Başkasının malını ondan izinsiz zorla almaya gasb denir. Alan kimseye gâsıb, alınan şeye de magsûb denir. Gasb, haksız kazanç yollarından biridir ve dînen haramdır (günahtır).

İslâm hukûkunda bildirildiğine göre, başkasının malına, mülküne bile bile tecâvüz eden kimse zulmetmiş sayılır. Gâsıb, cemiyette başkasının mal hürriyetine zarar vermesi sebebiyle cezâ olarak hâkim tarafından ta’zir edilir. Bunun derecesi ve miktârı hâkimin takdîrine bağlıdır.

Gasb olarak alınmış bir şey, mevcut ise geri vermek, aynını vermek imkânı yoksa bedelini sâhibine ödemek lâzımdır. Bir kimse açlıktan ölmek derecesine gelmişse, sonradan bedelini ödemek kaydıyla başkasının malını izni olmaksızın yemesi câiz görülmüştür.

Gasb etmekle mülkiyet hakkı, yâni o mala sâhib olma hakkı meydana gelmez. Bir malı zorla alandan gasb eden kimse de, günâh ve suç bakımından gâsıb hükmünde kabul edilmiştir.

Gasb ile ilgili âyet-i kerîmede meâlen şöyle buyrulmuştur:

Ey îmân edenler! Mallarınızı, aranızda (gasb gibi) bâtıl sebeplerle yemeyin. Ancak birbirinizden hoşnûd olarak ticâret yolu ile almak başka. (Nisâ sûresi: 29)

Peygamber efendimiz de hadîs-i şerîfte, şöyle buyurmuştur:

Müslümanların malı ancak kendi gönül hoşnûdluğu ile helâl olur, başka türlü helâl olmaz.

Müslümana sövmek fısktır (günahtır). Onu öldürmeyi câiz görmek küfürdür. Malının hürmeti de canının hürmeti gibidir. Müslümanın malı tıpkı kanı gibi haramdır.

Hadîka kitabında el âfetlerinde diyor ki, (Başkasının malını ondan izinsiz, zorla almağa, (Gasb etmek) denir. Gasb, harâm olduğu gibi, gasb edilen malı kullanmak da harâmdır. Başkasının malını izinsiz alıp, kullanıp, sonra geri vermek, malda ayb ve kusûr hâsıl olmasa bile, harâm olur. Kendisine vedî’a olarak emânet bırakılan veyâ gasb etdiği malı, parayı ticâretde veyâ başka yerde kullanıp da, bundan kazanc sağlamak câiz değildir. Kazandığı şey harâm olur. Bunu fakîre sadaka vermesi lâzım olur. Birinin malını, parasını şaka olarak da alıp saklamak harâmdır. Çünki, böylece, başkasını üzmüş oluyor. Başkasına eziyet vermek harâmdır).

Fetâvâ-yı Feyziyye’de diyor ki, bir baba, küçük çocuklarının paralarını, ihtiyâcı yok iken, kendisi için kullansa, çocuklar bâlig olunca, bunu tazmîn etmesini istiyebilirler. Baba muhtâc olsaydı, kullanması câiz olurdu.

— Mülk sâhibi olmak üç yol iledir: Mal birinin mülkü iken, bey’ ve hibe [ve sadaka ve ödünc vermek] gibi bir akid, yanî sözleşme ile alanın mülkü olur. Mîrâs ile akd olmaksızın mülke girer. Sâhibi olmıyan, herkese mubâh olan birşey, ele geçirmekle mülk olur.

— Mubâh olan otları, ağaçları, suları herkes kullanabilir. Kimse yasak edemez. Başkasına zarar verirse, yasak olunur.

— Av, tutanındır. Bir kimse, bir avı vurup düşürdükten sonra, av kalkıp kaçarken, başkası yakalarsa, av yakalıyanın olur.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler