemiyorsa namaz düşer.

 

Sual: Âcilen bir şey almak zorunda kalan cünüp kimse, mescide girip o şeyi alıp çıksa, caiz olur mu?

Cevap: Teyemmüm etmesi vâcibdir. (İbni Abidin)

 

Sual: Namazda kahkaha, abdesti ve namazı bozduğu gibi, teyemmümü de bozar mı?

Cevap: Bozar. (Fetava-yı Hindiyye)

 

Sual: Bir kimse, ezberinden veya yüzünden Kur an-ı kerim okumak, kabirleri ziyaret etmek, ölü defnetmek, ezan veya kamet okumak, mescide girmek veya [abdesti bozulan kimse için mescidden] çıkmak veya mushafa el sürmek gibi şeylerden birine niyyet ederek teyemmüm yapmış olsa, o teyemmümle namaz da kılabilir mi?

Cevap: Niyetini bu işe tahsis etmişse yapamaz. Zira bunların sıhhati taharete bağlı değildir. Namaz için veya hadesten taharet niyetiyle teyemmüm edilir.

 

Sual: Teyemmümde avuç içi toprağa vurulduğu için, kolları mesh ederken avuçlar da mesholunur mu?

Cevap: Kâfi gelir. Ama sünnet, kolları meshederken eller ve avuçlardan başlamaktır.

 

Sual: Kolları, dirsekten yukarıdan kesilmiş olan bir kimse, teyemmüm esnasında, geri kalan kısma mesh edecek mi?

Cevap: Mesh düşer.

 

Sual: Elleri, bileklerinden kesik olan bir kimse; teyemmüm esnasında kollarını mesheder mi?

Cevap: Evet.

 

Sual: Bir kimsenin, su aramak için başka birini göndermiş olması, bizzat kendisinin araması gibi kâfî gelir mi?

Cevap: Evet.

 

Sual: Cünüb kimsenin, abdest alacak kadar suyu varsa nasıl hareket eder?

Cevap: Abdest ve gusl için bir teyemmüm eder. Böylece cünüblük ve abdestsizlikten kurtulur. Teyemmümden sonra, abdesti bozulursa, abdestsizlikten kurtulmak için, o su ile sonra abdest alır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında “Abdestsizin mescide girerken teyemmüm etmesi müstehabdır” buyruluyor. Su varken teyemmüm caiz olmayacağına göre buradan ne anlamalıdır?

Cevap: İçeride eşyası kalmış olabilir. Su içeride olabilir. Burada su ile abdest alma imkanı yoktur. Teyemmüm ederek câmiye girer.

 

Sual: Su olsa bile cenaze ve bayram namazını kaçırmamak için teyemmüm edilip de, Cuma namazı için edilememesinin sebebi nedir?

Cevap: Cuma namazının bedeli öğle namazıdır. Bir özür sebebiyle kılınamazsa, öğle namazı kılınır ve Cuma’nın yerine geçer. Ama cenaze ve bayram namazının bedeli yoktur. (Nimet-i İslâm)

 

Sual: Fıkıh kitaplarında şöyle deniyor: “Cünüb kimsenin vücûd yüzeyinin yarıdan fazlası yara veya çiçek, kızıl gibi ise, teyemmüm eder. Derisinin çoğu sağlam ise ve yaralı kısımları ıslatmadan yıkanması mümkün ise, su ile gusl edip, yaraların üzerini mesh eder. Yaralı kısımları ıslatmadan yıkanamazsa, yine teyemmüm eder”. “Başında ağrı olup mesh edemeyen, abdest için; yıkanamayan da, gusl için teyemmüm edebilir denildi ise de, her ikisinin de sâkıt olacağını bildiren fetvâ daha evvel verilmiş olduğundan, bu sözle amel olunmaz.” Bu iki ifade arasında tenakuz (çelişki) yok mudur? Yıkanamayan, gusl için teyemmüm eder mi, sâkıt mı olur?

Cevap: Yardımcı ile de yıkanamayandan gusl de, teyemmüm de sâkıt olur. Az da olsa yıkanabilen teyemmüm eder.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında diyor ki: “Cünüb kimse, bedeninin bir kısmını yıkayacak kadar veya abdest alacak kadar su bulursa, abdest ve gusl için, bir teyemmüm eder. Teyemmümden sonra, abdesti bozulursa, o su ile sonra abdest alır.” “Cünüb bir kimse, teyemmüm ettikten sonra, abdesti bozulursa, Hanefîde cünüb olmaz. Mâlikîde olur. Az su varsa, yalnız abdest alır.” Cünüb bir kimse, teyemmüm ettikten sonra, abdesti bozulursa Maliki’de tekrar cünüp olduğuna göre aynı zamanda abdestsiz de oluyor. O zaman böyle cünüb olan birinin üstteki ifadeye göre abdest ve gusl için bir teyemmüm etmesi lâzım olduğuna göre, neden abdest alıyor? Böyle cünüb olan biri yalnız abdest alınca cünüblükten kurtulmuş oluyor mu?

Cevap: Gusl ve abdest için teyemmüm edildiğinde, abdesti bozan bir şey olursa, Mâlikîde guslü de bozuyor; Hanefîde ise yalnız abdesti bozuyor. Bu kimse, su varsa, gusleder; su az ise yalnız abdest alır.

 

Sual: Ayağımda şeker hastalığından dolayı yara vardır. Doktor su değdirmememi söyledi. Nasıl gusl abdesti alabilirim?

Cevap: Yıkanması farz olan uzuvda bulunan yaraya su zarar verirse, mesheder. Mesh de zarar verirse, üstüne bez sarıp mesheder. Bu da mümkün değilse, orayı yıkamaz. Eğer uzuvlarının yarısı veya yarıdan fazlası böyle ise, teyemmüm eder.

 

Sual: Granit ile teyemmüm olur mu?

Cevap: Evet. Her çeşit taş ve toprak ile olur.

 

Sual: Katır ve merkeplerin içtiği sularla abdest alınır mı?

Cevap: Temiz su yok iken, eşek, katır artığı ile abdest alınır ve sonra teyemmüm edilir.

 

Sual: Mâlikî mezhebinde kiremit, tuğla veya fırınlanmış seramik ile teyemmüm olur mu?

Cevap: Muhtasar-ı Halil üzerine Mevvâk hâşiyesinde “Fırınlanmış tuğla ve kiremit ile teyemmüm olmaz” demektedir. el-Fıkhu ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa’da da böyledir. Toprak cinsinden her şey, taş, mermer ile teyemmüm câizdir.

 

Sual: Hanefi olup, gusl abdesti için Mâlikî mezhebini taklit eden biri, bir zaman tuğla ile teyemmüm yapmış olsa; sonra pişmiş tuğla ile teyemmüm Mâlikî’de caiz olmadığını öğrense, ne lâzım gelir?

Cevap: Bilmemek özürdür. Sâfiî’de câizdir. Diğer şartlara da uymuşsa, bu mezhebe göre teyemmüm sahihtir. Değilse kaza etmelidir.

 

Sual: Abdest almaya gücü yetmeyen bir yaşlının gelini olsa, bu yaşlı kadın teyemmüm edebilir mi?

Cevap: Evet. Hizmetçisi veya çocuğu varsa, bunlar abdest aldırır veya teyemmüm eder.

 

Sual: Çok yaşlı birisi abdest alamazsa ne yapması lazım gelir?

Cevap: Yaşlılık, teyemmüm  için özürdür.

 

Sual: Yolda otobüste bir kişi ihtilam olsa, vasıtanın durduğu duraklarda su olsa, ama gusül alma imkânı bulunmasa, vasıta beklemeyecek ve namaz vakti çıkacak olsa ne lâzım gelir?

Cevap: Teyemmüm ile kılıp sonra namazı kazâ eder.

 

Sual: Karnında ameliyat yaraları olan hasta, teyemmüm ile guslünü alsa, sonra su ile namaz abdesti alarak namazlarını kılsa, her yeni vakit girdiğinde guslü yenileyecek midir?

Cevap: Guslü bozan şey olmadıkça bu teyemmüm hem gusl, hem abdest için kâfidir. Gusül namaz içindir; tekrar su ile abdest alması gerekmez.

 

Sual: Toprak testiye teyemmüm olur mu?

Cevap: Sırlanmamış ise Hanefî’de olur. Fırınlandığı için Malikî’de olmaz.

 

Sual: Gece cünüp olup güneşin doğmasına az kala uyanınca sular kesik olsa, teyemmüm alıp sabah namazını kılabilir mi?
Cevap: Son ana kadar bekler, su gelirse yıkanır; gelmezse teyemmüm edip kılar; sonra ihtiyaten kaza eder.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler