Sual: İslam hukukunda sirkat suçunun cezası nedir?

Cevap: Sirkat, başkasının bir şeyini gizlice almak demektir. Başkasının az veya çok malını, haksız olarak ve rızası olmayarak almak, yani çalmak veya gasp etmek haramdır. Mükellef olan, yani akıllı ve baliğ olan erkek, kadın, köle, efendi, müslüman veya zimmi, gören ve konuşabilen bir kimse, 10 dirhem halis gümüş parayı veya değerinde olan ve her dinde mütekavvim olan ve durmakla bozulmayan bir malı, müslüman veya zimmi olan sâhibinin mülkünden, yani başkalarının izinsiz olarak açmaları veya girmeleri câiz olmadığı yerden, Darülİslamda, hepsini bir defada gizlice alırsa ve mal sâhibi de dava ederse, sağ eli bilek mafsalından kesilir ve kan akmaması için hemen kaynar yağ içine sokulur. Çok sıcak ve çok soğuk havalarda ve ağır hasta olunca kesilmez, habs olunur. Hava veya hasta iyi olunca kesilir. İkinci defa çalanın sol ayağı da oynak yerinden kesilir. Üçüncüsünde bir yeri daha kesilmeyip, tövbe edinceye kadar habs olunur. Buradaki dirhem,14 kırat veya 3,36 gramdır ki on adedinin ağırlığı, yedi miskal ağırlığındadır. Buna göre, sirkat nisabı, 33 gram ve 60 santigram gümüş paradır.

[Gümüş kullanılmayıp başka cins para kullanılan yerlerde yedi gram gümüşün kıymeti, bir gram altın değeri kadardır. Yani altın, aynı ağırlıktaki gümüşten, her zaman, yedi defa daha kıymetlidir. 33,6 gram gümüşün kıymeti, 4,8 gram, yani bir miskal altın olup 1 altın liranın üçte ikisi kıymetindedir. İmâm-ı Malik’e ve Ahmed bin Hanbel ve Şâfiî’ye göre “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” sirkat nisabı 3 dirhem, yani 7 gram ve 26 santigram gümüş veya rubu dinar, yani [0,87] gram altındır. Görülüyor ki [0,87] gram altından aşağı değerdeki malı çalanın kolu hiçbir mezhepte kesilmez. Kesilirse, zulüm yapılmış olur].

Et, sebze, meyve, süt, çalınca el kesilmez. Çünkü, bunlar, zamanla bozulur. Müslüman veya zimmi, müslümanın şarabını, içkisini çalarsa kesilmez. Zimmi zimminin içkisini, hınzırını, leşini çalarsa kesilmez.

Bir kişi, birkaç kimseden, bir defada nisâb miktarı çalarsa kesilir. 2 kişi, bir kimseden nisâb miktarı çalarlarsa kesilmez. Çünkü, bir hırsızın hissesine nisapdan az düşmektedir. Her birine nisâb miktarı düşerse, elleri kesilir. Babasının veya kendisine bakması lazım olanın evinden çalarsa kesilmez.

Hırsızlık, çalanın bir kere söylemesi veya iki âdil erkek şahitin haber vermesi ile belli olur. Soruşturma yapıncaya kadar, sanık habs olunur. Çünkü, had sanıkları kefil ile bırakılmaz. Şüpheli, sabıkalı olanı, söyletmek için dövmek câizdir.

İkrar etmesi veya şahit ile hırsızlık anlaşıldıktan sonra, mal sâhibi, bu kimse benim malımı çalmadı veya ona hediye, emânet etmiştim veya şahitler yalan söylüyor derse kesilmez. Hakimin, böyle söylemesini teklif etmesi sünnettir. Mal sâhibi affettim derse, kesilir. Çünkü, had, Allahü teâlânın hakkıdır. Kul, bunu affedemez. Müslümanın çaldığına iki kâfir şahit olursa kesilmez. El kesilirken iki şahitin de hazır bulunması şarttır.

Kıymetli taşlar çalınca kesilir. Kıymetsiz olan, parasız ele geçebilen, odun, ot, balık, kuş, hatta tavuk, av hayvanı, kireç, kömür, tuz, saksı, cam [çünkü ikisi çabuk kırılır], ekmek, süt, her taam, içkiler, çalgılar, salib, oyun aletleri, kapı, camiden ayakkabı, Kurân-ı Kerîm, çocuk, her çeşit kitap ve köpek çalmakla, mezar soymakla, sahrada saklı malı çıkarmakla, türbeyi, umumî yerleri, vakıf ve Beytülmalı soymakla, alacaklısından alacağını veya benzerini çalmakla had lazım gelmez. Mesela, alacağı altın yerine, gümüş çalması câiz olur. İmâm-ı Şâfiîye göre “rahmetullahi teâlâ aleyh” parası yerine, borclusunun eline geçireceği, aynı kıymetteki malını alabilir. Zaruret halinde Şâfiî mezhebini taklit etmek câiz olur.

Zi-rahm-i mahrem olandan, başkasının malını dahi çalarsa kesilmez. Süt ile mahrem olandan çalarsa kesilir. Zi-rahm-i mahreminin malını, başkasının evinden çalarsa kesilir.

Zevcesinden, zevcinden, zi-rahm-i mahrem kadın akrabasının kocalarından ve zevcesinin zi-rahm-i mahrem erkek akrabasından çalarsa kesilmez. Bu sonunculara (Ashar) denir. Ganimet malından, müşteriye açık olan hamamlardan ve dükkanlardan çalarsa, misafir ev sâhibinden çalarsa, bir hırsız çaldığı şeyi evden çıkarmadan yakalanırsa kesilmez.

Umumî yerlerde, mesela mescitte, trende, vapurda, otobüste sâhibinin yanında olan şeyi çalana, sâhibi uykuda iken bile olsa, had yapılır.

Elini sandığa, birisinin yakasına, cebine, koluna sokarak çalanın kesilir. Hırsız eve girip eşyayı toplasa, başkası da girip, hırsızı elinde olanlar ile birlikte yüklenip dışarı çıkarsa, yalnız hırsızın eli kesilir. Bunun gibi, namaz kılan birinin üstüne, necaset bulaşık hayvan konsa, namazı bozulmaz. Çünkü, necaset, namaz kılanın üzerinde değil, hayvanın üzerindedir.

Sağ eli kesildikten sonra, çaldığı bu malın bedelini ödemez. Mal mevcûd ise, sâhibine verilir. Satmış ise, yine sâhibine geri verilir. Sâhibi parasını müşteriye öder. Hırsızın, malı kullanması haramdır. Müşteri kullanmış ise sâhibi müşteriden kıymetini ister. Müşteri de, hırsızdan fiyatını geri ister.

Eve hırsız gelip malı götürse, mal nisâb miktarından az ise de, hırsızla dövüşmek câizdir. Malı bırakırsa dövüşülmez. Hırsızı öldürürse, yalnız diyet verir.

 

Tavsiye Yazı –> Cezalara Dair Sualler

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler