Hurma Kütüğünün İnlemesi

Peygamber efendimiz, Cumâ günleri mesciddeki Hannâne isminde bir hurma kütüğüne dayanarak, hutbe îrâd ederlerdi. Sonradan üç basamaklı bir minber yaptırdılar. Resûlullah efendimiz ve Eshâb-ı kirâm bir Cumâ günü Mescid-i Nebî’de toplanmışlardı. Efendimiz, hutbe için yeni minbere çıktıklarında, eskiden dayandığı kuru hurma kütüğü, herkesin duyacağı kadar, hâmile deve ağlayışını andıran bir sesle ağlamaya ve inlemeye başladı.…

Ezân-ı Muhammedî

Mescid-i Nebî inşâ edildikten sonra, namaz vakitlerinde, vaktin girdiğini belirtecek ve müslümanları câmiye dâvet edecek bir usûl yoktu. Sâdece; “Essalâtü Câmi’a” denilirdi. Resûlullah efendimiz, bir gün Eshâbıyla istişare ederek, namaz vakitlerinde, mü’minlerin câmiye nasıl dâvet edilmesi gerektiğini sordular. Kimisi, namaz vakitlerini bildirmek için, Nasârâ gibi, nâkûs yâni çan çalalım; kimisi, Yahudiler gibi boru çalınsın dediler.…

Hazreti Âişe ile Evlenmesi

Server-i âlem sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz ile Hazreti Ebû Bekr, hicret ettiklerinde çocuklarını Mekke’de bırakmışlardı. Hazreti Hadîce vâlidemizin vefâtından bir sene sonra Hazreti Âişe ile Mekke’de nişanlanmışlardı. İmâm-ı Buhârî’nin rivâyet ettiği hadîs-i şerîfde, Hazreti Âişe buyurdu ki; Resûlullah efendimiz bana; “Ey Âişe! Sen, bana iki kere rüyamda gösterilmiştin. Galiba ben, yeşil ipekli bir kumaş…

Eshâb-ı Kirâmın Eğitimi

Fahr-i kâinat sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz, Eshâb-ı kirâmını yetiştirmek, olgunlaştırmak için, Mescid-i Nebî’de eşi benzeri bulunmayan sohbetler eder, Allahü teâlânın kendisine ihsan ettiği feyz ve bereketleri, onların kalblerine akıtırdı. Peygamber efendimizin sohbetine katılmak şerefine nail olanlar, daha ilk sohbette kalblerinde büyük bir değişiklik hisseder ve pek yüksek ilâhî mârifetlere kavuşurlardı. Bu sohbetlerin bereketiyle Eshâb-ı…

Eshâb-ı Suffe

Peygamber efendimiz, Mescid-i Nebî’nin kuzey duvarına hurma dallarıyla bir gölgelik yaptırdı. Burada Mekke’den hicret eden, malı-mülkü bulunmayan bekâr sahâbîlerin yatıp kalkmalarını emir buyurdu. Sayıları on ile dört yüz arasında değişen bu sahâbîler, Resûlullah efendimizin yanlarından hiç ayrılmaz ve sohbetlerinden hiç geri kalmazdı. Gece-gündüz Kur’ân-ı kerîm okurlar, ilim öğrenirler, hadîs-i şerîfleri hıfz ederlerdi. Günlerinin çoğunu oruç…

Cibrîl Hadîsi

Resûlullah efendimiz, Eshâbına, dînimizin emir ve yasaklarını inceden inceye anlatıyor, öğretiyorlardı, îmânın, İslâm’ın şartları, namaz, oruç, hac, zekâta âit bütün hükümler; âyet-i kerîmelerin tefsîrleri; haram ve helâl olan yiyecekler, giyecekler; yemin, adak, keffâretler, alış-veriş bilgileri; yeme-içme, giyinme, görüşme-konuşma, selâmlaşma âdâbı, komşuluk, akrabâlık ve dostluk münâsebetleri; evlenme, nafaka, verâset ve mîras hükümleri; dâvalar, cezalar, anlaşma ve…

Selmân-ı Fârisî’nin Müslüman Olması  

Gün geçtikçe İslâm’ın nûru yayılmaya, Resûlullah efendimizin mübârek ismi işitilince kalblerde yer tutmaya başladı. O’nun gelmesini hasretle bekleyen ilim ehli kimseler, arayış içinde ve heyecanla Medîne’ye koşarak, îmân etmekle şerefleniyorlardı. Bunlardan birisi de Selmân-ı Fârisî hazretleri idi. O, müslüman olmasını şöyle anlatmıştır: “Ben Fâris’in (İran), İsfehan şehrinin Cey köyündenim. Babam köyün en zengini olup, arazimiz…

Peygamberimizin Kurân-ı Kerim Okuyuşu

Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem Kur’ân-ı kerîmi öyle güzel, öyle tatlı ve te’sirli okurdu ki, O’nu dinleyen gayr-i müslimler de hayran kalırlardı. O’nu dinleyerek müslüman olanların sayısı çoktu. Hazreti Berâ bin Âzib anlattı ki: “Bir yatsı namazından sonra Resûlullah efendimizi, Tîn sûresini okurken dinlemiştim, öyle güzel okuyordu ki, sesi ve okuyuşu O’ndan daha mükemmel…

Ey Habîbîm! Mahzûn olma!..

Resûlullah efendimizin hicretinden önce, Medîne’de bulunan Hazrec kabîlesinin reisi Abdullah bin Übey, Medîne’ye hükümdar seçilecekti. Akabe bî’atları, daha sonra da hicret hâdisesiyle Evs ve Hazrec kabîlelerinin çoğu müslüman olunca, Abdullah bin Übey’in hükümdarlığı gerçekleşmedi. Bu sebeple Abdullah bin Übey, başta Peygamber efendimize ve Muhâcir olan Eshâb-ı kirâma, sonra Medîneli sahâbeye diş biliyor, fakat düşmanlığını açıkça…

İlk Yazılı Antlaşma

Hicretin 1. senesinde vukû bulan diğer bâzı olaylar Hicretin 1. senesinde, Ensâr’dan Es’ad bin Zürâre, Berâ bin Ma’rûr, Külsüm bin Hidm, Muhâcirlerden Osman bin Maz’ûn vefât etti. Kâfirlerle savaşa izin verildi. Ayrıca, Medîne’nin hava ve suyunun te’sirine dayanamayan Hazreti Ebû Bekr ile Bilâl-i Habeşî radıyallahü anh sıtma hastalığına tutuldular. Bunun üzerine Resûlullah sallallahü aleyhi ve…