Sual: Şeker alkolü bulunan sakızı çiğnemek caiz midir?

Cevap: Aslında, ucuna hidroksil grubu (oksijen ve hidrojen) takılmış bir çeşit karbonhidrattır. Kimyevî olarak alkol grubuna girdiği için alkol deniyor. Yoksa etil alkol değildir. Tadlandırmak için kullanılıyor. Caizdir.

 

Sual: Yemek yemeden önce veya sonra ağzı yıkamaktan murâd ağzın içi midir? Dudaklar ağızdan mıdır?

Cevap: Yemekten önce ağız yıkanmaz. Eller yıkanır. Sonra hem eller, hem ağız yıkanır. Ağızdan kasıt dudaklar, dişler, damaklar ve dildir.

 

Sual: Kefir içmek câiz mi?

Cevap: Kefir içmek, Hanefî mezhebinin sahih kavline göre câiz değildir. (İbn Âbidîn)

 

Sual: Yemekten sonra elleri uzatarak sesli olarak dua etmek caiz midir?

Cevap: Hazret-i Peygamber, yemekten sonra ellerini açmadan, yani ileri uzatmadan dua ederdi.

 

Sual: Buffalo, zürafa, zebra, kanguru, midilli ve deve kuşu gibi hayvanların etinin yenilmesi helal midir?

Cevap: Buffalo, zürafa, zebra, kanguru ve deve kuşu yenir. Midilli İmam Ebu Hanife’ye göre mekruhtur.

 

Sual: Levitasyon hakkında bilgi verir misiniz? (Levitasyon: Hindistan ve Tibet’teki insanların havada durabilmeleri)

Cevap: Bir insan aç kalarak nefsini terbiye ederse, kendini tam kontrol ederek, konsantrasyon sayesinde bu gibi işleri yapabilir.

 

Sual: Esrar, afyon gibi uyuşturucular hakkında dinî hüküm nedir? Haramlık dereceleri içki gibi midir?

Cevap: İçkilerin bile haramlık derecesi aynı değildir. Az içmekle çok içmek de haramlık derecesi bakımından aynı değildir. Bunların ilaç, narkoz olarak kullanılması ve satılması caizdir.

 

Sual: Kemik tozundan elde edilen porselenleri kullanmak helal midir?

Cevap: Domuz dışında her hayvanın kemikleri temizdir.

 

Sual: İçki de satılan yerden alışveriş yapmanın hükmü nedir?

Cevap: İçki satmayan emsali varken yapmamalıdır. Ancak kazancı helâl ve haram karışık olan ile akid yapmak sahihtir. Şu kadar ki, içki satışının semeni, para üstü olarak alınmaz. Ama kasaya koyup diğer paralarla karışırsa, almak câiz olur.

 

Sual: At, eşek ve katır sütü içmek haram mıdır?

Cevap: At sütü helâldir. Ehlî eşek ve katır eti ve sütü tahrîmen mekruhtur. Yalnız Mâlikî mezhebinde helâldir.

 

Sual: Namaz kılmayana kız verilmez ve kestiği yenilmez deniliyor. Bu doğru mudur?

Cevap: “Fâsığa kızını veren mel’undur” hadîs-i şeriftir. Ancak böyle kişinin kestiği yenir.

 

Sual: Cinsî güç için Viagra kullanmak dinen mahzurlu mudur?

Cevap: Câizdir. Tıbben zararlı olmayan her türlü destekleyiciyi kullanmak da böyledir.

 

Sual: Namaz kılmayan, içki içen bir kimsenin, küfre düşmesi an meselesidir deniyor. Neden böyle söyleniyor?

Cevap: Ehl-i sünnete göre ameller imandan cüz değildir. Binaenaleyh büyük günah işleyenin, eğer bunun haram olduğuna inanıyorsa, imanı gitmez. Ancak günaha ehemmiyet vermeye vermeye, insanın imanı zayıflar. Yaptığını mübah görmeye başlar ve sonra neuzübillah küfre düşebilir..

 

Sual: Soğan ve sarımsak yemek ve sigara içmek tab’an mekruh demek, kokusu giderilmezse mekruh olur mu demektir? Yoksa bunları yemek ve içmek her zaman mı tab’an mekruh olur? Soğan sarımsak yemekle, tütün içmek aynı kefeye konulabilir mi? Yani soğan sarımsak yemek günah olmadığına göre sigara içmek de günah değil midir?

Cevap: Hadis-i şerifte “Soğan ve sarmısak gibi kokulu şeyleri yiyen, cemaate gelmesin” buyuruluyor. Müslüman, cemaate gitmekle mükelleftir. O zaman cemaate gitmeden evvel yerse, mekruh işlemiş olur. Sigara da böyledir. Yatsıdan sonra veya pişmiş yemelidir. Bunların hiç biri günah değildir. Tab’an mekruhtur. Başkasını rahatsız ederse ayrıca günah olur. Sigara nafakadan kesilirse, yahud aklı giderirse veya sıhhate zarar verirse yine ayrıca günah olur.

 

Sual: Uykuluk ve kokoreç yemek câiz midir?

Cevap: Uykuluk, hayvanın guddeleri (bezeleri) ise, yemek câiz değildir. Kokoreç câizdir.

 

Sual: Eskiden misafir geldiğinde, su ile kahve ikram edilirmiş. Su alınırsa misafir aç, kahve alınırsa misafir tok kabul edilirmiş. Buna göre sofra kurulurmuş. Bu doğru mudur?

Cevap: Hayır. Bu bir latifedir. Türk töresinde kim ve ne zaman olursa olsun, hazır olan ne varsa, sofra çıkarılır. Misafir buyur edilir. Yerse yer; yemezse bir defa ısrar edilir ve sofra sonra kaldırılır. Böylece aç olduğunu söylemekten çekinen de, ikrama kavuşmuş olur. Misafirin artığı, yani misafir yedikten sonra önünden kalkan sofra, ev halkı için bereket kabul edilir.

 

Sual: Evde yemek yerken sünnete riayet etmek için pilavı üç parmakla mı yemeliyiz?

Cevap: Sünnete niyet ederek elle yenirse sevap kazanılır. Daha da sıhhîdir. Başkalarının yanında yemek fitneye sebep olabilir.

 

Sual: Yiyecek ve içecek kaplarının ağzı devamlı kapalı mı tutulmalıdır?

Cevap: Hadis-i şerifte, “Kapların üzerini örtün; kapatırken de besmele söyleyin” buyuruldu. Kapak bulunamazsa, tahta veya başka bir şeyle besmele çekerek kapatmalıdır. Yoksa cinler faydalanır. Mikrop ve bakteri üreyebilir; hayvan veya pislik düşebilir. (Şir’atü’l-İslâm)

 

Sual: Evde gece çöp bekletilmemeli; en fazla akşam dışarıdaki çöpe dökülmeli, deniyor. Doğru mudur?

Cevap: Gece evde çöp ve bulaşık kap bekletmek doğru değildir. Çöpü akşamdan evvel dökmek, akşamdan sonra dökmek gerekirse, cinlerin zarar vermemesi için destur diye hafifçe seslenmek âdettir.

 

Sual: Gece bahçeye sıcak su serpmek cinnilerin ölmesine yol açar deniyor, doğru mudur?

Cevap: Böyle bir rivayet yaygındır. Gece cinnîlerin yayıldığı; bu sebeple gece olunca kapıların kapanması, çocukların eve gelmiş olması gerektiği hadis-i şerif ile sâbittir. Dökmemeli; dökmek zorunda ise destur deyip dökmelidir. (Şir’atü’l-İslâm)

 

Sual: Cinler ne yeyip içerler?

Cevap: Hadis-i şerifte, tezek ve kemiğin cinlerin yiyeceği olduğu rivâyet olundu (Tirmizî). Bunlar kemikte taze et, tezekte ise hurma bulurlar (Ebû Ya’lâ).

 

Sual: Aşure günü neler yapılır? Sadece aşure pişirip dağıtmak bidat mıdır?

Cevap: Aşure günü, her zaman almadığı yiyecek maddelerini alıp evine götürmek çok sevaptır. “Bu gün çoluk çocuğunun geçimini bol yapan kimsenin geçimi sene boyu bol olur” hadis-i şerifi ile tavsiye edilmiştir. Bu gün, Yahudilere benzememek için, bir önceki veya sonraki gün ile beraber iki gün olmak üzere oruç tutmak Hazret-i Peygamber tarafından tavsiye edilmiştir. Bugün aşure pişirmeyi ibadet sanmak yanlıştır, İslâmiyette ibadet olarak bildirilmediği için bid’attir. Aşure veya başka bir atlı pişirmek, eşe-dosta ikram etmek sevabdır.

 

Sual: Pişirmeden evvel yumurtayı yıkamanın şer’î bir hükmü var mıdır?

Cevap: Yumurta taze ise rutubeti temizdir. Pisliğin içine düşmüşse bile yıkanmasına gerek yoktur. Çünki kaynatılsa bile pislik içine nüfuz etmez. Ama titiz hanımlar yumurtayı yıkamadan kaynatmazlar. Netice yumurtanın yıkanması şer’i maslahat değildir.

 

Sual: Malında haram karışık olanın hediyesini almak câiz, ama ibâhası câiz değil midir?

Cevap: Hediye edenin veya yemek yedirenin malı helâl ve haram karışık ise, haramı ayırd edemeyen kimseye bu hediyeyi almak câizdir. Bunun ikramını, yani ibahasını kabul etmek de câizdir. Harzem âlimlerinden birisi zâlim vâlinin hediyesini kabul eder; ancak yemeğini yemezmiş. Sebebi sorulunca, “Yemek takdimi ibâha (mübah yapmak) olur. Bunu yiyen, onu sahibinin mülkü olmak üzere yer ve bu suretle zâlimin yemeğini yemiş olur. Hediye ise mülk edindirmektir. Binaenaleyh o kimse kendi mülkünde tasarruf etmiş olur” diye cevap vermiştir.

 

Sual: Sınırsız yiyecek şu kadar diye ilan eden bir lokantaya veya pizzacıya iki arkadaş gidip, bir kişilik sınırsız menü söyleyerek, ikisi beraber yiyebilir mi?

Cevap: Sınırsız yiyecek demek, yiyebildiğin kadar demektir. Bu yemeği ikinci biriyle paylaşmak câiz olmaz. Zaten lokantalar da buna izin vermemektedir. Hamama iki kişi gidip, bir kişi parası vererek, “Arkadaşım benim yıkanacağım suyun yarısı ile yıkanacak” demeye benzer.

 

Sual: Haram mal satan (içki, domuz eti vs.) bir yerden helâl olan bir ihtiyaç malzemesini almanın hükmü nedir? Oradan alınan para üstü ile yapılan alış-veriş fâsid olur mu?

Cevap: Malı helâl ve haram ile karışık kimse ile muamele yapmak câizdir. Böyle bir kimseye mal satıp bedelini almak câiz olduğu gibi, bu kimseden mal alıp para verdikten sonra para üstü de alınabilir. Ancak haram olan mal satmayan emsali varken buradan almamalıdır. Meselâ şarap satın alan birinin verdiği parayı bakkal kasaya koymadan size verirse, bu para üstünü almak uygun değildir. Çünki şarap Müslüman için mal değildir. Böyle bir satış câiz olmadığı için, o para da bakkalın malı olmaz. Size de veremez. Ancak parayı kasaya koyup diğer helâl parayla karıştırınca bu mahzur ortadan kalkar.

 

Sual: Yanık et veya yanık benzeri yiyecekleri yemek haram mıdı

Cevap: Fahm (kömür) mertebesine gelmiş ise yenmesi câiz değildir.

 

Sual: Sitenizde tıbben zararlı olmayan her türlü destekleyici ilacı kullanmak câizdir diye yazıyor. Mesela tıbben tavada kızartma zararlı ve kanserojendir. Tam sağlıklı bir insan tavada kızartma yese fakat tıbben zararlı olduğundan günaha girer mi?

Cevap: Tıbben zararlı olduğunu bizzat tecrübesi ile veya hâzık (işinin ehli) bir tabibin tavsiyesi ile biliyorsa, yemesi câiz olmaz. Zan ile, vehim ile hüküm verilmez. Bir de buradaki zarar kat’i ve açık olmalıdır.

 

Sual: Sofra duasından sonra gayrimüslimlere benzememek için birkaç lokma bir şeyler yemek lâzımdır deniyor, doğru mudur ?

Cevap: Doyduktan sonra kırk (veya kırık) lokma yenir sözü, halk inanışıdır. Gayrımüslimler yemekten önce, Müslümanlar yemekten sonra dua eder.

 

Sual: Kışın kısa günlerde çalışmayan kişinin sabah ve öğlen iki defa yemek yemesi israftır, bir öğün atlamalıdır diyorlar. Doğru mudur?

Cevap: Acıkmadan yemek israftır. Acıkınca beş defa da yenebilir.

 

Sual: Vejetaryen olmak, yani hiç et yememek, eti kendine zararlı görmek, dine uygun mudur?

Cevap: Hiç et yememek, humud (uyuşukluk) hâsıl eder ki dinen makbul değildir.

 

Sual: Hristiyanların paskalya günlerinde yaptığı çörek, pastanelerde her gün yapılıp satılıyor. Bu çöreği, paskalya dışında yemekte sakınca var mıdır?

Cevap: Adına paskalya çöreği demekle bunu yemek haram olmaz. Paskalya gününde bile yapıp yemek câizdir. Yeter ki bunu yaparken Paskalya’ya hürmet etme kasdı bulunmasın. Zira gayrı müslimlerin mukaddes gün ve eşyasına bu niyetle hürmet etmenin câiz olmadığı fıkıh kitaplarında yazılıdır.

 

Sual: Peygamber efendimiz soğan ve sarmısak yemeyi yasaklamış mıdır?

Cevap: Hazret-i Peygamber “Soğan ve sarmısak yiyen mescidimize gelmesin” buyurmuş. Yatsıdan sonra veya pişmiş olarak yemelidir. Sair zamanda yemek tab’an mekruhtur. Çünki müslümanın cemaate gitmediği bir zaman düşünülemez.

 

Sual: İngiltere’de kasaptan et alıp yemek caiz olur mu?

Cevap: Az da olsa Müslüman veya Ehl-i kitabın da yaşadığı yerlerde kasaptan et alıp yemek câizdir.

 

Sual: Şişmanlamak günah mıdır?

Cevap: Erkeklerin yağ bağlayarak şişmanlamasının kıyamet alâmeti olduğu hadis-i şerifte geçiyor. Hazret-i Peygamber, şişmanların göbeğini göstererek, “N’olaydı şu karnındaki toprakta olaydı” buyurmuştur. Başka bir hadis-i şerifte, Allahü teâlânın en sevmediği kimseler, çok yeyip göbek şişirenler ile geğirenlerdir” buyurulmuştur. Hasen Basrî, “Yer, sarhoşlardan ve çok yeyip şişmanlayanlardan feryad eder” buyurmuştur. Çok yeyip şişmanlamak insanı dinine, kendisine ve çevresine karşı vazifelerini yerine getirmekten alıkoyar veya noksan yaptırır. (Şir’atü’l-İslâm)

 

Sual: Zevk için avlanmak câiz midir?

Cevap: Değildir.

 

Sual: Midye satmak caiz midir? Hanefi mezhebine göre midye yemek caiz değildir. Buna göre Hanefi mezhebinden birinin restoranında midye satması caiz midir?

Cevap: Midye ve benzeri deniz mahsulleri (balık dışındaki) yenilmez ve satılmaz.

 

Sual: Simit, poğaça gibi şeyler yiyorum. Poşette bir sürü susam, kırıntı oluyor. Bunları sobaya, çöpe atmak câiz midir? İsraf olur mu?

Cevap: Bunları yemeli, yoksa hayvanlara vermeli veya hayvanların yemesi için ayak basılmayan bir yere silkelemelidir.

 

Sual: Miftahü’l-Cenne kitabında, insana yoksulluk getiren 24 şeyi sayan hadis-i şerif zikredilirken “Yoksul kimseden ekmek satın almak” diyor. Bunun hikmeti ne olabilir?

Cevap: Yoksul kimsenin ekmeğe ihtiyacı vardır. Buna rağmen, başka bir ihtiyacını görmek için bunu satmaktadır. Bu ekmekte gözü kalmıştır. Yiyene hayr etmez. Hatta maraz olur. Kişi bu hastalıktan kurtulmak için doktor doktor gezer. İlaç alır. Ayrıca çalışamaz. Böylece yoksul düşer. Uygun olanı, yoksuldan ekmek satın almamalı, ona ayrıca yardım etmelidir.

 

Sual: Bazı bisküvilerin paketlerinde İslâm harfleri yazılı. Bunları sobada yakabilir miyiz?

Cevap: Yakarak veya gömerek veya yırtarak imha etmek iyi olur.

 

Sual: Kadın, beyinden izinsiz olarak tütün içebilir mi?

Cevap: Erkek kokusundan rahatsız oluyorsa, men edebilir. (İbni Abidin, Kasm Bâbı)

 

Sual: Ayakta çekirdek, dondurma, mısır ve benzeri şeyleri yemek, su içmek mekruh mudur?

Cevap: Bir özür olmadıkça ayakta yiyip içmek tenzihen mekruhtur. Hazret-i Peygamber, “Hiçbiriniz ayakta su içmesin” buyurmuştur. İnsanın ayakta iken âzâları sâkin ve rahat değildir; içilen su yerli yerine gitmeyebilir, dolayısıyla zararlı olabilir. Hazret-i Peygamber, zemzemi hürmeten ayakta içmiştir. Bunun gibi şifâya sebep olduğu için abdestten artan su ve ilaç alındıktan sonra içilen su da ayakta içilebilir denildi. (Şir’atü’l-İslâm)

 

Sual: Gül kokusu, Peygamber efendimizin mübarek terinin kokusu mudur?

Cevap: Hazret-i Peygamber’in terinin gül gibi koktuğu, siyer kitaplarında geçer. Hadis-i şerifte “Ben bir latif cevher idim, arş-ı alayı tavaf eder idim; Allahü teala bana nazar eyledi, utandım, terledim; yeryüzüne düşen yedi damladan, Dört halife, gül, kabak ve pirinç yaratıldı” buyurulmuştur. (Şir’atü’l-İslâm)

 

Sual: Memleketimizde nargile tütünü imal edip satmayı planlıyoruz. Ama bu kazanacağım paranın helal veya haram olması hususunda şüphelerim vardır.

Cevap: Tütün aslen mübahtır. Üretmek ve satmak caizdir. Tuz da helaldir; bazılarına ve çok yenirse herkese zarar verir. Ama hiçbir âlim tuz istihsaline ve satışına haram dememiştir.

 

Sual: Kulpu üzerinde İslâm harfleriyle besmele yazan bir bardak kullanılır mı?

Cevap: Hakaret mahalli olmadıktan sonra kullanmak caizdir. Şifa âyetleri yazılı taslar vardır. İçine su konup içilir. Zemzem içi üzeri âyet-i kerime yazılı taslar vardır. Besmele âyet-i kerime değildir. Ağıza değen veya elin değdiği yerde olabilir. Ama günlük hayatta böyle tas kullanmak âdet olmamıştır

 

Sual: Şaraptan yapılan sirkeyi yemek câiz midir?

Cevap: Câiz, hatta makbuldür. Hadis-i şerifte “Sirkenin hayırlısı, şaraptan olanıdır” buyurulmuştur. Burada artık kimyevî bir değişiklik mevzubahistir. Şarap sirke olunca, şarap olmaktan çıkar.

 

Sual: Müftümüz lokantadan yemek yemeyip, evden yemek getirmekte; “İnsanların nazarları bu yemeklerdeki faideyi yok eder” diyor. Şu halde biz de lokantadan yemeyip evden yemek getirmeye mi çalışmalıyız?

Cevap: Bu, şahsî hassasiyet ve tercihtir. Lokantadan yemek yemek câizdir. Ama ehlullah, herkesin gözü değdiği, bazıları imrenerek baktığı için açıktaki yemekler maraz yapar demişlerdir. Nasıl hazırlandığı bilinmediği, üstelik pahalı da olduğu için eskiden memur, esnaf ve işçiler yemeklerini evden getirmeyi tercih ederlerdi.

 

Sual: Yemeğe tuzla başlamak sünnettir. Ama yemekler tuzlu olabiliyor. Böyle sünnetlere uyulmasa olur mu?

Cevap: İllâ tuzla başlamak gerekmez. Yemekteki tuza niyet edilirse, sünnet sevabı alınır. Tuzla yemeğe başlamak ibâdette sünnet değildir. Zevâid sünnetidir, âdette sünnettir. Bu bakımdan terki mekruh değildir.

 

Sual: Hadis-i şerifte “İki öğün yemek yemek israftır” buyuruluyor. Üç öğün yememiz israf olur mu?

Cevap: Hazret-i Peygamber’in bu sözü, muhatabının daha acıkmadan sonraki öğünü yediğini bilerek söylediği rivayet olunur. Yoksa iki öğün yemek israf olsa, dinen fıtra, fidye ve kefarette fakire asgari iki öğün yedirmek esas alınmazdı. Acıkınca beş öğün bile yemek israf olmaz. Acıkmadan yemek mahzurludur.

 

Sual: Kırlarda akarsular, ırmaklar üstü açık olarak akıyor. Bu sular içilir mi, böyle sular ile abdest alınır mı?

Cevap: Deniz, nehir, dere, göl, göze, kaynak suları temizdir. Abdest alınır; çamaşır yıkanır; içilir.

 

Sual: Hanefî’de helâl olmadığı için, Şâfiî mezhebindeki birisi midye ve deniz mahsulleri yiyebilir mi?

Cevap: Şâfiî mezhebinde midye ve deniz mahsullerini yemek esah kavle göre helâldir. Kendi mezhebinde caiz; fakat başka mezhepte haram olan bir şeyi yememek evlâdır. Hilâftan, yani müctehidler arasındaki ihtilaftan çıkmak müstehabdır.

 

Sual: Allah insana faydalı şeyleri helâl kıldığına ve şarabın da sağlığa faydalı olduğu bilindiğine göre, bu niyetle sarhoş etmeyecek kadar içki içmek günah olur mu?

Cevap: Alkollü içkiler, âyet-i kerime ve hadis-i şerifler ile açıkça yasaklanmıştır. Bir âyet-i kerimede şarabın faydası olduğu; ama zararının faydasından çok olduğu açıkça bildirilmiştir. Bir şeyin faydası olması, haram olmasına mâni değildir. Bunun faydası, başka bir şeyden de elde edilebilir.

 

Sual: Bazen câmi çıkışında hurma tutarak iftar ettirmek isteyenler oluyor. Ziyafete davetli olup, iftar ettirme sevabı ev sahibinin olsun diyerek bu ikramı kabul etmemek uygun olur mu?

Cevap: Hadis-i şerifte “Bir hurma ile de olsa müslümana iftar ettirenin günahları affolur” buyuruldu. Bu sevab amel ile değil, niyet ile kazanılır. Binaenaleyh hem hurma ile iftar ettirene, hem de ziyafet sahibine niyetleri ölçüsünde sevab verilir. Hurma ile iftar edip o müslümanı sevindirmelidir. Ev sahibi de aynı sevaba kavuşur. Hatta bir iş çıksa da ziyafete gidemese, ziyafet sahibi sevabdan mahrum kalmaz.

 

Sual: Avrupa’da hayvan yemlerine domuz eti ve kan karıştırılmaktadır. Bu hayvanları yemek câiz midir?

Cevap: Pislik yiyen ve bu sebeple eti kokan tavuk üç gün, koyun dört gün, sığır ve deve on gün hapsedilir. Sonra yenebilir. Böyle hapsetmeden etini yemek ve sütünü içmek tenzihen mekruhtur. Koku yoksa yemek câizdir. Şarap içen veya domuz sütü ile beslenen hayvan da hemen kesilirse etini yemek böyle mekruhtur. Serbest gezen ve her çeşit şeyi yiyen tavuğu yemeden önce hapsetmek (yani kümese alıp temiz yem yedirmek) müstehabdır. Bazı âlimlere göre koku gidene kadar hapsedilir. (İbni Abidin, Necâset Bahsi; Hazer ve İbâha Bahsi) Hayvan yemlerine haram karıştırıldığı görülmedikçe veya etiketinde okunmadıkça haram denilemez.

 

Sual: Doğum günü kutlamak câiz midir?

Cevap: Doğum günü kutlamak Müslüman âdetidir. Bunda mumlu pasta ise gayrımüslimlerden gelmiştir. Ancak âdettir; dinî bir şey değildir.

 

Sual: Üzümleri sıkıp suyunu elde ettikten sonra, şişeye koyarak buzdolabında muhafaza edilse, mahzuru olur mu?

Cevap: Alkollü içki elde etmek bu kadar kolay değildir. Üzüm suyu içmek câizdir.

 

Sual: Sıvı yağa necâset düşerse ne yapmak gerekir?

Cevap: Su ile çalkalayıp, üste ayrılan yağ alınır. Meselâ yağı çömleğe koyarak üzerine bir misli su döker ve çalkalar. Biraz durunca yağ suyun üstüne çıkar. Ve çömleği altından delerek suyu akıtır veya üstteki suyu bir yere ayırıp suyu döker. Bunu üç defa tekrarlayınca yağ temizlenir. Necâset karışmış sütü, balı, pekmezi temizlemek için, biraz su ile karıştırıp, su uçuncaya kadar kaynatılır. Bu suyun mikdarı için İbni Abidin’de bir misli kadar diyor.

 

Sual: Su dolu kovanın içine necaset düşse ne yapmak gerekir?

Cevap: Bu necaset, suyun üç sıfatından (renk, koku, tat) birini değiştirmese bile, o su necis olur. İçilmez, temizlikte kullanılmaz. Bu kovaya müstamel su (abdest veya guslde kullanılmış su) karışırsa, necis olmaz. Zira müstamel su, necis değildir. Ancak içindeki su kadar karışırsa, mukayyed su olur. Bununla abdest ve gusl alınamaz. İçindeki müstamel su kadar taşırılırsa, kovada kalan su ile abdest ve gusl alınır.

 

Sual: Bir hükümdar, bir kanun koysa, mesela tütünü yasaklasa veya bir yere bir vali tayin etse, sonra da vefat etse, o kanun veya o tayinin hükmü devam eder mi?

Cevap: Emirülmüminin (müminlerin emiri) insanların maslahatı, yani umumun iyiliği için bir şeyi emreder veya yasaklarsa, mesela tütün içmeyi yasaklarsa, öldükten sonra da bu yasak devam eder. Yeni emirülmüminin bunu kaldırırsa, o zaman başka. Aynı şekilde hükümdarın yaptığı tayinler de böyledir. Bir halifenin vefatıyla tayin ettiği vâli, kâdı azledilmiş olmaz (İbni Abidin).

 

Sual: Üzüm çekirdeğinin zararlı olduğu dinî âdâb kitaplarında azıyor. Tabibler de tavsiye ediyor. İki sözün arası nasıl birleştirilir?

Cevap: Âdâb kitaplarında men edilen, bütün olarak yenilmesidir. Çiğnenerek veya ezilerek yenebilir.

 

Sual: Resulullah efendimizin ayakta su içtiğine dair hadis-i şerifler mevcuttur. Bundan dolayı ayakta su içmek sünnet midir?

Cevap: Hazret-i Peygamber, suyun oturarak içilmesini emir buyurmuştur. Kendisi ayakta su içmiş ise de, bunun zemzem olduğu ve hürmeten ayakta içtiği veya seferde oturacak yer bulamadığı için ayakta içtiği bildirilmiştir. Şu halde zemzem, abdestten artan su ve ilaç için içilen su dışında suyun oturarak içilmesi sünnettir.

 

Sual: Cenâze evinde, cenaze sahibinin yemek dağıttırması câiz midir?

Cevap: Cenaze evinden yemek dağıtılması mekruhtur. Komşuların ve yakınların yemek yapıp götürmesi gerekir. Cafer Tayyar hazretleri vefat ettiğinde Resulullah aleyhisselâm, “Cafer’in evine yemek götürünüz. Şimdi onlar kederlerinden bu işle uğraşacak halde değildir” buyurdu. Komşuların getirdiği yemeği, gelip gidenlere ikram etmek câizdir. Uzaktan gelen misafirler için yemek hazırlamaları da caizdir.

 

Sual: Arkadaşlarla pikniğe gidiyoruz. Herkes eşit para veriyor. Ama herkes aynı yemiyor. Böyle bir organizasyon caiz olur mu?

Cevap: Rıza olduğu için caizdir. Bezzâziyye’de der ki “Yolcular, azıklarını karıştırırsa veya eşit para verip yiyecek alarak yerlerse her ne kadar farklı yeseler bile câiz olur”. (Berika, Âfâtü’l-Yed)

 

Sual: Yılbaşında hindi satan lokantada yemek yemenin mahzuru var mıdır?

Cevap: Yılbaşında hindi yemenin de, hindi satmanın da mahzuru yoktur. Hindinin, Hıristiyanlıkla bir alâkası bulunmamaktadır. Âdettir.

 

Sual: Yemek seçmenin dinen mahzuru var mıdır?

Cevap: Yok ise de, müslümana yakışan nimete hürmet etmektir. Hazret-i Peygamber, önüne gelen yemeklerden sevdiğini yer; sevmediği hakkında menfi bir şey söylemezdi.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında “Yenilen ve içilen şeyler acı olmamalıdır.” diyor. Biber, turşu yiyoruz. Bazı yemeklere acı katıyoruz. Bunları yememeli miyiz?

Cevap: Biber, turşu acı değil, yakıcıdır. Zıddı serinleticidir. Nane, okaliptüs, serinleticidir. Yakıcı başkadır, acı başkadır. İlaç acıdır. Salatalık, patlıcan bazen acır. Misvak erak veya zeytin ağacından olur; ama nar ağacından olmaz, zira acıdır. Acı, insanın tabiatını bozar. Ancak acıyı da yemek haram değildir. Nitekim “Her acı şifâdır, zehir hariç; her tatlı zehirdir, bal hariç” demişlerdir. Burada kast edilen, insana faydalı gelen şeyler, acı olabilir.

 

Sual: Ekmekte, ayrıca portakal gibi pek çok meyvenin kendisinde ve kabuğunda alkol vardır. Öte yandan, kefir ile yoğurt sütten yapıldığı; her ikisinin teşekkülünde de alkol açığa çıktığı halde, kefir haram iken, yoğurt helâl oluyor. Bunun sebebi nedir?

Cevap: Kefir mayalanarak elde edilen alkollü bir içkidir. Alkol teşekkül etmeyen olgun bir meyve yoktur. Bunlardan meyvelere, ekmeğe şeriat izin vermiştir. Şeriatin yasak ettiği alkol içilmez. Yoğurtta alkol teşekkül ettiğini hiç işitmedim.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında “Yemini bozmadan önce keffâret sahih olmaz” diyor. Bunun sebebi nedir?

Cevap: Keffâret, yemini bozma suçunun cezasıdır. Suç işlenmeden, cezası bahis mevzuu olamaz. Keffâret, günahın affının sebebidir. Günah işlemeden, affı mevzubahis olamaz.

 

Sual: Balıkla yoğurt yemek câiz midir?

Cevap: Bu fıkhî bir mesele olmamakla beraber, mütehassıslar, balık ile süt mamullerinde bulunan histamin maddesinin bir araya geldiği zaman, vücuddaki histamin seviyesinin yükselmesi sebebiyle bazı kimselerde zehirlenmelere yol açtığını söylüyor. Bu sebeple bilhassa balık tutulduktan üç gün sonra yeniyorsa veya balığın tutulduğu su temiz değilse yahud tutulduktan sonra uygun şartlarda hemen soğutulmamışsa, yanında süt, peynir ve yoğurt yenmesinin mahzurlu olduğuna dikkat çekiyor.

 

Sual: Kokmuş yemek yemek câiz midir?

Cevap: Kokmuş etin yenmesi câiz değildir. Tereyağı, süt, nebatî yağlar böyle değildir. Çorba gibi yiyecekler koktuğu zaman necis olmuş sayılmaz. (Berika)

 

Sual: Soğan veya sarımsak iyen kimse câmiye gidebilir mi?

Cevap: Soğan, sarımsak, pırasa, tütün gibi kötü kokulu bir şey yeyip içen kimsenin câmiye gitmesi mekruhtur. Hadis-i şerif ile men olunmuştur (Müslim, Ebu Davud, Taberânî). Zira bundan başkalarını rahatsız etmek bahis mevzuudur. Eğer kişi unutarak veya vakit girene kadar kokusu kaybolur zannıyla yemiş ise câmiye gitmemekle mazurdur. Böyle olmayarak yerse, mescide gitmeyip namazı evde kılması gerekir; cemaati terk ettiği için de mesul olur. (Berika, Âfatü’l-Beden)

 

Sual: Yemekten sonra birinin elini açıp dua etmesi ve diğerlerinin âmin demesi câiz midir?

Cevap: Yemekten sonra birinin elini açıp dua etmesi ve diğerlerinin âmin demesi hakkında ne bir hadîs ve ne de selef-i sâlihînden bir haber işitilmiştir. Fakat beis olmaması umulur. (Berika, Âfâtü’l-Batn)

 

Sual: Almanya’da gayrımüslim komşularımızın ikram ettiği et yemeğini yiyebilir miyiz?

Cevap: Ehl-i kitabın, yani Yahudi ve Hristiyanların kestiği et ve ikram ettiği yemek temizdir, yenebilir. Âyet-i kerimede buna müsaade vardır. (Mâide 5)

 

Sual: Kırk gün boyunca devamlı et yemek veya kırk gün boyunca hiç et yememek mahzurlu mudur?

Cevap: Birincisinde kalb kararıp, sertleşir; ikincisinde humud, uyuşukluk hasıl olduğu hadîs-i şerif ile beyan edilmiştir. (Şir’atü’l-İslâm)

 

Sual: Rafine tuzun sağlığa zararlı olduğu söyleniyor. Bunu kullanmak haram mıdır?

Cevap: Hayır. Zan ile hüküm verilmez.

 

Sual: Bir kimse ıslanmış olan ağını kurutmak için yere serse, sonra bir av hayvanı bu ağa takılsa, oradan geçmekte olan başka bir kimse ağa takılmış olan hayvanı ağdan kurtararak yakalarsa bu hayvan kimin mülkü olur?

Cevap: Ağı takanın. Zira ağ, hükmen ihraz demektir.

 

Sual: Bir kimse bismillahi allahü ekber demeden tüfekle ateş etse, o avladığı yenir mi?

Cevap: Kasten söylememişse Hanefî mezhebinde yenmez. Şâfiî mezhebinde yenir. Unutarak söylemişse, Hanefî mezhebinde de yenir.

 

Sual: Tütün ekmek ve satmak caiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Bazıları yemeğe tuzla başlamak sünnettir, bazıları değildir diyor. Bu tip çelişkili hallerde ne yapmalıyız?

Cevap: Yemeğe tuzla başlamanın sünnet olduğu, muteber din kitaplarında, meselâ Şir’atül-İslâm’da yazıyor. Buna dair hadîs-i şerife bazı âlimler zayıf diyor. Onların zayıf demesiyle zayıf olması lâzım gelmez. Bu bir ictihad meselesidir. Üstelik farz ve haramlar dışında, zayıf hadîslerle amel edilir. Bir şey bir kimseye sünnet diye ulaşsa, ama aslı olmasa, o kişi o işi o niyetle yaparsa, sünnet yapmış gibi sevap alır. Bu husus, bir hadîs-i şerifte geçiyor.

 

Sual: Ben öldükten sonra bana yılda bir kez kurban kesin deyip parasını miras yoluyla bırakan bir kimse için kesilen kurbandan ailesi yiyebilir mi?

Cevap: Evet.

 

Sual: Tüfekle av yapmak caiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Alkol sirkesi haram mıdır?

Cevap: Hayır, makbuldür. Hadîs-i şerifte, sirkenin hayırlısı, şaraptan yapılandır, buyurulmaktadır.

 

Sual: Yemekten sonra ağız yıkanırken, ağızın dışını yıkayıp, iç kısmına alınan su müsta’mel midir? Yutulsa câiz midir? Böylece sünnet sevabı hâsıl olur mu?

Cevap: Abdest ve guslde kullanılan, yahud kurbet olarak, meselâ yemekten önce veya sonra sünnet niyetiyle ellerini yıkamakta kullanlan su müsta’mel olur. Nitekim cünüp bir kimsenin, ağzını yıkamadan su içmesi hâlinde, bu su ağzını yıkamış olduğundan müsta’mel su olur. Bunu içmek veya bununla hamur yoğurmak tenzihen mekruhtur. Bazı âlimler, başka uzva, yere, elbiseye düştükten sonra müsta’mel olur dedi. Bu bakımdan sünnet niyetiyle ağzı yıkadıktan sonra, bu suyu yutmamalı; tükürmelidir. (İbni Abidin, Nimet-i İslâm)

 

Sual: Midye ve kokoreç yemek caiz midir?

Cevap: Midye deniz haşaratından olduğu için yenilmez; kokoreç câizdir.

 

Sual: Evimizin çatısında çok sık olmasa da mangal yapıyoruz. İster istemez koku yayılıyor. Herkese verme imkânımız da yoktur. Kul hakkına girer mi?

Cevap: Girer.

 

Sual: “Kırk gün boyunca devamlı et yiyenin kalbi kararır” sözündeki kararmadan ne anlamak gerekir?

Cevap: Kalbin feyz almaya kapanması veya zayıflaması demektir. Hayvanî gıdalarla devamlı beslenmek tasvib edilmemiştir. Hiç hayvanî gıda almayanda da, uyuşukluk olur.

 

Sual: Yemek yerken başı örtülü olmak sünnet midir?

Cevap: Müstehabdır. Hem nimete hürmet gösterilmiş; yemek kokusunun sinmesi ve yemeğe saç düşmesi önlenmiş olur.

 

Sual: Yemek içmek adabı kısmında üzüm çekirdeği zararlıdır yazıyor. Üzümü çekirdeğini çıkartarak mı yemek lâzımdır?

Cevap: Çiğnemek veya çıkarmak lâzımdır.

 

Sual: Eti yenen hayvanın uykuluk ve badem olarak adlandırılan kısmını yemek caiz midir?

Cevap: Hayvanın eti yenmesi caiz olmayan yedi kısmından biri de guddeleri, yani bezeleridir. Halk arasında uykuluk diye bilinen kısım da, böyledir.

 

Sual: Amerika’da yemek ya da kozmetik mamullerde kullanılan bazı kimyevîlerin domuz ya da alkol temelli olduğu biliniyor.

Cevap: Üstünde yazmak bilmek demektir. Yazmıyorsa araştırmaya gerek yoktur.

 

Sual: Kurban bayramı dışında et ihtiyacı için hayvan keserken hayvanda yaş sınırı aranır mı?

Cevap: Hayır. Ancak kurbanda davarın 1, sığırın iki yaşında olması şarttır. 6 ayı geçmiş, ama 1 yaşında gözüken davar da kurban olur.

 

Sual: İş yerinde içki içenler ekseriyettedir. Nasıl hareket etmek gerekir?

Cevap: Herkesin aklının ölçüsüne göre konuşmak gerekir. Aklı erene şarabı dinin yasak ettiğini, bu sebeple içmediğini söylersiniz. Aklı ermeyene, sevmiyorum hoşlanmıyorum alışmamışım dersiniz. Böyleleri ile de fazla muhatap olmazsınız. Münakaşa etmek, izaha kalkışmak, hele kabul etmeyecek olana emr-i marufa kalkışmak doğru değildir, fitne olur.

 

Sual: Kabuğu kirli yumurta, bu kirleri temizlenmeden tavaya kırılabilir veya kaynatılabilir mi?

Cevap: Evet. Yenen kısmı içidir. Kabuğun üstü necis bile olsa, içine nüfuz etmez.

 

Sual: Ciğer gibi kanlı uzuvları doğradıktan sonra direk tavaya atmak doğru mudur?

Cevap: Etin üstündeki kan temizdir, yenir.

 

Sual: Alkolle çözülmüştür diyerek gazoz içmemek ve gayrımüslim memleketlerindeki lokantalarda İslâmiyete uygun kesilmemiştir diyerek et yememek takva mıdır?

Cevap: Bunlara dinen cevâz verildiği için, bunlardan sakınmak vesvese ve ifrâda kaçmak olur. Kibre sebep olur.

 

Sual: Ehl-i kitabın kestiği etin helâl olması için, hayvan keserken kendi dinlerine göre Allahu teâlânın ismini yahut bir sıfatını söylediğini işitmek lâzım mıdır?

Cevap: Ehl-i kitabın, yani Yahudi ve Hrisityanların, Allahu teâlânın ismini veya bir sıfatını, herhangi bir lisan ile söyleyerek kestiği hayvan helâldir. Bunu işitmek, söyleyip söylemediğini araştırmak lâzım değildir. Şâfiî mezhebinde, ism-i celâl kasden terkedilse bile, o et yenir.

 

Sual: Çiftliklerdeki tavuklara ve balıklara domuz artığı yemler verildiği söyleniyor. Ne yapmalıdır?

Cevap: Söylentiye bakılmaz.

 

Sual: Yollarda bazı meyve ağaçları bulunuyor. Meyveleri kimse tarafından toplanmıyor. Kimsenin mülkünde de değildir. Heba olmasın diye bu meyveleri toplamakta beis var mıdır?

Cevap: Yoktur. Sahipsiz mal ihraz ile mülk edinilebilir.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında, cemaati kaçırmak için özür olan hallere, sevdiği yemeği kaçırmak korkusu da eklenmiş. Bunun izahı nedir?

Cevap: Namazı kılarsa, sofra kaldırılacak; sevdiği yemeği yiyemeyecek ve aklı orada kalacaktır. Böylece namaz mekruh olacaktır.

 

Sual: Tavuk ve diğer hayvanlara verilen hormon, hayvan hakkına girmeye sebep midir?

Cevap: Hayır. Ama fıtratı değiştirmek ve dünyanın dengesini bozmak caiz değildir.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında, sıcak yemek zararlıdır diyor. Bundan maksat nedir?

Cevap: Ağzını yakacak kadar sıcak yemek uygun değildir. Yemeğe üflemek de böyledir.

 

Sual: Hayvanı elektroşokla bayıltıp kesmek caiz midir?

Cevap: Bu şokun tesiriyle ölmedikçe evet. Aksi takdirde leş olur.

 

Sual: Bir besmele ile 20 koyun kesmek caiz midir?

Cevap: Hayır. Her biri için kesen tarafından bizzat ayrı ayrı söylenmesi gerekir.

 

Sual: Eski kitaplarda 3, 5 hatta 40 günde bir yiyenleri okuyunca günde iki, hatta bazen üç öğün yemeği âdet edinen ben utanıyorum. Fakat bazen iki öğünle bile, yolculuk ve namazda zorlandığım oluyor. Bu devirde yeme-içme nasıl olmalı?

Cevap: Helâl olduktan ve hayırda kullandıktan sonra dilediği gibi yiyebilir. Bizler onlar gibi olamayız. Herkesin hâli başkadır.

 

Sual: Tüfekle avcılık caiz midir?

Cevap: Evet. Ateşlerken besmele söylemek gerekir.

 

Sual: Yemekten sonra sofrada, “Allahümmerzuknâ kalben takiyyen mineş şirki beriyyen lâ kâfiren ve şakiyyâ” mı yoksa “..lâ kâfiren ve lâ şakiyyâ” diye mi okumak daha doğru olur?

Cevap: İkisi de olur. Tek la ile okumak daha münasiptir.

 

Sual: Domuz kılından yapılan fırça ile boyanan duvarlar necis olur mu? Böyle bir fırça ile poğaçanın üzerine yağ sürülse yenir mi?

Cevap: Domuz kılını mecbur kalmadıkça boya gibi işlerde kullanmak caiz değildir. Değdiği ıslaklık necistir. Kuruyunca orada namaz kılınır. Ancak üzerine domuz kılıyla yağ sürülmüş poğaça yenmez.

 

Sual: Marka tavuklarda 45 günde iğne ile tavuk hâline getiriliyor. Bu hormonlar caiz midir?

Cevap: Yaradılışa müdahale doğru değildir. Âyet-i kerime, kâinattaki dengeyi bozmayı yasaklıyor.

 

Sual: Araba çarparak öldürülen hayvan, çarpmadan önce besmele çekilse bu şekilde yenir mi?

Cevap: Leş olur. Ölmeden kesilmesi lazımdır.

 

Sual: Vanilla exract denilen maddede etil alkol olduğu söyleniyor. Kullanmak caiz midir?

Cevap: Muhtevasında yazmıyor. Varsa ve kati ise ve kimyevi reaksiyona uğramıyorsa yemek caiz olmaz.

 

Sual: Bira bardağı ile su içmek caiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Av yasağı zamanında avlanan hayvanın etini yemek caiz olur mu?

Cevap: Olur ise de kanunlara uymamak caiz değildir.

 

Sual: Özürsüz olarak oruç tutmayan birinin vereceği iftar davetine icabet etmek caiz midir?

Cevap: Evet. Günah işleyen kimsenin ikramını yemek caizdir.

 

Sual: Ateist veya mürted birinin ya da ehli kitabın avladığı balık yenir mi? Besmele çekilmesi şart mıdır?

Cevap: Balığı tutanın Müslüman veya ehl-i kitab olması, tutulurken besmele çekilmesi, yenebilmesi için şart değildir.

 

Sual: Karmin maddesi ihtiva eden salam ve karpuz aromalı sütlerin yenmesi caiz midir? Karmin maddesinin, böcek kanından elde edildiğine dair rivayete istinaden soruyorum.

Cevap: Sosyal medyada paylaşılan bu gibi malumatlara itibar etmemelidir. Bildiğine uyulur. Karmin, başka maddeden de elde edilebilir. Yenmesi haram olduğu iyi bilinen bir madde, mamulün üzerinde yazıyorsa o mamul yenmez. Araştırmak lâzım değildir. –miş, -miş sözlerine itibar edilmez. Her çeşit böceğin, elbise boya vs olarak kullanılması câiz; ama haşerat sınıfından olduğu için kasden yenilmesi câiz değildir. Mamulde karmin olduğu kat’i ise yenmez.

 

Sual: Yemekten önce gençlerin, yemekten sonra yaşlıların önce el yıkamasının hikmeti nedir?

Cevap: Yaşlılar gençleri sofrada beklemesin diye.

 

Sual: Peygamber Efendimizin 300 tanesi bizzat kendi ile acve hurması ile alakalı söylenenler muteber midir?

Cevap: Muteberdir. Bu ağaçların bugüne intikal ettiği de söyleniyor. Hazret-i Peygamber’in diktiği ağaçların fidelerinden veya meyvalarından üretilen ağaçlar olabilir. Acve hurması, iri kuru üzüme benzer koyu renkli buruşuk yuvarlak bir hurmadır. Lezzetlidir ve şifalıdır.

 

Sual: Yaslanarak, bağdaş kurarak, ayak uzatarak yemek yiyip içmek caiz midir?

Cevap: Caiz ise de sünnete muhaliftir. Sofrada sağ ayağı dikip, sol ayağın üzerine oturmak müstehabdır.

 

Sual: Çorbaya ekmek doğramak sünnet midir?

Cevap: Çorbaya değil de, et suyuna ekmek doğrayıp pişirmek, yani tirit, sünnettir.

 

Sual: Açlıktan ölmek üzere olan kimse sırasıyla ne yiyebilir?

Cevap: Mutad yiyecek bulamıyorsa, eti yenen hayvanların leşini, sonra eti yenmeyen hayvanları, sonra başkasının malını, sonra ölü insan etini yiyebilir. Diri insan eti yemek caiz olmaz. (İbni Âbidin)

 

Sual: Gıdalara, içeceklere helal sertifikası veren bir şirkette çalışıyorum. Bu hususta farklı memleketlerdeki kıstaslar aynı değildir. Mesela Malezya’nın helal sertifikasında aradıkları kriterler, Türkiye’de aranmamaktadır. Buradaki kriterlere göre sertifika tanzim etmek vebal olur mu?

Cevap: Kanuna ve şeriata uyduktan sonra mahzuru yoktur. Yenmesi ve içilmesi helâl olan şeyler, fıkıh kitaplarında yazmaktadır. Sertifika değil, din kitapları esastır.

 

Sual: Evimizde sofra adabı nasıl olmalıdır?

Cevap: Evvela küçükler el yıkar; sonra büyükler el yıkar. Evvela büyükler oturur; sonra küçükler oturur. Evvela büyükler başlar; sonra küçükler başlar. Büyükler kalkmadan küçükler kalkmaz. İcab ederse müsaade ister. Yemekten sonra evvela büyükler el yıkar; sonra küçükler. Sofrada güzel mevzulardan konuşmak caizdir. Hiç konuşmamak Mecusi âdetidir. İğrenç şeylerden, hastalıklardan, üzücü şeylerden konuşmak doğru değildir. Mevzuyu büyükler açar. Suali büyükler sorar. İcab ederse müsaade alarak küçükler de konuşur. Sorulan suale cevap verirler. Sofrada başı örtülü olmak müstehabdır. Şir’atü’l-İslam kitabına bakınız.

 

Sual: Ateist bir arkadaşın ikramını kabul etmek, yemeğini yemek caiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Fatih Sultan Mehmed’in deniz mahsullerini yediği rivayeti doğru mudur?

Cevap: Kati bilinemez. Saraya alınan her mal, padişah için değildir. Öyle olsa bile, sıhhat gibi bir zarurete mebni olabilir. Zira deniz haşaratının yenilmesi, Hanefî mezhebine göre caiz değildir.

 

Sual: Sol el ile yemek yemek caiz midir?

Cevap: Sağ eliyle yiyebildiği halde ve başka bir zaruret yoksa, mekruhtur. İyi işleri sağ eliyle yapmak sünnettir.

 

Sual: Sünnîlerin, Alevilerin yaptığı yemeği yiyemeyeceği doğru mudur?

Cevap: Müslümanın kestiği et yenir. Her din mensubunun etli olmayan yemeyi yenir. Müşriklerin etli yemeklerini de eğer eti kendisinin kestiği bilinmiyorsa ve orada Müslüman veya ehli kitab kesenler de varsa, yiyebilir.

 

Sual: Yemeğin ortasında besmele çekmeyi unuttuğumuzu hatırlarsak, “bismillahi evvelehu ve ahirehu” mu yoksa “bismillahi evveluhu ve ahiruhu” mu diyeceğiz?

Cevap: Birincisi efdaldir. Veya “min evvelihi ilâ âhirihi” veya “evvelen ve âhiren” denir.

 

Sual: Suşi ve pişmemiş balık yemek caiz midir?

Cevap: Sıhhate zarar vermeyecek kadar çiğ et ve balık yemek caizdir. Sıhhate zararlı ise, bu cihetten mahzurludur.

 

Sual: Mürted, kitapsız kâfir veya mezhepsizin hediye ettiği şeyler yiyip içilebilir mi, kullanılabilir mi?

Cevap: Caizdir; ama tayyip, hoş, bereketli değildir.

 

Sual: Yemeğin ortasında besmele çekmeyi unuttuğumuzu hatırlarsak, “bismillahi evvelehu ve ahirehu” mu yoksa “bismillahi evveluhu ve ahiruhu” mu diyeceğiz?

Cevap: Birincisi efdaldir. Veya “min evvelihi ilâ âhirihi” veya “evvelen ve âhiren” denir.

 

Sual: Sünnete muvafık olarak günde iki öğün yemek yiyorum. Arada meyve gibi bazı şeyler yemek bu ittibayı bozar mı?

Cevap: Günde iki öğün yemek tavsiye edilmiştir. Ancak bunlar, âdete tâbi şeylerdir. İhtiyaçlar nazara alınarak herkese münasip bir yol takip edilir.

 

Sual: Mekteb yemekhanesinde, isteyenler ay başında parayı verip, ay boyunca bütün günlerde öğlen arası yemek yiyebiliyorlar. Bir arkadaşımın gelmediği bir günde, onun da rızası varsa, onun yerine başkasının yemesi caiz olur mu?

Cevap: Evet. İkram etmiş sayılır.

 

Sual: Cenaze evinde misafirlere verilen yemek caiz midir? Cenaze sahipleri bir de gelen misafirleri ağırlama onları yemeklemek mecburiyetinde midir?

Cevap: Cenaze evinden 3 gün boyunca başkalarına yemek verilmesi mekruhtur. Üç gün boyunca cenaze evine yemek götürmek sünnettir. Ancak dışarıdan gelen misafirlere cenaze evinde yemek ikram edilmesi caizdir.

 

Sual: Velime ne demektir?

Cevap: Velime, hususî günler şerefine verilmesi âdet ve müstehab olan yemek ziyafetine denir. Evlenme, sünnet, ev alma, yolcusu seyahatten dönme, hastalıktan kurtulma gibi sevinçli hâdiseler şerefine velime vermek müstehabdır. Bilhassa evlenme düğününde, velime verilmesi, taraf-ı peygamberîden tavsiye olunmuş; bir koyun buduyla da olsa velime vermeyi ihmal etmeyiniz buyurmuştur. Velime de bulunmak da sevablı bir iştir. Hadis-i şerifte, “Velime yemeğinde, Cennet lokmalarından vardır” buyurulmuştur.

 

Sual: Bir Hanefî, Şâfiî’nin ictihadına uymak maksadıyla midye yerse caiz midir?

Cevap: Zaruret olmadan yiyemez. Kolaylık için yerse telfik yapmış olur. Dinin kolaylıklarını toplamak caiz değildir. Midye yemek Hanefî’de günahtır. Dinini kayıran Şâfiîler bile Hanefîde günah olduğu için deniz mahsulleri yemezler.

 

Sual: Aldığımız turşunun içindekiler kısmında, suyunda alkol sirkesi (vinaigre d’alcool)  vardır yazıyor. Bu beyaz sirke diye de geçiyor. Bunu yemekte bir mahzur var mıdır?

Cevap: Şaraptan yapılan sirke makbuldür. Kimyevî değişiklik vardır. Caizdir.

 

Sual: Virüsleri öldüren bir antibiyotik olarak gümüş suyu (içinde gümüş bekletilmiş su) içilebilir mi?

Cevap: Dinen mahzuru yoktur.

 

Sual: Kombu çayı içmek caiz midir?

Cevap: Hayır, alkollüdür. Bira gibi haramdır.

 

Sual: Marifetname’de günlük 200-400 gram arası gıda tüketmelidir, su da buna dahildir yazıyor. Nasıl anlamalıdır?

Cevap: Bunlar dinî şeyler değildir; şahsa ve zamana göre değişen tercihlerdir.

 

Sual: Ailecek yemek yerken farklı tabaklardan mı yoksa müşterek bir tabaktan mı yemelidir?

Cevap: Ortadan yemek müstehabdır. Ayrı tabaklarda yemek de mekruh değildir. Bunlar âdete bağlı şeylerdir.

 

Sual: İçinde etil ispirto olan çikolata yemek caiz midir?

Cevap: İspirto etil alkoldür. İçmek caiz olmadığı gibi, içine konulan yiyecekleri, şekerleri, çikolataları yemek de caiz değildir

 

Sual: Çikolata ve şekerleme maddelerin imalinde dış sathın parlak olması için kullanılan şellak maddesi helal midir?

Cevap: Bal veya ipek gibi bir böceğin ifrazatından elde ediliyor; caizdir.

 

Sual: Yemekten önce ve sonra ıslak mendille elleri silmekle yıkama sünneti yerine getirilmiş olur mu?

Cevap: Yıkama imkânı yoksa evet.

 

Sual: İhyâu Ulûmi’d-Din kitabında bir öğünden fazla yemek yiyenin müsrif olduğu söyleniyor. Bunun ölçüsü nedir?

Cevap: Gündüz iki öğün veya acıkmadan ikinci öğün kast ediliyor. Yoksa günde iki öğün yemek caizdir ve fıkıhta akidedir. Hatta fıtra ve kefaretler buna göre hesap edilir.

 

Sual: Marketlerde satılan kefirin muhtevasında alkol yazmıyor. Şu halde içilmesi caiz olur mu?

Cevap: İçilemez. Kefir, alkollü bir içkinin adıdır.

 

Sual: Kadının namahrem erkekten arta kalan yiyecek ve içecekleri tüketmesi caiz midir?

Cevap: Onun içtiği bardaktan hemen içerse, tükürüğüne temas ederek şehvetlenebileceği için mahzurludur.

 

Sual: Misafirlikte ikram edileni doymuş olsak dahi yemek caiz midir?

Cevap: Doyduktan sonra yemek günahtır. Kalan yemek işe yarar. Yememelidir. Tabağa baştan az yemek almalıdır.

 

Sual: Kırmızı şarap sirkesi caiz midir?

Cevap: Caizdir. Hatta efdaldir. Hadis-i şerifte, “Sirkenin hayırlısı, şaraptan yapılandır” buyuruldu.

 

Sual: Mentol haram mıdır?

Cevap: Hayır. Sonunda -ol olan her şey alkol grubundandır; ama haram olan alkol değildir.

 

Sual: Şarabı tuz katılınca içilmesi helal olur mu?

Cevap: Şaraba veya her hangi bir alkollü içkiye tuz katılmakla hiçbir şey olmaz, haram olmaktan da çıkmaz. Mesele bazı fıkıh kitaplarında, yanında şarap bulunan bir müslüman, tuz kattım, sirke yapacağım dese de, bu sözüne itibar olunmaz ibaresinden çıkar. Sirke için tuz ile beraber, bazı laktik mikroorganizmaların da katılması icap eder. hatta sirke için tuza lüzum bile olmadığını kimyagerler söylemektedir.

 

Sual: Bazı gıdalara konan glikol haram mıdır?

Cevap: Kimyagerlerin mütalaasına göre, glikol etilen, glikol alkoller grubuna dâhildir. Kimyevi yapısı, haram olan etil alkolden farklıdır.

 

Sual: Üzüm şırası yapıp konservelere koyuyoruz ve bir sene boyunca onları içiyoruz. Acaba mesela 6 ay sonra içtiğimiz bu üzüm suları caiz midir?

Cevap: Köpürmemiş ve tadı keskinleşmemişse mesele yoktur.

 

Sual: Bir hadiste mealen, Peygamberimiz suya hurmayı ya da üzümü koyar; ondan 3 gün içer; 3 günden sonra onu dökerdi diyor. (Müslim, Eşribe,79-82) Biz hurmayı suya koyup onu blenderden geçirip süzüyoruz. Herhangi bir kaynatma muamelesi yapmadan iki ay kadar tatlılarda şeker yerine kullanıyoruz. Bu yaptığımız mahzurlu mudur?

Cevap: Hayır, köpüklenip tadı keskinleşmedikçe mahzuru yoktur. Alkol teşekkül etme tehlikesine binaen böyle yapılmıştır. Hicaz, sıcak bir memlekettir.

 

Sual: Balığın içi temizlenmeden pişirilmesi veya salamura yapılması halinde bunu yemek caiz midir?

Cevap: Balığın içini temizlemek icap eder; içi yenmez. Ama necis olmadığı gibi, balığı da necis yapmaz. İçi ile salamura edilmiş veya pişirilmiş olan balığın içi temizlenir; kalanı yenir.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler