Kitapların Şerhi

Ma’lûm olduğu üzere herbir müellif, yazdığı kitâbını açıklamaya ihtiyâç bırakmadan, manâlarının ve meselelerinin anlaşılması maksadıyla te’lîf etmiş olacağı tabi’î ve ma’lûm ise de, aşağıda açıklanacak olan üç sebepten dolayı, kitâplara şerh yazılmağa lüzûm ve ihtiyâç olduğu görülmüştür. Birincisi, müellifin ilimde sâhip olduğu mertebeye göre, te’lîf ettiği kitâp, latîf ve kısa ibârelerle arzû edilen manâlara tamâmen…

İslam Müelliflerinin Kısımları ve Halleri

İlim ve kemâl sâhiplerinin ma’lûmu olduğu üzere, mu’teber eserlerin erbâbından olan müellifler iki kısımdır: Birinci kısım, ilimde tam bir melekeye, kâfi dirâyete, sağlam tecrubelere, doğru ve isâbetli görüşe ve keskin bir anlayışa sâhip olan müelliflerdir. Böyle müelliflerin tasnîf ettikleri eserleri, basîret, keskin fikir ve isâbetli görüşlerin mahsûlü olması sebebiyle, i’tibâr ve şöhret kazanmıştır. Bu kısım…

Hurufilik Nedir?

Sual: Hurufilik Nedir? Hacı  Bektaş-ı Veli ve bektaşiler, hurufi midir? Cevap: Bektaşi deyince 2 türlü insan anlaşılır: Birincisi, hakiki doğru Bektaşi olup hacı Bektaş-ı Velî hazretlerinin gösterdiği hak yolunda giden temiz müslümanlardır. Bektaşilerin ikincisi, sahte, yalancı Bektaşilerdir. Bunlar, bozuk yolda olan hurufilerdir. Sahte bektaşiler, müslümanlar arasında rahat yaşamak ve inançlarını saklayarak, gençleri aldatabilmek için, bu…

Cenazeyi Defnederken Nelere Dikkat Edilir?

Sual: Cenazeyi defnederken nelere dikkat etmemiz gerekir? Cevap: Meyyiti büyük mezarlıkta gömmek lazım ve sünnet ve çok faydalıdır. Sâlihlere ve Evliyâya “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” yakın defin etmelidir. Fasıkların, facirlerin ve hele kâfir ve mürtedlerin kabirlerinden uzak olmalıdır. Rutubetli yerlerde defin etmek iyi değildir. Mümkün olduğu kadar kuru yerlere defin etmelidir. Nemli yerde defin, çabuk…

İslami İlimler

Şehirlerde ve beldelerde tedâvülde olan ilimler iki kısımdır: Birinci kısım, tabi’î ilimlerdir. İkinci kısım, naklî ilimlerdir. Tabi’î olan ilimler, insanın fikir ve nazar [düşünme, inceleme] kuvveti ile hâsıl olur. Bu ilimlere, ulûm-i hikemiyye denir. Naklî olan ilimler, şer-i şerîfin vad’ından alınmış olan ilimlerdir. Bu ilimlere ulûm-i vad’ıyye-i nakliyye denir. Bu ilimlerin hepsi şerî’atin vad’ına, bildirmesine…

İlim Melekesi

Ma’lûm olduğu üzere, ilimde derinleşmek, ilmî kâideleri öğrenip, iyice kavramakla ve ilmî meselelere vâkıf olmak ve kaynaklardan meselesinin hükümlerini istinbât ve istihrâç [çıkarmak] husûsunda kuvvetli bir melekenin hâsıl olması ile mümkün olur. Meleke denilen şey, fehmin gayridir [anlamak ve bilmekden başka bir şeydir]. Melekelerin hepsi, cisme bağlı şeylerdir. Cismânî şeylerin hepsi duyu organlarıyla hissedilir. Bu…

İlim Tahsilinin Manileri (Engelleri)

Her hayırlı iş için bir mâni olduğu hâlde, ilim öğrenmek için, bir çok mâniler, engeller olduğu âşikârdır. İlim tahsîline mâni olan şeyler, ileride öğrenirim demek ve zekâya güvenmek, bir ilmi öğrenmeden diğer ilme geçmek, bir kitâbı bitirmeden başka bir kitâbı öğrenmeye ve mütalaaya başlamak veyâ şiddetli zarûret ve ihtiyâç içinde olmak [hastalık ve fakîrlik gibi],…

İlim Tahsilinin Şartları

1– İlim tahsîlinin şartlarının çoğunun, meşhûr filozof “Sokrat”dan nakil ve rivâyet edilen bir sözde toplandığı, bazı âlimler tarafından beyân edilmiştir. Sokrat’ın bu sözü şu manâdadır: “İlim öğrenmek isteyen kimsenin, genç, kalbi düşüncelerden uzak, ilmi seven, doğruluktan ayrılmayan, insâflı, dînine bağlı, emîn, dînin emirlerini terk etmeyen, harâmlardan sakınan, zamânın örf ve âdetine vâkıf olan ve bunlara…

İlim Öğrenmenin Edebi

İnsanın mâhiyyetinde, yaratılışında bulunan meziyyet ve fazîlet, ilim ve ma’rifet ile meydâna çıkar. Allahü teâlânın, insanın mâhiyyetine emânet ettiği fazîletin ortaya çıkmasına vesîle olan ilmin, edeplerini kazanmaktan yüz çevirmek gibi, çirkin bir şey yoktur. Bu sebepten dolayı, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”, insanları ilim öğrenmeye teşvîk buyurmuşlardır. İnsan, ilim öğrenmeye kâbiliyyetlidir. Çünki insan, fikir…

İlim Neşrinin Şartları

Ma’lûm olduğu üzere, ilmi yaymak, en fazîletli ve en üstün ibâdet. İlmi yayan zâtın müşfik [şefkatli], nasihât edici olması, talebeleri kötü ahlâktan koruması ve lâyık olduğundan dahâ fazla bir şerefe âit olmak şevk ve arzûsundan, gücünün üstünde bir çalışmaktan sakındırması, ilim öğrenmekle [hizmet etmek maksadı ile] başa geçmeyi ve övünmeyi düşünen talebeleri böyle düşüncelerden men…