Sual: Bülûğa ermiş erkek annesiyle aynı yatakta yatabilir mi?

Cevap: 10 yaşını geçmiş oğlan çocuğu, annesiyle, kızkardeşiyle, yabancı kadın veya erkekle aynı yatakta yatamaz. Babasıyla yatabilir. Kız da annesiyle yatabilir. (İbn Âbidîn, İstibrâ babı.)

 

Sual: Fıkıh kitaplarında ‘güzel oğlan’ tabiri geçiyor. Babaların da böyle çocukları sakalsız dışarı çıkarmadığı yazıyor. Güzel oğlan ne demektir?

Cevap: 10-12 yaşlarından itibaren bülûğa ermemiş veya ermeye yaklaşmış parlak, beyaz, tüysüz çocuklar, bazı kimselerde kötü hisler uyandırabilir. Böyle oğlana şehvetle bakmak câiz değildir. Homoseksüel temâyüllere vesile olabilir. Eskiden böylelerini dışarı çıkarmaz veya yüzüne tül örtüp öyle çıkarırlarmış. Büyük âlimlerden biri, hocasına ilk geldiğinde parlak bir delikanlı imiş. Hocası ders verirken onu direk arkasına oturturmuş. “Siz de mi?” diye soranlara, “Nefsin hainliğinden kimse emin değildir” buyurmuş. Yani hep dikkatli olun demek istemiş.

 

Sual: Gayrımüslim kadının avretine bakmak câiz midir?

Cevap: Müslüman kadının avret yerine bakmak haram olduğu gibi, gayrımüslim kadına da bakılmaz. Ama Tatarhâniye’de rivayet ediliyor ki gayrımüslim kadının saçına bakmakta bir beis yoktur. (İbn Âbidîn, İstibra babı.)

 

Sual: İslamiyette mahrem-namahrem ve diğer konularda helal ve haram olma hükümlerine dâir bilgileri öğrenebileceğim bir kitap tavsiye edebilir misiniz?

Cevap: Bu konularda birçok eser telif edilmiştir. Reddü’l-Muhtar (İbn Âbidîn) adlı eser okunabilir. Türkçe Tam İlmihâl Seadeti Ebediyye isimli eserde bu bahisler Reddü’l-Muhtar’dan derlenerek hazırlanmıştır.

 

Sual: Benim otistik bir oğlum var. Bülûğa ermiştir. Kadınların yanına girmesi câiz midir?

Cevap: Kur’an-ı kerimde mümin kadınların, tâbiîn denilen ve erkekliği kalmamış hizmetçiler ile kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan örtünmemesine ruhsat verilmektedir (Nur Suresi: 31). Erkekliği kalmamış hizmetçi için, hareketleri kadınsı kişileri veya erkeklik uzvu bulunmayanları yahud faal olmayan ihtiyarları yahud da kadınlara ne yapacağını bilmeyen saf kimseleri kasdettiği hususunda tafsilât vardır. O halde böyle bir çocuk, kadınlara ne yapacağını bilmeyen bir halde ise, kadınlara bakmakta mazurdur. Kadınlar böyle bir çocuğun yanına girip başlarını açabilir ise de, İbni Ümmi Mektum hadîsi gereğince bununla yalnız kalmamak ve başını açmamak takvâdır. (İbn Âbidîn, Bakma ve Dokunma bahsi.)

 

Sual: Başörtüsü omuzlara dökülmeli mi yoksa yakayı kapatsa yeterli mi? İnce başörtüsü kullanmak caiz mi?

Cevap: Omuzlar örtülü ise, yakayı kapatsa kâfidir. Omuzlara dökülmesi iyidir. İçini (saçları) gösteren başörtüsünün yok hükmünde olduğunu Hazret-i Peygamber bildirmektedir.

 

Sual: Bazı milletlerarası hava meydanlarında emniyet gerekçesiyle vücut hatları belli olacak şekilde elektronik tarama yapılmaktadır. Böyle bir uygulamaya maruz kalacak olursak ne yapmalıyız?

Cevap: Şer’en bir mahzuru yoktur. Aynadaki görüntü gibidir. Kendi görüntüsü değildir. Olsa bile, kanunun emri ikrahtır, zarurettir.

 

Sual: Tüp bebekle çocuk sahibi olmak caiz midir, şartları nelerdir? Cinsiyet tesbit usulleri caiz midir? Kur’an-ı kerimde bebeğin cinsiyetini Allahtan başka kimsenin bilemeyeceği yazıyormuş.

Cevap: Aralarında nikâh bağı bulunan kadın ve erkek arasında yapılması şartıyla câizdir. Ancak kadının avret yerini zaruret olmadan başkası göremeyeceği için, kadın rutin jenital muayene için doktora gittiğinde tüp bebek muamelelerinin yapılması mümkündür. Çocuğun cinsiyetini tesbit etmek câizdir. Bu, gayb sayılmaz. Âletle anlamak gözle görmek gibidir. O halde gayb değildir. Kur’an-ı kerimde mealen “Rahimlerde ne olduğunu Allah’dan başka kimse bilemez” buyuruluyor. Bunu cinsiyete hasretmek doğru değildir.

 

Sual: Erkeğin, vefat eden eşinin başı açık resimlerine bakması haram mıdır?

Cevap: Şehvetsiz bakabilir. Çünki ölüm ile nikâh sona erer.

 

Sual: Kadınların kollarının dar bir bluz ile örtünmesi caiz midir?

Cevap: Kadınların kolları dar bluzla yabancı erkeğe örtünmüş olmaz. Bedeni de dar ise kadınlara ve kendi mahremi erkeklere karşı da örtünmüş olmaz. Kadınların, göğüs, sırt ve karınlarını başka kadınlara ve mahremlerine de örtmesi vâcibdir.

 

Sual: Doktora günah olmaz diyorlar, doğru mu?

Cevap: Doktor, muayene etmesi gereken yere bakabilir.

 

Sual: Bir erkek şortla durabilir mi?

Cevap: Yalnızken avret yerinin açık olması bazı âlimlere göre câizdir.

 

Sual: Annesi yatalak hasta olan erkeğin, annesinin altını temizlemesinde mahzur var mıdır?

Cevap: Doktor gibi zarurettir. Zaruretler memnuları mübah kılar.

 

Sual: Yalnızken çıplak yıkanmak günah mıdır?

Cevap: Bazı âlimlere göre yalnızken de avret yerini örtmek gerekir. Bazılarına göre gerekmez. Bazılarına göre ise küçük banyo veya duşakabin gibi dar yerlerde gerekmez. Bunun ölçüsü iki kollarını açtıkları zaman banyonun, duşakabinin iki duvarına değiyorsa orası küçüktür. Bu fetvalar Kınye’de ve İbni Abidinde geçiyor. Hindiye’de ise pekçok kitaptan alarak çıplak kalınan odanın 5 arşın veya 10 arşın olması halinde çıplak bulunmanın mahzuru olmadığı yazılıdır. İki kol meselesi bu mesafeyi bulmak içindir. Bazı âlimlere göre yıkanılan yer böyle küçük olmasa da çıplak yıkanmak câizdir.

 

Sual: Gelin, insanın kendi kızı gibi midir? Nerelerine bakmak caiz, nerelerine bakmak caiz değildir?

Cevap: Kızı gibidir. Kollarına, boynuna, başına, dizden aşağısına bakabilir.

 

Sual: “Âhir zamanda en iyiniz hafifülhaz olanınızdır, yani hanım ve çocuğu olmayandır” hadis-i şerifine uyarak evlenmiyorum. Namazımı kılıyor, harama bakmamaya çalışıyorum. Mahzuru var mıdır?

Cevap: Evlenmeden nefsini günahlardan korumak bu zamanda çok zordur. Her müslümana evlenerek iyi bir aile kurması, hanımını ve çocuklarını himaye etmesi yakışır. Sisteme uygun davranmamak mahzurludur.

 

Sual: Bazen yaşlı kimseler öpmek üzere ellerini uzatıyor. Bunlar fâsık ise ellerini öpmek caiz midir?

Cevap: Fitne çıkarmak, kalb kırmak doğru değildir.

 

Sual: Kur’an-ı kerimde “zina etmeyin” denmeyip “zinaya yaklaşmayın” denmesinin hikmeti nedir?

Cevap: İslâm hukukunda sedd-i zerâyi’ prensibi vardır. Kötülüğe götüren yolların, vesilelerin kapatılması demektir. “Yabancı kadınlarla baş başa kalmayınız (halvet), tokalaşmayınız (musafaha), cilveli konuşmayınız, açık saçıkken bakmayınız, çünkü bunların hepsi asıl günah olan zinaya yaklaştırır” demektir.

 

Sual: Kadın evde kocasının karşısında şortla durabilir mi?

Cevap: Caizdir.

 

Sual: Erkeğin dar kot pantolon giymesi caiz midir?

Cevap: Mekruhtur. Namazı sahihtir; ancak başkalarına karşı tam tesettür yapmış olmaz. Kadın da bunun gibidir. Yani dar giysi ile kıldığı namaz sahih olmakla beraber, bununla başkalarına örtünmüş sayılmaz.

 

Sual: Televizyondaki kadın görüntülerine bakmak caiz midir?

Cevap: Bunlar aynadaki görüntülere kıyas edilmiştir. Şehvetsiz bakmak caizdir. (İbni Abidin)

 

Sual: Kadınların halhal ve hızma takması caiz midir?

Cevap: Yalnız kadınlara ve mahremi olan erkeklere göstermek şartıyla caizdir. Çünki Kur’an-ı kerim, kadınların ziynetlerini yabancı erkekler göstermesini yasaklamıştır.

 

Sual: Kuş şeklinde küpe ve toka takmak caiz mi?

Cevap: Elbisede canlı resmi bulunması caiz değildir. Ancak gözleri yoksa ve yere konduğunda ayakta duran biri tarafından yüzü görülemeyecek şekilde küçük ise caizdir.

 

Sual: Doğum kontrolü için spiral taktırmak günah mıdır? Erkek doktora taktırmak günah mıdır?

Cevap: Spiral veya başka doğum kontrol usullerini kullanmak câiz ise de, avret yerini zaruretsiz başkasına açmak câiz olmadığı için, spirali yabancı bir erkek veya kadının takması câiz değildir. Rutin jenital muayene için doktora gidildiğinde bu vesile ile taktırılabilir.

 

Sual: “Kur’an-ı kerimi yapışık olmayan bir şey içinde, mesela çantada iken tutmak caizdir” ifadesine göre mushaf ile birlikte satılan içine mushafın girdiği kutular da böyle midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Yatalak hasta olan annesinin altını oğlu temizleyebilir mi?

Cevap: Yapacak kadın yoksa, zaruret hükmüne geçer ve câiz olur.

 

Sual: Karşılaşınca, kadın kadını, erkek erkeği öpse mekruh mu?

Cevap: Erkeğin erkekle, kadının kadınla şehvetsiz öpüşmesine cevaz veren âlimler vardır.

 

Sual: Boğa güreşlerini ve boks maçlarını seyretmek, sirke gitmek günah mıdır?

Cevap: Sirke gitmek günah değildir. Diğerleri mahzurludur.

 

Sual: Dârülharpteki kadınların câriye olarak vaty edilmesi câiz midir? Meselâ yurtdışındaki Alman kadınlarla vaty câiz olur mu?

Cevap: Ne dârülharbdeki gayrımüslim kadınlar, ne de dârülharb veya dârülislâmda dinin emirlerini yerine getirmeyen kadınlar câriyedir. Bunların bu sebeple câriye hükmünde olduğunu, bu sebeple kollarına ve saçına şehvetsiz bakmanın câiz olacağını söyleyen âlimler vardır. Çünki bu kadınlar saçlarını kollarını kendi istekleriyle açmış ve başkalarının bakmasına da razı gelmiştir. kocaları, babaları da bundan şikâyetçi değildir. Câriye’nin başka kadınlara ve erkeklere göre avret yeri, Hanefî’ye göre, göbek ile diz kapağı arasından başka, göğüs, karnı ve sırtıdır. Mâlikî ve Şâfiî mezhebi ile Ahmed bin Hanbel’in bir kavline göre göbekle diz kapağı arasıdır. Ahmed bin Hanbel’in diğer kavline göre yalnız sev’eteyn, yani  önü ve arkasıdır. Yani bir kadın veya erkek, cariyenin avret yeri dışında kalan yerlerine şehvetsiz bakabilir. Câriye olmak başkadır; câriye hükmünde olmak başkadır. Bunların vaty edilebileceğini düşünmek veya söylemek çok yanlıştır. Bir kimsede kölelik statüsünün teşekkülü için dârülislâm, meşru cihad, esaret ve halife-i müslimîn bulunması şarttır. Müslüman, ancak kendi mülkü olan Müslüman veya ehl-i kitap câriyesi ile vaty edebilir.

 

Sual: Mesnevi’de hakikaten güzel konular işlenmiş; ama bu konular işlenirken müstehcen örnekler verilmiş. Bunları nasıl değerlendirmek gerekir?

Cevap: Bu hikâyeler eğlence olsun diye değil, ibret için anlatılır. Mesnevî’yi ehli olmayan okumamalıdır. Seksüalite de hayatın bir gerçeğidir.

 

Sual: Kadın, kocasının akrabalarından kimlerin elini öpebilir, kimlerin elini öpemez?

Cevap: Kayınpederinin elini öpebilir.

 

Sual: Kadın yorgun olduğu zaman kocasının isteğini geri çevirmesi haram mı?

Cevap: Evliliğin erkeğe verdiği bir hak ise de, erkeğin merhamet etmesi lâzımdır.

 

Sual: Cima (cinsî münasebet) yapmanın uygun olmadığı günler var mıdır?

Cevap: Şir’atü’l-İslâm gibi kitaplarda bu hususta tafsilat vardır. Bu iş için haram gün yoktur; tavsiye edilmeyen günler vardır. Bunlar da umumiyetle tecrübelerle tesbit edilmiştir. Bu zamanda bunlara itibar etmemelidir. İmkân buldukça cima etmelidir. Aksi takdirde harama düşmek tehlikesi vardır.

 

Sual: Müslüman bir kadının gayrımüslim veya fâsık bir kadının önünde soyunması helâl değildir. Acaba konuşması da böyle midir?

Cevap: İbni Âbidin’de “Sâlih bir kadın için uygun değildir ki, gayrımüslim veya fâcir bir kadın ona baksın. Çünkü fâcir kadın gider onu erkekler yanında onu tasvir eder. Binaenaleyh sâliha bir kadın bunların yanında soyunamaz” diyor. Konuşmak zikredilmemiştir.

 

Sual: Müzelerde iskeletler oluyor. Ölen bir kimsenin, sağken bakılması helâl olmayan bir yerinin kemiğine bakmak câiz midir?

Cevap: İbni Âbidin der ki: “Kadının, sağken bakılması helâl olmayan yerinin kemiğine, meselâ kol kemiğine öldükten sonra bakmak câiz değildir”.

 

Sual: Bazı bisküvilerin paketlerinde İslâm harfleri yazılı. Bunları sobada yakabilir miyiz?

Cevap: Yakarak veya gömerek veya yırtarak imha etmek iyi olur.

 

Sual: Erkeklerin altın liralara da mı dokunmaları haramdır?

Cevap: Hayır. Erkeklerin ve kadınların altın veya gümüş eşya (tabak, bardak, kaşık gibi) kullanmaları câiz görülmemiştir. Altın ve gümüş para, eşya değildir.

 

Sual: Parlak erkek çocuğa bakmak günah mıdır?

Cevap: Şehvetle bakmak günahtır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında Mâlikî mezhebinde kadınlara dokunma hâlinde arada kalın bir örtü varsa abdesti bozulmaz diyor. Kalın örtü ne demektir?

Cevap: Teninin hararetini, sıcaklığını hissettirmeyen kalınlıkta demektir. Kalın bir şey üzerinden dokunup şehvet hâsıl olursa, kasıtlı yapılmışsa günah ise de, abdesti hiç bozmaz.

 

Sual: Yabancı kadınlara sadece bir kere mi bakmak câizdir ve ne maksad ile bakılması lâzımdır?

Cevap: Fıkıh kitaplarında yabancı kadınlara ihtiyaç olmadıkça bakılamayacağı; bir kere görmenin mahzurlu olmadığı; ama ikinci defa bakmanın tahrimen mekruh olduğu yazmaktadır. Bu bir kere bakmanın cevazı, kendi mahremi olup olmadığının anlaşılması içindir. Ancak ihtiyaç varsa (alışveriş, şahitlik, muayene, görücülük gibi) defalarca bakılabilir. Görücülük dışındakiler şehvetsiz olmalıdır.

 

Sual: Kulpu üzerinde İslâm harfleriyle besmele yazan bir bardak kullanılır mı?

Cevap: Hakaret mahalli olmadıktan sonra kullanmak caizdir. Şifa âyetleri yazılı taslar vardır. İçine su konup içilir. Zemzem içi üzeri âyet-i kerime yazılı taslar vardır. Besmele âyet-i kerime değildir. Ağıza değen veya elin değdiği yerde olabilir. Ama günlük hayatta böyle tas kullanmak âdet olmamıştır

 

Sual: Kan vermek hacamat yerini tutar mı? Kan alanların hepsi kadındır. Kan alırken ister istemez ten teması oluyor, bu caiz midir?

Cevap: Kan verirken niyet edilirse, hacamat sevabı da alınır. Kadın eldiven takar. Takmazsa bu onun meselesidir. Nitekim cariyeye de istemeden el değmek günah sayılmıyor.

 

Sual: Yaşlı bir tanıdığım “Mürşid-i kâmilin hanımı, mürşidin talebelerine anne gibidir, namahrem değildir”. Bu söz doğru mudur?

Cevap: Bahsedilen söz ya yanlış anlaşılmıştır, yahud şaka yapılmıştır, veya cinnet geçirmiştir. Peygamber aleyhisselâm ve ailesi dâhil herkes dinî emirlerle mükelleftir. Kur’an-ı kerimde Hazret-i Peygamber’in hanımlarına bu yolda emir ve tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu yüksek hanımlar, müminlerin anneleri olup, kimseyle evlenmeleri yasak bulunduğu halde, tesettüre riayetle mükellef kılınmıştır.

 

Sual: Mahrem olan akrabaların yanında kadının saçlarını açması câiz midir?

Cevap: Mahrem akrabanın omuzdan aşağıya kol, boyun, baş, dizden aşağısına bakmak câizdir.

 

Sual: 7 yaşında kız çocuğunun komşunun 6 yaşındaki erkek çocuğu ile evde oyun oynaması uygun mudur?

Cevap: Kız çocuğunun, erkek çocuk ile kontrollü bir şekilde oynaması câizdir. 12 yaşından itibaren ayrı oynarlar.

 

Sual: Başkalarının görme ihtimali varsa, kadının ince başörtüsü üzerine meshetmesi caiz olur mu?

Cevap: Altına su geçiyorsa olur.

 

Sual: Kadının namahremler arasında açık olarak çalışıp kazandığı haram mı olur?

Cevap: Kadının nâmahremler arasında açık çalışması câiz görülmemiş ise de, yaptığı işin kendisi haram değilse, kazandığı para da haram olmaz. Tefeci fâizin, fahişe ise fuhşun karşılığında para almaktadır. Fâiz ve fuhş haramdır. Karşılığında para almak da haramdır. Zira ücrete müstehak bir amel değildir. ikisini karıştırmamalıdır.

 

Sual: Kur’an-ı kerimde “Zinâ etmeyin” denmeyip de, niye “Zinâya yaklaşmayın” deniyor?

Cevap: Zinâya sebep olan işlerden de uzak durulması istenmektedir. Yabancı kadınların çıplak tenine dokunmak, öpüşmek, sarmaşmak, baş başa yalnız kalmak, cilveleşmek zinâ mukaddimeleridir.

 

Sual: Bir genç kızın ihtiyaç zuhur edince sükûnet bulmak için istimnâ yapması câiz midir? Hayz hâlinde olması hükmü değiştirir mi?

Cevap: Erkekten farkı yoktur. Değiştirmez.

 

Sual: Kolonoskopi yapılması gereken bir hasta, doktorun yanında kadın hemşire bulunduğu için tedaviyi terk etmesi caiz olur mu?

Cevap: Tedavi için avret yerinin erkeğe veya kadına zaruret mikdarı açılması caiz ve lâzımdır. Bu hususta kadın da erkek gibidir.

 

Sual: Bir kadın yabancı bir bebeği evlat edinirse ve onu emzirirse, kocasına ve kendine mahrem olur mu?

Cevap: İki buçuk yaşını doldurana kadar bir defa bile emzirse, mahremi olur. Çocuk kız ise, adamın; erkek ise kadının kız kardeşi emzirirse, yine mahrem olur. Aksi takdirde çocuk büyüdüğü zaman, kız ise adama, erkek ise kadına nâmehremdir. Evlâtlık, mahremiyet ve evlenme engeli doğurmaz. Bir başkasının çocuğunu kendi çocuğu ilan etmek câiz değildir. Ancak anne-babasını inkâr etmeden bakıp büyütmek câiz, hatta sevaplıdır.

 

Sual: Yeni doğan çocuğun kırkıncı günü diye birşey var mıdır?

Cevap: Yeni doğan çocuk ve annesi bu 40 gün içinde bünye itibariyle zayıf olduğu için, hastalık, nazar, büyü, cinnin daha fazla tesir edebileceği endişesiyle âdeten dışarı çıkmamaktadır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında geçen ihtiyar kadın ifadesinden 55 yaştan yukarı olan kadınlar mı anlaşılır?

Cevap: Yaş veya hayızdan kesilmesi değil, görünüşü esastır. Görünüş itibariyle acûze denen bir hâle gelmiş, normal olarak erkeklerin arzulamayacağı kadın ihtiyar kadın demektir.

 

Sual: Erkek için avret mahallinin üst sınırı nereden başlar?

Cevap: Erkeğin avret yeri göbeğinin altından diz kapağının altına kadardır. Göbeğin altından murad, göbekten geçerek bedeni kuşak gibi saran ve bulunduğu yerden her tarafa aynı uzaklıkta bulunan çizginin altıdır. Göbeğin altından tenasül uzvunun etrafındaki kılların bitim noktasına kadar olan kısım İbnü’l-Fadl’ın hilafına rağmen avrettir. Müteahhirîn ulemasından İbnü’l-Fadl bu hususta âdete itimad etmiştir. (İbni Abidin, Bakma ve Dokunma bahsi)

 

Sual: Hadîs-i şerif kitaplarında, Hazret-i Aişe’den rivayetler vardır. Kendisi, erkek sahabe ile konuşur muydu?

Cevap: İlim için görüşülür. Hazret-i Âişe, müminlerin annesidir; kimseyle evlenmesi caiz değildir. Kaldı ki misal olarak gönderdiğiniz hadîs-i şerifin râvisi Urve bin Zübeyr, Hazret-i Âişe’nin kızkardeşinin oğludur. Kendisinden rivayet edilen hadislerin çoğu, mahremi olan akrabalarından nakledilmiştir.

 

Sual: Kadınların hastalık olmadan mammografi çektirmeleri ve nisaiye mütehassısına senede bir defa kontrole gitmeleri caiz mi?

Cevap: Rutin kontrol gereklidir; bu sebeple câizdir.

 

Sual: Peçe, önceki dinlerde de var mıydı?

Cevap: Kadının yüzünü örtmesi İslâmiyete göre farz değildir. Bazı âlimler, fitne zamanında, genç kadınların yüzünü örtmesi gerektiğine hükmetmişler; bu sebeple peçe İslâm memleketlerinde âdet olmuştur. Peçe Yahudi dininde de vardır. Tevrat’ta Yakub aleyhisselâmın zevcesinin erkekleri görünce yüzünü örttüğü ve ziynetlerini sakladığı anlatılıyor.

 

Sual: Sultan II. Mahmud’un portresini devlet dairelerine astırması hakikat midir? Öyle ise bunun şer’î izahı nedir?

Cevap: Canlı resminin yapılıp hürmet makamına asılması şer’î prensiplere aykırıdır. Sultan II. Mahmud devri, siyasî bakımdan çok karışık bir devrin üzerine bina edilmiştir. Bir şeyin o zaman vâki olması, caiz olduğunu da göstermez. Şu kadar ki, canlı resminin asılması hususunda ihtilaf vardır. Ulemadan gölgesiz (minyatür) resme veya o hâliyle yaşamayacak portre resmine cevaz verenler vardır.

 

Sual: Bir erkek talebenin, kızların da devam ettiği bir mektebe ve üniversiteye devam etmesi caiz midir?

Cevap: Geçimini temin edecek bir meslek kazanmak, ailesine, milletine, dinine hizmet etmek isteyen bir kimse için mahzuru yoktur.

 

Sual: Bir kadın, zevcinin amca ve dayısının; bir erkek de zevcesinin hala ve teyzesinin ellerini öpebilir mi?

Cevap: Nikâh düştüğü için öpemez.

 

Sual: 22 yaşında epilepsi hastası ve aynı zamanda zekâ özürlü oğlum, tuvalet ihtiyacını göremiyor. Buna taharet, banyo ve etek traşı yapmak câiz midir?

Cevap: Zaruretler yasakları mübah kılar. Bakımıyla meşgul olana câizdir.

 

Sual: Erkek;  evlenmek niyetinde olduğu kadının saçını, evlenmeden önce görebilir mi?

Cevap: Annesi veya kızkardeşi görüp bildirebilir.

 

Sual: Bir kimse zina etse, sonra pişman olup tevbe etse, o kadınla helalleşmesi gerekir mi?

Cevap: Rıza ile olduğu için hak geçmemiştir. Samimi tevbe kâfi gelir.

 

Sual: Bir erkeğin bir erkeği yanağından öpmesinin hükmü nedir?

Cevap: Ulemânın bazısı şehvetsiz câiz; bazısı ise sedd-i zerâi mucibince, mekruh demiştir.

 

Sual: Sehpaların üzerine sipariş usulü bazı resimler yapıştırılıyor ve boyanıyor. Bunların hayvan resimli veya yazılı olması caiz midir?

Cevap: Hakir olduğu, hürmet mevkiinde kullanılmadığı, mesela duvara asılmadığı için caizdir.

 

Sual: Üvey annemin önceki kocasından olan kızı bana mahrem midir?

Cevap: Yabancıdır, namahremdir.

 

Sual: Zinada kul hakkı var mıdır?

Cevap: Zina, hakkullah olan, yani Allahın hakkı bulunan günahlardandır. Tevbe ve dârülislâmda had cezası ile biiznillah silinir. Ama tecavüz böyle değildir.

 

Sual: Canlı resmi çizmek caiz değil diye biliyoruz. Fakat dini mecmualarda böyle resimlerle karşılaşıyoruz. Ne dersiniz?

Cevap: Canlı resminin mahiyeti hakkındaki fetvalar muhteliftir. Hem hakir olduğu, hem de bir maslahat bulunduğu için böyle yapılıyor olsa gerektir.

 

Sual: Selamlaşırken kafa tokuşturmak, yanaktan öpmek veya öpmeden âdet olduğu üzere öpüyormuş gibi yapmak câiz midir?

Cevap: Câiz ise de hoş değildir. Uzaktan gelenin kucaklaşması caizdir. Yüzden veya alından öpmeye de bazı alimler cevaz vermiştir.

 

Sual: Eşimin 8 ya da 9 yaşında bir erkek yeğeni var. Bu bana namahrem midir? Kaçmak gerekir mi?

Cevap: Nâmahremdir. Bülûğa ermemiş ise kaç-göç gerekmez.

 

Sual: Erkek kaba avret mahalli örtülü olmak kaydıyla dizini, baldırını dar bir şekilde örten elbise giyebilir mi?

Cevap: Başkasının yanına çıkması mekruhtur.

 

Sual: 20 yaşında bir kıza, buluğa ermiş erkek kardeşinin sarılmasının, öpmesinin mahzuru var mıdır?

Cevap: Bazı mahzurları yol açabilir. Onun için kendisine bundan rahatsız olduğunuzu nazikçe beyan edersiniz. Nikâh düşmediği için kardeşlerin birbirini görmeleri, birbirine dokunmaları ve öpmeleri mahzurlu değildir. Ancak insanın nefsi de hatadan uzak değildir.

 

Sual: Yaşlı yabancı kadının elini öpmeyince garipsiyorlar ise nasıl hareket etmelidir?

Cevap: Şehvet çekmeyecek kadar yaşlı kadının elini öpmek, konuşmak, yalnız kalmak, sefere gitmek caizdir. Fitne ve zarar verme tehlikesi varsa, her kadının elini sıkmak caiz olur.

 

Sual: Evli bir çiftin dışarıda el ele tutuşup yürümesinde mahzur var mıdır?

Cevap: Dinen caizdir. Ama umumi adaba uymak, cemiyette hoş karşılanmayan şeyleri yapmamak ve suizanna sebebiyet vermemek icab eder.

 

Sual: Bir erkeğin, zevcesinin evde mini etek giymesini istemesi caiz midir?

Cevap: Kadın, kocasının yanında tesettüre mecbur değildir. Yabancı kadınların ve mahremi olan baba, kardeş gibi erkeklerin yanında dizlerinin üzerinde etek giymesi, ayağında uzun kalın çorap olsa bile caiz değildir.

 

Sual: Fâsık veya inançsız akrabaların bayram gibi hususi zamanlarda ellerini uzatırlarsa öpmekte beis var mıdır?

Cevap: Fitne çıkmasın diye öpülür.

 

Sual: Nişanlının anne ve babasının eli öpülebilir mi?

Cevap: Nişanlı kız, nişanlısının babasının; nişanlı erkek ise, nişanlısının annesinin elini öpemez. Zira henüz namahremdirler.

 

Sual:  “Kadınlara bir şey soracağınız, onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman, hicab  (perde)  ardından isteyin. Bu sizin de, onların da kalbleri için daha hayırlıdır” (Ahzâb, 53) meâlindeki âyet-i kerime, Hz. Peygamberin hanımları hakkındadır. Hz. Peygamber’in ondan sonra kadınlarla görüşmediğine dair bir bilgi mevcut değildir. Buna ne dersiniz?

Cevap: Hitap, Peygamberimizin hanımlarına olabilir; fakat hüküm umumidir. Nitekim bütün tefsirlerde, misal Kurtubî’de, Râzî’de böyle olduğu yazıyor. Âyet-i kerimeler muayyen bir şahıs veya hâdise için nâzil olmuş olabilir. Bu, hükmünün umumi olmasına tesir etmez. Ancak modernistler âyet-i kerimeleri belli şahıslara tahsis ederek hükümlerinin sınırlarını daraltmak veya tamamen ortadan kaldırmak istemektedirler. Yazıda, âyet-i kerimenin tercümesi değil; meali, yani hükme delalet eden tefsiri verilmiştir. O da kadınların, erkeklerle zaruret olmadan konuşmasını açıkça yasaklıyor. Bunun üzerinde icma hâsıl olmuş; asırlar boyu Müslümanlar bu âyet-i kerimeyi bu şekilde tatbik etmişlerdir. Bir popüler gazete makalesinde de ancak bu şekilde verilebilir. Mevzudan bahsediliş maksadı, Müslümanların asırlar boyunca tatbik ettikleri bu âdetin, şer’î menşeini vermektir. Uzun uzadıya tefsir ve fıkh tahlilleri yapmak değildir. Gazete zaten bunun yeri değildir. Hazret-i Peygamber bu hicab ayetinden sonra da icab ettiği zaman hanımlarla konuşmuştur. Mesela Mekke’nin fethinde kadınlardan biat almıştır. Fakat kadının sesinin avret olduğunu söyleyen fukaha bile, fetva sormak, mahkemede şahitlik yapmak gibi hususlarda kadınlarla zaruret miktarı konuşmaya izin vermiştir. O, bu âyet-i kerimenin hükmünün  istisnasıdır.

 

Sual: Hanımın halası ve teyzesi, kocaya mahrem midir?

Cevap: Hanımın kardeşi bile mahrem değildir; halası ve teyzesi niye mahrem olsun? Yabancıdır.

 

Sual: İş yerindeki hanımlarla yemekhanede beraber çay içmek, sohbet etmek uygun mudur?

Cevap: İslâmiyet yabancı kadınlarla sadece zaruret mikdarı konuşmaya izin verir. Bu şekilde hareket etmek hem caiz değildir; hem de fitne ve dedikoduya sebep olur.

 

Sual: Minibüslerde, otobüslerde para uzatırken bayanların eline değme gibi durumlar oluyor. Bazen de mesela yanımızda oturan bir erkek kalktığında bir bayan gelip yanımıza oturabiliyor. Bu gibi durumlarda günaha giriyor muyuz?

Cevap: Mümkün mertebe kaçınmalıdır. Kaçınılamıyorsa, zaruret vardır.

 

Sual: Birbirine yabancı iki aile, müşkil vaziyette kalınca, iki odalı daire kiralayıp beraber yaşayabilirler mi?

Cevap: Müşterek mekânlara girip çıkarken dikkatli olmak şartıyla evet. Cihan Harbi esnasında misalleri çok görülmüştür.

 

Sual: Erkeklere kızlardan daha çok ilgi duyan eşcinsel bir erkeğin kız ve erkeklere karşı tavrı nasıl olmalıdır? Kızlara hiç alaka duymuyorsa, kızlar ona namahrem midir, erkekler namahrem midir? Onun öyle olduğunu bilmeyen insanlardan gizlemesi caiz midir?

Cevap: Tedavi olmalıdır. Düzelmiyorsa, iffetini korumalıdır. Allaha dua etmelidir. Homoseksüel de olsa bir erkeğe yabancı kadınlar namahremdir. Eğer günaha girmek ihtimali varsa, erkeklerden de uzak durması iyi olur.

 

Sual: Sahabe-i kiramın Ayşe validemize sual sormalarını hicab çerçevesinde nasıl değerlendirmelidir?

Cevap: Suali soranlar ya yeğenleri gibi mahremleri idi veya perde (hicab) arkasından ya da zevceleri vasıtasıyla sorarlardı.

 

Sual: Kanser hastalarına radyoterapi yaparken cihaz içinde iç çamaşırların da çıkması gerektiğini söylüyorlar. Böyle tedavi olmak caiz midir?

Cevap: Yabancı insanlardan örtünmek farzdır. Kendinden örtünmek farz değildir. Kaldı ki doktora mahrem olmaz. Zaruret vardır.

 

Sual: Yurt dışında bir talebenin 56 yaşında yalnız yaşayan bir kadının banyo ve tuvaleti müşterek evinde kalması caiz midir?

Cevap: Yabancı bir kadınla baş başa yalnız kalmak, sohbet etmek dinen mahzurludur.

 

Sual: Mâlikî mezhebinde, setr-i avrete kalçalar dâhil midir?

Cevap: Sadece makad halkası, zeker ve husyeler kaba avrettir. Göbek ve kasık arası, kalçalar ve dize kadar uyluklar hafif avrettir. Namazda açılması, namazı bozmaz. Kaba avretin açılması, namazı bozar.

 

Sual: Eyüp Sultan’a ziyarete gittiğimizde kadın erkek karışık ve uygunsuz şekilde ziyaret ediliyor. Bu halde, oraya gitmemek mi daha hayırlıdır?

Cevap: Mübarek yerlerde günah işleniyor diye gitmemezlik yapmamalı,  haram işlemeden az zaman durmalıdır. Ramazan gibi zamanlarda kalabalık olur.

 

Sual: İbni Âbidin’de bir kadın üç günlük yola mahremi olan âkıl, bâliğ, zimmî bir erkekle gidebilir; ancak Mecusi (Zerdüşt) olan mahremi ile gidemez diyor. Bu farkın sebebi nedir?

Cevap: Zimmî de ırzına namusuna düşkün ve emin bir kimse olabilir. Mahremi olan kadını hakkıyla koruyabilir. Ancak Mecusilikte kızkardeş gibi mahrem akrabalarla evlenmek caiz görülmektedir. Bu sebeple Mecusi’ye itimat olmaz.

 

Sual: 11 yaşındaki bir erkek çocuk yengesinin yanına girebilir mi?

Cevap: Buluğa erene kadar yanına girip çıkabilir, konuşabilir.

 

Sual: Boşanmış bir kadın ve erkek aynı evde kalabilir mi?

Cevap: Evde baş başa kalamazlar. Mecbur iseler, kadın kendi odasına girip kapıyı kilitler.

 

Sual: Kadının sesi avret midir?

Cevap: Kadının sesinin avret olup olmadığı ulema arasında ihtilaflıdır. Esah kavle göre kadının sesi avret değildir. Ancak yabancı erkeklerle cilveli konuşması, şakalaşması, ayrıca şarkı ve türkü söylemesi caiz değildir. Zaruret miktarı ihtiyaç halinde konuşabilir. Örtülü bile olsa yabancı erkeklerin yanına çıkması, onlarla oturması caiz değildir. Ancak tesettür emrine ehemmiyet vermeyen kadınların kendiliklerinden erkeklerle konuşması halinde, erkek zaruret miktarı bunlara cevap verebilir, bunların dersi dinlenebilir, bunların olduğu sınıflara ders dinlemek için gidilebilir. Kadının televizyondaki görüntüsü, hakiki görüntüsü gibi değildir, buna şehvetsiz bakmak caizdir.

 

Sual: Lise talebelerinin kızlı-erkekli piknik yapması caiz midir?

Cevap: Hayır. Zaruret olmadan erkek ve kadınların bir arada bulunması, konuşması, hele gülüp eğlenmesi caiz değildir.

 

Sual: Birgivî Vasiyetnamesi şerhinde; evlenmesi caiz olan akrabaya sıla etmek vâcip midir değil midir hususunda ihtilaf olundu. Doğrusu vâcip değildir. Bazı âlimler buyurdular ki, gün aşırı ziyaret etmeli, yahut haftada bir, yahut ayda bir kere ziyaret etmelidir, diye yazıyor. Kız kuzenlerimle görüşmem caiz mi olur?

Cevap: Kast edilen amca oğlu dayı oğlu gibi karşı cinsten olsa evlenmek caiz olan akrabalardır. Kadın ise görüşmeden dua ve hediye göndererek sıla-i rahm yapılır.

 

Sual: Evde erkek yokken kadın ihtiyaçları bakkaldan alabilir mi?

Cevap: Alışverişi zevceye bırakmamalıdır. Koca almazsa zaruret olduğu için alabilir.

 

Sual: Dinin tesettür ve harem-selamlık emrine ehemmiyet vermeyen akrabalarla görüşmek nasıl olur?

Cevap: Mahremi olmayan akraba evine gidince veya onlar gelince, kadın erkek birlikte oturmak, gülüp neşelenmek caiz değildir. Beraber oturmak âdet olan ve haram olduğuna ehemmiyet verilmeyen yerlerde, fitne çıkarmamak ve akraba arasında düşmanlıklara yol açmamak için, kadınlar erkek akraba yanında ve sofrada örtülü olarak, kısa zaman oturur. Ciddi konuşulur. Bu görüşmenin kısa sürmesine ve seyrek olmasına ve bilhassa bir yerde yalnız bulunmamalarına çok dikkat etmelidir. Dinini bilen ve uyan, bilgili ve halis Müslümanlar, böyle birlikte hiç oturmamalıdır. Cahillerle münakaşa etmemeli, dinimiz böyle emir ediyor diye ısrar etmemeli, dünya işlerini ileri sürerek, tatlı söyleyip, akrabayı darıltmayarak, haramdan kaçınmağa çalışmalıdır.

 

Sual: Günümüzde fısk meclisi denince nereler anlaşılır?

Cevap: Haram işleyenlerin zaruretsiz topluca bulunduğu yere fısk meclisi derler. Sinema, gazino fısk meclisi olabilir. Çarşı, pazar, lokanta, kafe, lunapark, fısk meclisi olmaz. Çünki herkesin esas itibariyle ihtiyaç için bulunduğu yerlerdir.

 

Sual: Bu zamanda kızların tahsili ne derece ve ne kadar olmalıdır?

Cevap: Kızların, erkeklerle karışık olmadan kendilerine lâzım olan dinî bilgileri öğrenmesi; bir ev hanımına yakışacak bilgileri tahsil etmesi iyi olur.

 

Sual: Tesettürlü bir hanımın kozmetik ve temizlik mamulleri satması caiz midir?

Cevap: Kadınların nafakasını kocaları karşılar. Bu gibi işler, şer’an sahih olsa bile, namahrem ile temas ve haram işlemeye bir vasıta olursa çok mahzurludur.

 

Sual: İşyerine gelen açık saçık kadınlara karşı tavrımız nasıl olmalıdır?

Cevap: Herkese güler yüz ve tatlı dil göstermeli; kimseyi kendine düşman etmemelidir. Fazla samimi olmamalı; hatır sorarsa cevap vermeli; bir işleri olursa yardımcı olmalıdır. Allahın kullarına acıyana, Allah da acır.

 

Sual: Bir kadın sosyal medyada resmini koyabilir mi?

Cevap: İffetine düşkün aklı başında saliha bir hanımın bu taraklarda bezi olmaz.

 

Sual: Bir hanım, kayınbiraderi ile aynı yerde oturup konuşabilir mi, yemek yiyebilir mi?

Cevap: Hadis-i şerifte bu suale “Yakın akraba ölüm gibidir” cevabı verilmiştir. Zira kayınbirader, enişte, amca, dayı, teyze, hala oğlu gibi kimseler yabancıdır,  bir arada oturamaz,  konuşamaz,  yemek yiyemez,  yanına bile çıkması uygun değildir. Zaruret olduğunda zaruret mikdarı örtülü olarak görüşebilir.

 

Sual: Bir kişinin kendisi, hanımı ve baldızı ile beraber sefere çıkması caiz midir? Erkeğe bir günahı var mıdır?

Cevap: Baldız enişteye yabancıdır. Baş başa kalamaz, kendi zevcesi yanında olsa bile beraber sefere çıkamazlar. Erkek istemezse, baldız onlara takılırsa, erkeğe günahı yoktur.

 

Sual: Nişanlı ile telefonda görüntülü yahut normal arama ile konuşulur mu?

Cevap: Zaruret halinde örtülü ve ciddi şekilde konuşmak caizdir.

 

Sual: Bir kadın zaruret yokken tesettürsüz tezgahtarlık yapsa, maaşı haram olur mu?

Cevap: Tesettürsüzlüğü ve erkeklerin içinde çalışması haramdır; kazancı haram olmaz ise de habistir.

 

Sual: Mahremi olan kadınlara sarılmak caiz midir?

Cevap: Haram değil ama sarılmamalıdır.

 

Sual: Evlenme meziyetlerine sahip olmayan birinin gözünü haramdan sakındırması için tavsiyeniz var mı?

Cevap: Sabır, namaz, dua, oruç, namahremden uzak durmak, salih arkadaşlarla beraber olmak.

 

Sual: Annenin veya babanın üvey annesi toruna ve damada yabancı mıdır?

Cevap: Toruna mahrem; damada namahremdir.

 

Sual: Kilolu bir kadını, kadınlar kaldıramadığı için erkek kardeşi kefenleyebilir mi?

Cevap: Zaruret vardır. Kaba avretine bakmadan kefenler.

 

Sual: Bu devirde bir kadının yüzünü de örtmesi lazım değil midir?

Cevap: Fitne zamanında yüzü örtmek iyidir diyen âlimler var ise de zamanımızda yüzün örtülmesi daha büyük fitne doğuruyor. Yüzü açmak caizdir; zaruretsiz bakan mekruh işlemiş olur.

 

Sual: Cariye ile cinsi temas caiz mi?

Cevap: Kendi cariyesi ise caizdir. Sayı sınırı yoktur. Başkasının cariyesi ise nikâh lazımdır ve sayı sınırına tabidir.

 

Sual: Kardeşi gayrımüslim bir kadınla evlenen kadının tavrı nasıl olmalıdır?

Cevap: Gayrimüslim ve fâsık kadınlar, erkek hükmündedir; yanına açık çıkılmaz. Nadiren görüşüldüğü zaman güler yüz ve tatlı dil ile davranılır.

 

Sual: Yağlı güreşte, pehlivanların güreşirken oyun maksadıyla ellerini rakibinin kispetinin içerisine sokması caiz midir?

Cevap: Görülmesi caiz olmayan yere, elle dokunmak da caiz değildir.

 

Sual: Kız arkadaşı ile el ele tutuşmak, öpüşmek zina mıdır?

Cevap: Zina hükmünde değildir; fıkıh kitaplarında, zina mukaddimesidir, yani zinaya gidiş sayılmıştır. Zira âyet-i kerimede mealen, “zina etmeyin” değil, “zinaya yaklaşmayın” buyuruluyor.

 

Sual: Eve gelen kadın erkek misafirlerle oturma odasında hep birlikte oturmak günah olur mu?

Cevap: İslâm kültüründe harem selamlık diye bir tatbikat vardır. Bu Kur’an ve sünnetin icabıdır. Yabancı kadınlarla erkekler bir arada oturamazlar; sohbet edemezler.

 

Sual: Kadınlar, ev elbisesiyle, sadece elbise ve etekle dışarı çıkabilir mi?

Cevap: Evde giydiği elbise, tam tesettürlü ise, parlak göz alıcı değil ise, o takdirde bununla dışarıya çıkması caizdir.

 

Sual: Bir kıza talip olan erkeğin kız ile bu niyetle telefonla konuşması caiz midir?

Cevap: Caiz ise de sünnet olan yüz yüze görüşmektir. Konuşmak, tam bir fikir hâsıl etmez.

 

Sual: Hazret-i Ömer, Hazret-i Âişe’nin odasına defnedildikten sonra, Hazret-i Âişe’nin, Hazret-i Ömer’in yabancı olduğu için ara yere perde çektiğini söylediniz. Hazret-i Âişe Müminlerin annesi olduğuna göre bu nasıl oluyor?
Cevap: Kur’an-ı kerim, peygamber zevcelerini müminlerin annesi olarak vasıflandırıyor. Bu, ebediyyen evlenme engeli teşkil eder. İmam Ebu Hanife’ye Hazret-i Âişe’nin mahremsiz seyahati soruldu da, müminlerin annesidir; herkes onun mahremidir; diğer kadınlar gibi değildir, buyurdu. Kaldı ki Cemel Vak’asındaki seyahatinin mahremsiz olduğu belli değildir. Yeğenlerinden kendisiyle beraber olanlar vardı. Buna rağmen Hazret-i Âişe’nin perde çekmesi, edebendir. Hem de ruhun berhayat olduğuna, ölmediğine delalet eder. Nitekim İmam-ı Ahmed ve Hakîm, Hazret-i Âişe’den haber veriyorlar ki, “Odama girer, elbisemi çıkarırdım. Çünkü kabirlerde babam ve zevcim vardı. Ömer de defn edildikten sonra, odama girince, elbiselerimi çıkarmaz oldum. Çünkü ondan haya ederdim” buyurdu.

 

Sual: Bir kadın birkaç kişiyle düşüp kalksa ve hamile kalsa; kimden kaldığını da bilse, kadı bu beyanı nazara alır mı?
Cevap: Kadın ne derse desin, nikâhsız çocuk, gayrı meşrudur. Hiç birinden nesebi sabit olmaz. DNA testi veya kadı hükmü de bir şey ifade etmez. Ancak bu erkeklerden birisi, çocuğun nesebini -zinayı ikrar etmeksizin- kendisinden olduğunu söylerse, nesep ona bağlanır.

 

Sual: Kadınların Youtube’da yemek tarifleri anlatmaları uygun mudur?
Cevap: Hayır.

 

Sual: Kadınların whatsapp uygulamasında ve profilde resimlerini koymaları caiz midir?
Cevap: Uygun düşmez.

 

Sual: Bir insanın yarım yamalak tesettüre giren insanlara karşı hiç örtünmeseydin şeklinde düşünmesi uygun mu?
Cevap: Değildir. Bir şeyin hepsi ele geçmezse, tamamı da terk edilmez.

 

Sual: Bir kimseye zevcesinin sütannesiyle nikâh düşer mi? Onunla seyahate çıkabilir mi?
Cevap: Nikâh düşmez. Zaruret olmadıkça çıkamaz.

 

Sual: Kadın yanında çok yaşlı kayınpederi ile sefere gidebilir mi?
Cevap: Gidebilir.

 

Sual: Bir kadının ilk evliliğinden üvey oğlu, kızı, gelini olsa; sonra evlendiği adama bunlar yabancı mıdır?
Cevap: Yabancıdır. Bu kadının kendi kızı, bu adama mahremdir; gelini, yabancıdır. Bu adamın oğlu, bu kadına mahremdir; ama damadı, yabancıdır.

 

Sual: Bir kadının kayınbiraderi ile bir evde yalnız kalmasının hükmü nedir?
Cevap: Kayınbirader, baldız, kuzen yabancıdır. Baş başa kalmaları caiz değildir. Bu sual Resulullah’a da sorulmuş; “Yakın akraba ölüm gibidir” buyurmuştur.

 

Sual: Kadınların internette yemek kanalı açarak yüzleri gözükmeyip ama seslerini duyurarak neşriyat yapmaları caiz midir?
Cevap: Hayır. Fıkıh âlimleri, kadının sesini zaruret olmadan başkalarına duyurmasını caiz görmemiştir.

 

Sual: Askerdeki bir kimsenin zevcesi başka bir evde yabancı bir kadınla beraber otursa, ziyarete gelip zevcesinin odasında kalabilir mi?
Cevap: Kalabilir. Halvet olmaz.

 

Sual: Kadın işçi çalıştırmanın hükmü nedir?
Cevap: Kadın için çalışmak zaruri olabilir. Bu takdirde dini prensiplere uygun olarak çalıştırması caiz olur. Mesela dikiş atölyesinde erkeklere karışmadan ve tesettürlü olarak çalıştırabilir.

 

Sual: Kadınların askere alınması caiz midir?
Cevap: Kadınlar cihad ile mükellef değildir. Hele bu maksatla erkeklerin arasında bulunmalarının dini kaidelere uygun olmadığı ortadadır. Umumi seferberlik müstesnadır. Bunda da yan hizmetlerde bulunurlar.

 

Sual: Erkek olup da hissen erkeklerden hoşlanan biri için yabancı kadınlar ne hükmündedir?
Cevap: Bu kişi hadım hükmünde değildir. Erkek hükmündedir.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler