147. Mektup

Büyük İslam alimi, II. bin senenin müceddidi İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârukî’nin oğlu Muhammed Mâ’sûm “rahime-hullahü teâlâ”, 3 cilt olan, fârisî (Mektûbât) kitabının I. cildinin 147. mektubunu, Hindistan valilerinden Mîr Muhammed Hafi’ye yazmıştır. Bu mektubunda buyuruyor ki: Allahü teâlâ, bizi ve sizi, Peygamberlerin üstünü olan, âlemlerin Rabbinin sevgilisi Muhammed aleyhisselâmın yolundan saptırmasın! Merhametli kardeşim! İnsanın ömrü…

230. Mektup

Bu mektubu, babasının üstadı Muhammed Bâkî Billah’ın “kuddise sirruh” oğlu Hâce Muhammed Ubeydullah’ın mektubuna cevap olarak yazmış olup vücud-i ilâhînin, zât ile aynı olup olmadığı ve fen taklitçilerinin, tabiatte var olan yok olmaz ve yok olan, var olmaz sözlerinin yanlış olduğu ve namazın kemâlatı bildirilmektedir: Âlemlerin Rabbi, yaratanı ve yetiştireni olan Allahü teâlâya hamd ederim.…

29. Mektup

Bu mektup Muhammed Mâ’sûm “kuddise sirruh” tarafından, mirza Ubeydullah beğe yazılmıştır. Nasihatin lazım olduğunu, cihatın kıymetini bildirmektedir: Bâzıları zanneder ki tasavvuf, kendi haline bakıp, başkasına karışmamak, kimseye ilişmemektir. Bu, doğru değildir ve dinde yara açmaya sebep olur. Böyle söyleyen, acaba tasavvuf adamı ve tasavvufçu sözü deyince, kimleri hatırlıyor? Eğer, Ebû Bekr-i Sıddîka “radıyallâhu anh” bağlanan…

14. Mektup

Bu mektup kayyum-i rabbani, Muhammed Ma’sum Farukî’nin Mektubat’ının 1.cilt, 14. mektubudur. Allahü teâlânın emirlerine yapışmayı, namazın ehemmiyetini bildirmektedir: Bu bir köşede unutulmuşu hatırlıyarak, kardeşim Mevlânâ Muhammed Hanif Kabili ile gönderdiğiniz mektup geldi. Okuyunca, çok sevindirdi. Ortağı, benzeri olmayan Cenâb-ı Hakka bağlılığınızı ve Onun muhabbetinin ateşi ile yandığınızı anlayınca, sevincimiz katkat arttı. Bu ahir zaman fitne…

182. Mektup (Tevekkül Hakkında)

Hindistan’daki İslam âlimlerinin büyüklerinden Muhammed Mâ’sûm Serhendî “rahmetullâhi aleyh”, (Mektûbât) kitabının 1. cildin, 182. mektubunda buyuruyor ki: Sebeplere yapışmak lâzımdır. Bu ise, tevekküle muhalif değildir. Sebeplerin tesir etmesinin Allahü teâlâdan olduğunu bilen ve tesiri Allahü teâlâdan bekleyen ve tesiri tecrübe edilmiş faydalı sebepleri kullanan kimse, Allahü teâlâya tevekkül etmiş, yalnız Ona güvenmiş olur. Tesir etmeyen,…

65. Mektup (Gençliğin Kıymetine Dair)

Yavrum! Gençlik, ömrün en kıymetli zamanıdır. İnsanın sıhhatli, kuvvetli olduğu zamandır. Bu zaman, her gün geçiyor, azalıyor. Erzel-i ömür olan ihtiyarlık yaklaşıyor. Yazıklar olsun ki en şerefli, en lüzumlu iş olan, mârifetullahı kazanmayı, hayal olan erzel-i ömre bırakıyorsun. En şerefli olan zamanlarını, en zararlı, en kötü şey olan, nefsin arzularına kavuşmak için sarf ediyorsun. Peygamberimiz…

10. Mektup (Muhammed Aleyhisselâma Tâbi Olmak)

En büyük saadet, iki cihanın en üstün insanı olan Muhammed aleyhisselâma tâbi olmaktır. Cehennem azabından kurtulmak için, Allahü teâlânın seçtiği, sevdiği insanların reisine uymak lazımdır. Cennet nimetlerine kavuşmak, Ona tâbi olanlara mahsustur. Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için, Ona tâbi olmak şarttır. Ona uymayanların [mesela, namaz kılmayanların ve avret mahalli açık olarak başkalarının yanına çıkanların] tövbeleri,…

10. Mektup (Peygambere Tabi olmak)

En büyük saadet, iki cihanın en üstün insanı olan Muhammed aleyhisselâma tabi olmaktır. Cehennem azabından kurtulmak için, Allahü teâlânın seçtiği, sevdiği insanların reisine uymak lazımdır. Cennet nimetlerine kavuşmak, Ona tabi olanlara mahsustur. Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için, Ona tabi olmak şarttır. Ona uymayanların [mesela, namaz kılmayanların ve avret mahalli açık olarak başkalarının yanına çıkanların] tevbeleri,…

230. Mektup (Tasavvuf Yolu Hakkında)

(Tasavvuf), seyr ve sülûk demektir. Seyr ve sülûktan ve riyâzet çekmekten ve mücâhede yapmaktan maksat, mahluklara olan meyli, muhabbeti yok etmektir ve kulluk yapmayı öğrenmektir ve insanın, âciz ve muhtaç olduğunu anlamasıdır. Ademden geldiğini ve ademe gideceğini idrâk etmesidir. Yoksa, insanın kulluktan kurtulması, mâbud olması ve mâbudun kemâlâtına ortak olması değildir. Muhammed Behâüddîn Buhârî hazretleri,…

202. Mektup (Bazı Nasihatler)

Bu kısa ömrü çok kıymetli şeylerde kullanınız! Geceleri ibâdet yapmayı ve seher vakitlerinde ağlamayı elden kaçırmayınız! Karanlık geceleri, Kurân-ı Kerîm okumakla, duâ ve istiğfar ve Onun ismini söylemekle nurlandırınız! Ticarette sıdk ve emânet üzere olunuz! Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, sâdık [doğru] olan tüccarı sever) buyuruldu. Fâsid ve fâizli satışlardan sakınınız! Bu zamanda bunlardan sakınan acaba…