Sual: Yahudilerin okudukları Talmud nedir? Neleri ihtiva etmektedir?

Cevap: Yahudilerin Tevrattan sonraki kudsi kitaplarıdır. (Sözlü emirler) dedikleri kitaptır. Talmud, 2 kısımdan meydana gelmiştir. Bunlar Mişna ve Gamaradır:

Mişna: İbranice tekrar demektir. Sözlü emirlerin, kanun haline getirilmiş ilk Hâlidir. Yahudi îtikadına göre, Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma, Tur dağında Tevrat kitabını (Yazılı emirleri) verdiği gibi, bazı ilimleri, yani (Sözlü emirler) i de söyledi. Mûsâ “aleyhisselâm”, bu ilimleri Harun, Yuşa ve Eliazara “aleyhimüsselâm” bildirdi. Bunlar da, kendilerinden sonra gelen Peygamberlere bildirdiler. Eliazar, Şuayb aleyhisselâmın oğludur [Mîr’at-i kainat]. Uzeyr aleyhisselâma yahudilerin Azra dedikleri (Müncid) de yazılıdır.

Bu bilgiler, neslden nesle, yani hahamlardan hahamlara rivayet edildi. Milattan önce 538 ve milattan sonra 70 senelerinde çeşitli Mişnalar yazıldı. Bunlara yahudilerin adetleri, kanun müesseseleri, hahamların bir mevzudaki tartışmaları ve şahsi görüşleri de karıştırıldı. Böylece Mişnalar, hahamların indi görüş ve münakaşalarını ifade eden kitaplar haline geldi.

Yahudi hahamlarından Akiba, bunları topladı ve kısımlara ayırttı. Talebesi, haham Meir, bunlara ilaveler yaparak basitleştirdi. Daha sonraki hahamlar bu rivayetlerin, telifi ve bir araya toplanması için çeşitli usûller ve şartlar koydular. Böylece pek çok rivayetler ve kitaplar zuhûr etti. Nihâyet bunlar, Mukaddes Yehudaya (Judah Hanesiye) ulaştı. Yehuda, bu karışıklıklara son vermek için, miladın 2. asrında, bu kitapların en sağlam kabul edilenini yazdı. Yehuda, mevcûd nüshalardan, bilhassa Meirin yazdığı nüshadan istifade ederek, kırk yılda bir kitap vücuda getirdi. Bu kitap, diğerlerini içinde toplıyan, en son ve meşhur (Mişna) oldu.

Mişna’nın yazılmasına iştirak eden, fikirleri Mişna’da yazılı olan, miladi 1. ve 2. asırda yaşayan yahudi hahamlara (Tannaim) yani (muallim) derler. Yehuda en son muallimlerdendir. (Hakim) diye de tabir olunurlar. (Gamara) nın toplanmasına iştirak eden hahamlara (Amoraim) yani (izahcılar) derler. Bunlar muallimlerin fikirlerinin yanlışını çıkaramaz, ancak izah edebilirler. Milattan sonra 6 ve 7. asırlarda, Talmuda şerh ve ilave yapanlara (Saboraim) yani (akıllılar veya münakaşacılar) denildi. Talmudu şerh ve tefsir eden hahamlardan, yahudi konsillerinin başkanı olanlarına (Geonim) denilir ki fetva veren demektir. Konsil başkanı olmayanlara ise (Posekim) yani karar verenler, tercih edenler derler.

Yehudadan sonra gelen hahamlar, Mişnaya ilave ve şerhler yapmışlardır. Mişna’nın lisanı, kendisinde Yunanca ve Latincenin tesiri görülen Yeni İbranice (Neo Hebrew)dir.

Mişna’nın yazılmasından maksat, yazılı emir kabul edilen, Tevratı tamamlayıcı olan, sözlü emirleri tanıtmaktır. Yehuda’nın, yazdığı Mişnaya almadığı ve diğer hahamların yazdığı Mişnalardaki malumatlar sonradan toplandı. Bunlara İlaveler (Tosefta) denildi.

Mişnalar, Tevratlardan daha basit olup kelime ve cümle şekilleri onlardan çok farklıdır. Emirler, umumî kaideler şeklinde bildirilmiştir. Dikkat çekici misaller verilmiştir. Vaki olmuş hadiselere bâzen rastlanılır. Emirler beyan edilirken, kaynak olarak Tevratlarının âyetleri verilir. Mişna 6 kısımdan müteşekkildir:

1- Zeraim (tohumlar),

2- Moed (Mübarek günler, Bayram ve oruç günleri gibi),

3- Naşim (Kadınlar),

4- Nezikin (Zararlar),

5- Kedoşim (Mukaddes şeyler),

6- Tehera (Taharet, temizlik)dir. Bunlar 63 risaleye, risaleler de cümlelere taksim edilmiştir.

Gamara: Yahudilerin Filistin ve Babil’de 2 mühim dini mektepleri vardı. Bu mekteplerde, Amoraim (izahcılar) denilen hahamlar, Mişnanın mânâsını açıklamaya, tezadları düzeltmeye, örf ve adetlere dayanarak verilen hükümlere kaynak aramaya, olmuş veya olmamış, yani teorik meseleler üzerinde hükümler vermeye çalıştılar. Babil’deki hahamların yaptıkları şerhlere (Babil Gamarası) denildi. Bu Gamara, Mişna ile beraber yazıldı. Meydana gelen kitaba (Babil Talmud) u denildi. Kudüs’teki hahamların yaptıkları şerhlere de, (Kudüs Gamarası) denildi. Bu Gamara da Mişna ile beraber yazıldı. Meydana gelen bu kitaba (Kudüs Talmud) u denildi.
Filistin Gamarası, bir rivayete göre miladi 3. asırda tamamlandı.

Babil Gamarası, miladın 4. asrında başladı ve 6. asrında tamamlandı.

Daha sonra, Kudüs ve Babil şerhleri tefrik edilmeksizin Mişna ve bir Gamara’ya (Talmud) tabir edildi. Babil Talmudu, Kudüs Talmudu’nun 3 misli daha uzundur. Yahudiler, Babil Talmudu’nu Kudüs Talmudu’ndan daha üstün tutarlar. Mişnanın 1-2 cümlesi, bâzen Talmud’da 10 sayfa anlatılır. Talmudun anlaşılması, Mişna’dan daha zordur. Her yahudi, din eğitiminin 3’te 1’ini Tevrat, 3’te 1’ini Mişna, 3’te 1’ini de, Talmuda ayırmak mecburiyetindedir.

Hahamlar, Talmud’da, bir kimse kötü bir şeye niyet etse, onu yapmasa bile günahkar olacağını bildirmişlerdir. Onlara göre, hahamların nehy ettiği bir şeyi yapmaya niyet eden kişi, necis, pis olur. Bu îtikatların [inançların] kaynağı olan Talmuda müslümanlar (Ebül-Encas = Necasetlerin babası) demiştir. (Hebrew Literature sayfa 17). Yahudiler, Talmuda inanmayanı, onu kabul etmeyeni, yahudi saymazlar. Bunun için yahudiler, sadece Tevratı kabul eden ve ona bağlanan Karaim yahudilerini yahudi kabul etmezler.

Yahudi din adamları, Kudüs ve Babil Talmudları arasında büyük farklar, tezadlar olduğunu itiraf etmekten sakınırlar.

Babil Talmudu, ilk defa miladi 1520-1522 de, Kudüs Talmudu ise, 1523 senesinde Venedik’te basıldı. Babil Talmudu, Almanca ve İngilizceye, Kudüs Talmudu da, Fransızcaya tercüme edilmiştir.

Babil Talmudu’nun % 30’unu, Kudüs Talmudu’nun % 15’ini hikayeler ve kıssalar teşkil eder. Bu hikayelere (Hagada) derler. Yahudi edebiyatının esasını bu hikayeler teşkil eder. Mekteplerinde bunları okuturlar. Yahudi mekteplerinde, hatta üniversitelerinde Tevrat ve Talmudun öğrenilmesi ve öğretilmesi mecburidir.

Hristiyanlar, Talmuda düşman olup ona şiddetle hücum etmektedirler. Hristiyanların, yahudilere yaptıkları zulümleri, işkenceleri, burada zikretmiyeceğiz. Ancak, hristiyanların yahudilere Talmudla ilgili yaptıkları zulümlerden kısaca bahsedelim:

Fransa, Polonya ve İngiltere gibi, hristiyan beldelerde, Talmudlar toplattırılmış ve yakılmıştır. Yahudilerin evlerinde bile Talmud bulundurmaları yasak edilmiştir. Talmud hükümlerini açıklayan en mühim kişiler, Yahudi dönmeleri Nicolas Donin ile Pablo Christianidir. Pablo Christiani, miladi 13. asırda, Fransa ve İspanya’da yaşamıştır. 1263 senesinde İspanya’nın Barcelona şehrinde yapılan münazarada hahamlar, Talmudun katı prensiblerine ve yazılarına karşı varid olan suallere (Cevap veremediler) , bunları müdafaadan âciz kaldılar.

(El-Kenz-ül-Mersüd fi Kavaid-it-Talmud) kitabının beyanına göre, Talmud’da, Îsâ aleyhisselâmın Cehennemin derinliklerinde, zift ve ateş arasında olduğu, hazret-i Meryemin asker Pandira ile zina ettiği, kiliselerin necaset dolu [pislik] olduğu, papazların kelblere [köpeklere] benzediği, hristiyanların öldürülmesi lazım olduğu gibi hususlar yazılıdır.

927 [m. 1520] de Papanın izini ile Babil Talmudu, 3 sene sonra da Kudüs Talmudu basılmış, bundan 30 yıl sonra yahudiler için felaketler zuhûr etmiştir. 9 Eylül 1553 de Roma’da ele geçirilen bütün Talmud nüshaları yakılmıştır. Bu hâl, diğer İtalya şehirlerinde de tatbik edilmiştir. 1554 senesinde Talmud ve diğer İbranice kitaplara sansür konulmuştur. 1565 de Papa, Talmud kelimesinin kullanılmasını dahi, yasak etmiştir.

1578-1581 seneleri arasında Talmud, Basel şehrinde yeniden basılmıştır. Bu baskıda, bazı risaleler çıkarılmış, hristiyanlığı kötüleyen birçok cümleler kaldırılmış, birçok kelimeler de değiştirilmiştir. Bu tarihten sonra, Papalar yine Talmudları toplatmışlardır.

Endülüs Emevi Sultanlarının 9.su II. Hakem, haham Joseph Ben Masesa emrederek, Talmudu Arapcaya tercüme ettirmiştir. Okunduktan sonra, bu tercümeye (Keseye konan pislik) ismi verilmiştir. II. Hakem, 366 [m. 976] da vefât etti.

Karaim yahudileri, Talmudu reddetmiş ve bunu bidat kabul etmişlerdir.

Talmuda göre kadın, dini mekteplere alınamaz. Çünkü hafif akıllıdır ve ona din eğitimi şart değildir. (Kim kızına Tevrat öğretirse, ona kötü bir şey öğretmiş olur) cümlesi haham Eliazerindir. (Mişna, Naşim (kadınlar), Sotak kısmı 216). Yahudi haham Mûsâ bin Meymun, bundan maksadın Tevrat değil, Talmud olduğunu zikretmiştir.

Talmud, müneccimliğin insan hayatına hüküm eden bir ilim olduğunu bildirmektedir. Talmud, (Güneş tutulması, milletler için kötü bir alâmettir) demektedir. [Evil-Sign] Ay tutulmasının ise, yahudiler için kötü bir alâmet olduğu yazılıdır. Talmud, sihir ve kehanetlerle doludur. Birçok şeyleri ifritlere (Demons) bağlamışlardır. Haham Rav Hunr (Her birimizin sağında 10.000, solunda 10.000 ifrit [şeytan] bulunur) demektedir. Haham Rabba ise, (Havradaki vaaz sırasında zuhûr eden izdiham, ifritler sebebi iledir. Elbiselerin eskimesi, ifritlerin sürtünmelerindendir. Ayakların kırılması, yine ifritler sebebi iledir) demektedir. Talmud’da, şeytanların, öküzlerin boynuzlarında raks ettikleri, şeytanın Tevrat okuyanlara zarar veremeyeceği, Cehennem ateşinin, Beni İsrailin günahkarlarını yakmıyacağı yazılıdır.

Yine Talmud’da, Beni İsrailin günahkarlarının 12 ay Cehennemde yanacağı, Kıyameti inkâr edenlerin ve diğer milletlerden olan günahkarların elim bir azap içinde ebedî olarak kalacakları, orada vücutlarının kurtlarının ölmeyeceği ve ateşlerinin sönmiyeceği yazılıdır.

Yine bazı hahamlar Talmud’da, ruh cesetten ayrıldıktan sonra, hesap olmadığını, günahlardan cesedin mesul olduğunu, ruhun cesetten mesul olmasının mümkün olmadığını yazmışlardır. Başka bir haham da, yine Talmud’da buna itiraz etmiştir.

Talmud’da, (Hahamlardan bâzıları, insan ve karpuz yaratmaya kâdirdir) diye yazılıdır. Bir hahâmın, bir kadını dişi merkeb haline getirdiği, üzerine bindiği, onunla çarşıya gittiği, sonra da başka bir hahâmın, onu eski haline çevirdiği, Talmud’un rivayetlerindendir. Talmud’da, hahamların harikulade işleri, yılanlar, kurbağalar, kuşlar ve balıklara ait pekçok efsane ve kıssaları yazılıdır. Yine Talmud’un beyanına göre, ormanda bir yırtıcı hayvan olup Rum kayseri bunu görmek istemiş, bu hayvan Roma’ya 400 mil yaklaşınca kükremiş ve Roma şehrinin duvarları yıkılmıştır. Yine Talmud’un beyanına göre, ormanda bir yaşında bir öküz, Tur dağı kadar imiş. Çok büyük olduğu için, bunları kurtarmak Nuh aleyhisselâma çok zor gelmiş ve bunlardan sadece birini boynuzlarından gemiye bağlamış. O zamanın Bashan (Bolan) beldesinin maliki olan (Avc), vücudu çok büyük olduğu için, gemiye binememiş, o da öküzün sırtına binmiş. Bu melik Avc, dünya kadınlarından biri ile evlenen bir melekten doğan Amalikalılardan imiş. Ayağı 40 mil uzunluğunda imiş. Akıl ve mantığın asla kabul edemeyeceği daha nice safsatalar…

Yine Talmud’un bildirdiğine göre, Titus mabede girmiş, kılıcını çekerek mabedin perdesini parçalamış ve perdeden kan akmış, onu cezalandırmak için, bir sivrisinek gönderilmiş ve beynine girmiş. Titus’un beyninde sinek güvercin gibi oluncaya kadar büyümüş. Titus ölünce kafası açılmış, sivrisineğin bakırdan bir ağzı ve demirden ayakları olduğu görülmüş imiş.

Hahamların öğrettiği şeylere itiraz edenlerin cezalandırılacağı, bir yahudi, bir yabancı yanında bir yahudinin aleyhine şahitlik yaparsa, lanetleneceği, bir yahudinin yabancıya karşı yaptığı yeminin hükmü olmadığı, yine Talmudun beyanlarındandır.

Talmudun Hoşem hamişpat, Yoreh deah, Sultan Arah kısımlarında, (Yahudi olmayan kimselerin kanını akıtmak Allaha kurban takdim etmektir), (Yahudilik maksat ve gayesi için işlenen bütün günahlar, gizli olmak şartı ile mubahtır), (Yalnız yahudi olanlara insan gözü ile bakılır. Yahudi olmayanlar birer hayvandır), (Allah dünyanın bütün servetini sadece yahudilere tahsis etmiştir), (Hırsızlık etmeyiniz emri sadece yahudiler içindir. Diğer milletlerin canları ve malları helaldir), (Yahudi olmayanların ırzı, namusu helaldir. Zina etmiyeceksin emri yahudiler içindir), (Yahudi olmayanın, malını çalan ve işini elinden alan bir yahudi, iyi bir iş yapmıştır), (Emirlerimizi, yahudi olmayan birine haber vermek, bütün yahudileri katledilmeleri için ihbar etmekle aynıdır. Yahudi olmayanlar, kendileri için öğrettiğimiz şeylerden malumat sâhibi olunca bizi sürgün ederler), (Ziraatten daha aşağı bir iş yoktur) gibi cümleler vardır.

Talmud’da, yahudilerin bekledikleri Mesih için, (Mesih, yahudi olmayanları, harp arabalarının tekerlekleri altında ezecektir. Büyük harp olacak ve insanların 3’te 2’si ölecektir. Yahudiler gâlip olacak, mağlub olanların silahlarını 7 sene yakacak olarak kullanacaklardır.

Diğer milletler yahudilere itaat edeceklerdir. Mesih hristiyanları kabul etmiyecek ve onları tamamen imha edecektir. Bütün milletlerin hazineleri yahudilerin ellerine geçecek, yahudiler çok zenginleşecekler. Hristiyanlar yok edilince, diğer milletlerin gözleri açılacak, onlar da yahudi olacaklardır. Böylece yahudiler dünyaya hâkim olacak, dünyanın hiç bir yerinde yahudi olmayan kimse kalmayacaktır) demektedir.

TENBİH 1 Görülüyor ki hristiyanlar ve yahudiler, her zaman müslümanlara saldırmış, kitapları ile radyo ve televizyonları ile ve devlet kuvvetleri ile İslamiyeti yok etmeye çalışmışlardır. Bu saldırılarının başarılı olması için, önce İslam ilimlerini, İslam âlimlerini yok etmişler, gençlerin dinden habersiz, câhil yetişmelerini sağlamışlardır. Hristiyan misyonerlerinin ve hâin komünistlerin tuzaklarına düşerek, onların hilelerine, yalanlarına aldanan, İslamiyetin meziyetlerini, üstünlüklerini ve ecdadının şanlı, şerefli başarılarını öğrenmekten mahrum bırakılan müslüman evlatlarından bâzıları, zamanla söz ve yazı sâhibi oldular. Ötede beride, cahilce, ahmakça konuşmaya başladılar. Mesela, (Dedelerimiz çöl kanunlarına tâbi olmuş, İslâmın akıllara, fikirlere vurduğu kara zincirler içinde hareketsiz kalmış, ilk çağ hayatı yaşamışlar. Öldükten sonra, dirilmek varmış. Cennetlerde nimetler, eğlenceler, Cehennemde ateşte yanmak varmış gibi telkinler altında dünyadan soğutulmuş, tanrı dedikleri, ne olduğu belirsiz birisine tevekkül ederek, tembel, miskin, hayvan gibi yaşamışlar. Biz onlar gibi gerici değiliz. Üniversiteyi bitirdik. Avrupa ve Amerika medeniyetini, bunların fende, teknikteki ilerlemelerini takip ediyoruz. Zevk ve eğlence içinde yaşıyoruz. Namaz, oruç gibi şeylerle zamanımızı öldürmüyoruz. İlerici, aydın kimsenin camide, Mekkede işi ne? Oğlan, kız bir arada, çalgı, şarki içki kumar,……, gibi zevkler, eğlenceler bırakılıp da, namaz, oruç, mevlüt gibi can sıkıcı şeylerle ömür çürütülür mü? Cenneti, Cehennemi kim gitmiş, kim görmüş. Yaşadığımız tatlı hayat, bir vehim, bir hayal için terkedilir mi?) diyorlar. Halbuki özendikleri, övündükleri dünya hayatı geçip gitmekte, hayal olmakta, sevdiklerinden ayrılmaktadırlar. Bu zavallı kimselerin, imrendikleri, aydın, ilerici, modern dedikleri Avrupalı, Amerikalı devlet, siyaset, fen adamlarının ve benzemeye özendikleri milyonlarca batılının, öldükten sonra dirilmeye, Cennete, Cehenneme, Allahü teâlâya ve Peygamberlere inandıklarını, her pazar günü akın akın kiliselere giderek ibâdet ettiklerini, bu kitabımızdan öğrenerek, insafa gelmelerini, aldatılmış olduklarını anlamalarını dileriz.

TENBİH 2 – Hristiyanların ellerinde bulunan 4 İncil kitabının Allahü teâlâ tarafından gönderilmiş olan İncil olmayıp, papazların yazdığı tarih kitâbı oldukları, yahudilerin okudukları Tevrat ve Talmud’un da, hahamların uydurdukları yazılarla dolu olduğu, bu kitabımızda vesikalarla ispat edilmiştir. Kurân-ı Kerîm ise, Allah’ın sevgili peygamberi olduğu, sayısız mucizelerle meydanda olan Muhammed aleyhisselâmın getirdiği Allah kelamı olduğu, güneş gibi meydandadır. Aklı ve ilmi olan hristiyanların ve yahudilerin bu hakikatları anlayarak seve seve müslüman olduklarını gazetelerde her gün okuyoruz.

Tavsiye Yazı –> Yahudilik ve tevrat

 

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler